KARAKTERLERİNİZ GELDİİİ!! SONA BİR GÖZ ATIN. İYİ OKUMALAR! :) :*
TAK! TAK! TAK!
Telaşla yataktan ayrılıp kapıya koştum. Delik melik olmadığından mecburen kimin geldiğini bilmeyerek kapıyı araladım. Açıkçası Deniz'in geleceğini hiç tahmin etmemiştim.
''Asena...'' Bekledi. Bir şey demedim. Kafasını kaldırıp gözlerime baktı. Nefesimi verdim. Tam ağzını açtığında ben de aynısını yapmıştım ve aynı anda aynı şeyi söyledik.
''Özür dilerim.''
''Hayır tamamen benim hatam.'' dedim büyük bir mahcubiyet durarak. Boşu boşuna onu sinirlendirmiştim.
''Saçmalama Asena. Sen sadece şaka yapıyordun, benim sinirlerim bozuktu biraz.'' Nefesini verdi.
''Neyin var?'' dedim şefkatle. Yüzü düşmüştü.
''Toprak. Hala ulaşamadım.''
''Merak etme. Kocaman bir adam o, başına en kötü ne gelebilir ki?'' dedim sesimi incelterek.
''Aslında ona bir şey olmaz. Ama yine de o kuzen, merak ediyor insan. Neyse.'' Kafamı salladım. Aynı şekilde Aslı'nın da kayıp olması işleri daha da karmaşıklaştırıyordu. Ona bir zarar vermiş olamazdı değil mi?
''Aslı'yı merak ediyordum ben de.''
''En son Toprak'laydı. Meraklanma, eğer Toprak iyiyse Aslı da iyidir.'' diyip geniş bir gülücük kondurdu suraatına. Nasıl oluyor da bu kadar güveniyordu Toprak'a. Başına herhangi bir şey gelmiş olabilirdi. Sadece merak ediyordu, endişelenmiyordu. Deniz'i anlamak zordu.
''Aramaya çıkalım mı?''
''Tanrım! Asena! Bana çıkma teklifi mi ediyorsun?''
''Ne münasebet!''
''Tamam, tamam kızma. Hadi gidelim.'' Sonra bir şeyler daha mırıldandı ama anlayamamıştım, kulaklarım zayıflamış olmalıydı. Geceye nasıl olsa açılacaklardı. Hala o konuda tedirgindim. Belki ormanda gezerken etrafı inceleme fırsatı bulurdum. Saklanacak bir delik belki de...
''Hadi o zaman.''
---
Orman uçsuz bucaksız bir deniz gibiydi, ağaçların ardı arkası gelmiyordu. Ve her yer birbirine benziyordu. Neyseki bu konuda bir ustaydım. Gücümü topraktan alırdım ve toprak üzerinde de herhangi bir noktaya ulaşmak benim için çok kolaydı.
''Bak!'' Aslı bağırdı.
''Ne?''
''Orada.'' Parmağını tuttuğu yere çevirdim gözlerimi. Ormanın sonundaki turunculu siyahlı karaltıyı gösteriyordu.
''Ha o mu...'' dedim. Beni hissetmişti. Büyük ihtimalle benim için gelmişti. Bize döndü.
''Niye bize yaklaşıyor?'' Aslı korkuyla bir adım geriledi. Birkaç saniye içinde koşmaya başlayacağını tahmin etmiştim.
''Korkma. Gel de seni elçimle tanıştırayım.'' Elini kavradım ve onu elçime doğru sürükledim. Ağır ve sağlam adımlarla bize yaklaşıyordu. Biraz daha yaklaştığında gözlerimi onun kahve yeşil karışımı gözlerine diktim. Bana benziyordu, benim gözlerim genelde kahverengi olurdu ama arada renginin yeşile döndüğü anlar da yaşanıyordu.
Başını önüne eğip tam karşımda durdu. Yavaşça başını okşadım, hırıldadı.
''E-Elçi mi?'' Aslı kekeliyordu. Elimi tutan parmakları kaskatı kesilmişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
CADI
Fantasy-Tamamlanmış Hikaye- Bu kitabı 15 yaşındayken yazdığımı göz önünde bulundurarak okursanız çok sevinirim. İyi okumalar :) ***HeyGirl Kasım 2015 sayısında biz de varız!*** 7 Ekim 2014 tarihinde başlanmıştır (Giriş) 24 Haziran 2015 tarihinde sonlandırı...
