39 - Dolunay Gecesinde Büyük Bir Aksilik Çıkıyor

12.9K 632 56
                                        

ÖNEMLİ NOT: Bölüm Asena'dan devam ediyor!

İYİ OKUMALAR!

Kendimi yatağa atıp bugünü düşündüm. Genel olarak kötü -hatta berbat- geçmişse de sonu tatlı bitmişti. Tüm masallarda ve hikayelerde de öyle olmaz mıydı zaten? Önce tüm zorluklarla mücadele edilir, hasar alınır ve yürekler sızlatılırdı; sonra ise karakterler sonsuza dek mutlu yaşarlardı.

Bizim hikayemiz de mutlu sonla bitecek miydi?

Birkaç gün sonra...

''Anne! Çıkıyorum!''

''Dur dur şunu da al!'' diye elime bir çakı tutuşturdu. Annemin bunun nereden bulduğunu merak etmeyi bırakıp bununla ne yapacağımı düşünmeye başladım. Annem beni aydınatmak amaçlı konuştu. ''Biraz kan akıtman gerekecek.''

''Ah... Evet.''

''Biliyorsun seninle gelmek isterdim ama bunu kendi başına yapmak zorundasın. Sana güveniyorum bebeğim. Bu gece bu iş bitecek.'' Ellerini kavuşturup heyecanla gülümsedi.

''Seni seviyorum. Sabah görüşürüz. Sakın uykusuz kalayım deme.''

''Hadi hadi çok bilmiş.'' diyerek beni kapıya doğru ittirdi. Suratımı buruşturup ona ayak uydurdum ve dışarı çıktım. Son bir kez arkama bakıp gülümsedim ve koşmaya başladım.

Bu gece dolunay belirecekti. Saat daha altı olmasına rağmen yola koyulmuştum. Dolunay yükseldiğinde orada olmalıydım. Aksi takdirde bu ayı da kaçırabilirdim.

Sırt çantam kaymaya başlayınca yavaşladım ve durdum. Kayışlarını iyice sıkıp çantayı bedenime sabitledikten sonra yeniden koşmaya başladım.

Bu gün güçlerim ve enerjim de üst seviyedeydi. Yaklaşık yirmi beş kilometreyi hiç yorulmadan koşabilirdim. Zamanında da yetişebilirdim.

Bu annemin bildiği kısımdı.

Sokağın başında arabasının içinde beni bekleyen Deniz'e el salladım. Annemin bundan kesinlikle haberi yoktu ve olmayacaktı da. Biraz yardım alarak işleri kolaylaştırmanın hiçkimseye zararı yoktu.

''Hadi hızlı!'' Arabanın yanına yaklaştıka Deniz acele etmem için elini sallıyordu.

''Bas bas bas!'' diyerek arabaya bindim. Deniz gaza yüklendi ve araba öne doğru atıldı. Çantamı çıkarıp kemerimi bağladım. ''Ormana?''

''Hayır. Önce bana.'' Biraz eğilip surat ifadesini çözmeye çalıştım.

''Neden?''

''Hazırlıklar.'' Anlamayarak önüme döndüm. Kısa süren yol boyunca sessiz kalmayı tercih ettim. Deniz de işin ciddiyetini kavramış olmalıydı ki tek bir söz etmemişti.

Anayoldan çıkıp patikaya girdiğimizde kalbimde bir hızlanma baş gösterdi. Zamanın yaklaşıyor olduğu gerçeği beni her saniye daha da geriyordu. Bu gece her şeyi bitirmeyi istiyordum. Bir an önce ayinimi tamamlayacak ve gerçek bir cadı olarak yeni güçlere sahip olacaktım. Karmen cadısının icabından gelebilecek ve kendimi daha iyi savunabilecektim. Tüm bunlarla yaşam şartlarımı daha da kaliteli hale getirmek için uğraşıyordum.

''Hadi Asena.'' diyerek kapımı işaret etti. Ne zaman park ettiğimizi bile bilmiyordum. Kemerimi çözüp kapıyı araladım ve çantamı koluma takıp hızlı adımlarla kulübenin girişine doğru yürüdüm.

Deniz anahtarla kapıyı açınca hemen onun peşinden içeri daldım ve çantamı en yakındaki koltuğun üzerine boşalttım. Deniz içinden çıkan malzemeleri süzdü. Bir el feneri, su, kraker, çakı ve örtü.

CADIBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin