İYİ OKUMALAR! AÇIKLAMAYI YİNE OKURSANIZ SEVİNİRİM.
Elimizdeki dosyaları kulübelerimize geri bırakıp yeniden toplandık. Beren ve Can sürekli somurtuyordu. Yine kavga etmişlerdi anlaşılan, bıktım. Deniz onların aksine bana bakıp bakıp gülüyordu. Aslı ve Toprak da bizimleydi ki bundan mutluluk duyuyordum. Aslı çok şirindi, Toprak ise komik. Aslı'nın kaçamak bakışlarını fark ediyordum ama Toprak onu hiç görmüyordu, sürekli yeni espriler bulmakla meşguldü.
Böyle arkadaşlara sahip olduğum için içimi bir mutluluk hissi kapladı.
---
''HERKES TOPLANSIN!''
Tüm okulca meydanda toplanmış bizi bir arada tutmaya çalışan öğretmenlerin bağırışlarını dinliyorduk. Ah, şu bayrak şeysi...
Öğrenciler sonunda sohbeti kestiğinde hoca yüksek sesle açıklama yapamya başladı.
''Çocuklar! Oyundan kısaca bahsediyorum, iyi dinleyin. İki takım var: kırmızı ve mavi. Her takım oyun alanı içinde kendi bayrağını saklayacak, ki bu renkleri yüzünden biraz zor olacaktır, başına da isterseniz korumamı dikersiniz ne yaparsınız bilmem. Her takım karşının bayrağını kaçırıp tam da buraya, benim durduğum yere ulaştırmak zorundadır. Buraya kadar anlaşılmayan bir şey?'' Çıt yok. ''Pekala. Eğer biriniz bile sakatlanırsa koca bir okul dönemi boyunca her gün çıkışta idman yaptırırım.'' Ürkütücü bir tehdit, kabul etmeliyim. ''Şimdi takımlara ayrılıyorsunuz, her takım on kişi. Bu oyun birkaç defa oynanacağından herkes kaçamaksız oynayacak, anlaşıldı mı?'' Birkaç mırıltı yükseldi. ''Şimdi ilk turun oyuncularını okuyorum, ismi okunan yanıma.'' Heyecanlı bekleyişimin sebebi ismimin okunmamasını istememdendi. Gözlerimi kapatıp bekledim.
''Arda Şencan.'' Bu çocuğu tanımıyordum ama güçlü yapısı bana zorluk çıkartacak gibi duruyordu, eğer aynı takımda olmazsak. Neyseki ben değildim.
''Asena Güven.'' Ah! Cidden mi? Büyük konuşmamak gerekiyordu. Birkaç adımda hocanın yanına varıp beklemeye başladım.
''Deniz Demirci.'' İşte bu! Neyseki tanıdık birisi vardı. Umuyordum ki aynı takımda olalım.
''Aslı Güngören.'' Ürkek ceylan başı önünde yanıma geldi ve hafifçe gülümsedi. Bu oyunda başarılı olacağını hiç sanmıyordum.
''Hakan Özgür.'' Bu çucuk da dahil buradan sonra okunan hiçbir ismi tanımıyordum. Sonunda yirmi kişi de tamamlandığında gruplar oluşmaya başlamıştı.
Hocalar ilk iki isim başkan olsun diyince öyle bi sevindim ki (!) anlatamam. Arda ile ayrı takımlardaydık ve bizi zorlayacaktı belli ki. Ama en azından Deniz'i takımıma alabilirdim, bu bir artıydı.
''Bayanlar önden.'' dedi Arda centilmenlik yaparak. Bu kibarlığı oyun alanında göstermeyeceğine adım gibi emindim.
''Deniz Demirci.'' dedim hiç tereddüt etmeden. Deniz'in gülümsemesi suratına yayılmıştı fakat arkalarda birisinin başını öne eğip dudak büzdüğünü gördüm, Aslı. Eğer karşı takıma onu verirsem büyük ihtimalle onu yerlerdi. İkinci olarak onu alacaktım.
''Hakan Özgür.'' dedi Arda. Hakan yanına varınca erkekçe tokalaştılar. Sıra bana gelince yine tereddüt etmemiştim.
''Aslı Güngören.'' Aslı'nın suratında oluşan gülümseme paha biçilmezdi. Bir ceylan misali sekerek yanıma geldi ve yandan elimi kısaca sıkıp kendince teşekkür etti. Gülümseyip sıramı savdım.
''Dilara Aytaç.'' Yine tanımadığım birisi daha. Yapılı ve özgüven dolu bir kızdı, yürüyüşünden bile bunu anlayabiliyordunuz. Arda'nın yanına gelince göz kırptı, biraz da çapkındı belli ki.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
CADI
Fantasy-Tamamlanmış Hikaye- Bu kitabı 15 yaşındayken yazdığımı göz önünde bulundurarak okursanız çok sevinirim. İyi okumalar :) ***HeyGirl Kasım 2015 sayısında biz de varız!*** 7 Ekim 2014 tarihinde başlanmıştır (Giriş) 24 Haziran 2015 tarihinde sonlandırı...
