43-

544 38 3
                                        

Keyifli okumalar.

Son 1...


YALIN'DAN
Demet'le olan dünki görüşmemiz biraz tuhaftı. Birkaç gündür üzerinde kara bulutlar geziyor gibiydi. En mutlu anımızda gözleri doluyor, bir şey sorduğumda cevap vermeden önce saniyelerce suratımı izliyordu. İlk tanıştığımızda olan inatçılığından sonra bu duygusallığı zaman zaman hoşuma gitse bile, bu aralar iyi değildi. Bunun farkındaydım.
Bugün onunla gerçekten konuşmam gerekiyordu.
Sorun belki ailesiydi. Kalbinde kocaman bir boşluk bırakan bir aileye sahipti.
Ya da aslında ona bile sahip değildi. Bir ailesi bile yoktu. Ama o kadar güçlü bir kadınki bu boşluğu hiçbir zaman başkasıyla doldurmaya çalışmamıştı. Her zaman kendi kendine yetmiş, her zaman kendi kendini ayağa kaldırmıştı. Ona hayrandım. Ona sahip olduğum için çok şanslıydım.

Yine Casper'ın odasında, kendisini bekliyordum. Her zamanki gibi yine beni konuşmak için çağırmış ama kendisi ortalarda yoktu.
Sırtıma bindirilen bu denli yükten artık çok yorulmuş, bitkin düşmüştüm. Hayatımda Demet olmasa çoktan mental sağlığım intihar etmişti. Fiziksel olarak da yoruluyordum elbet ama, mental olarak bu yer beni artık çökertmişti. Belki de çıktığım tek bir dövüş, tek bir yarış beni bir ay boyunca huzursuz ediyordu.
Çıkmaz hayatımın hatasıydı ama belki de bu lanet yere girmeseydim hayatımın anlamıyla hiçbir zaman tanışamayacaktım. Bütün ilgimin, alakamın sahibi olmuş bütün hayatımı ele geçirmişti. İpleri bu denli bırakmayı hiçbir zaman istememiş, izin de vermemiştim ama bu zeki kadın beni kendine çoktan aşık etmişti.

Casper beni fazla bekletmemeyi seçerek odadan adımını attı. Sırtım kapıya doğru dönük olsa da, koridordan bile marjinal bir hava olsun diye kullandığı bastonunun sesi geliyordu. Casper'ın odasındaki dışarıyı gösteren bir pencere gibi duran ama aslında dövüş pistini gösteren yer bu odadaki benim düşünme yerimdi. Bütün kararlarımı, bütün doğrularımı ya da yanlışlarımı tam olarak burada alırdım. Ayaklarımı bastığım birkaç santimlik yer belki de benim hayatımda atacağım yeni adımlara öncülük etmişti.

"Umarım seni çok bekletmemişimdir Yalın." Dediğinde, masasının büyük patron koltuğuna oturduğunu göremesem bile duydum. Odanın her yeri toz kaynıyordu. Bu odayı sadece piyonlara kötü haber vermek için kullanırdı.

Zaten Çıkmaz'da iyi haber olmazdı.

Söyleyeceklerini merak ederek Casper'a döndüm. Bu sefer beni çağırmasının nedeninin belki bir görev, belki de kurula karşı yaptığım saygısızlıktı.
Ona karşı döndüğümde, koltuğunda oturmuş gururla bana bakıyordu. Ne zaman bir görevi başarıyla sonuçlandırsam hep bu bakış beni karşılardı.

"Konuya gel Casper." Diye konuşmaya başladım masasının karşısında dimdik ayakta dururken. Kurallara göre; daha yeni bir görevi sonuçlandırmış, bir sonraki görevime haftalar vardı. O yüzden buraya beni yeni bir göreve atamak için çağırmamıştı.
Zaten yüzündeki ifade de bunu yeterince belli ediyordu.

Toz kaplı, dağınık ve siyah mobilyalarla dolu odasında gözlerini gezdirdi. Sanki odada bir şey arıyormuş gibi inceliyordu.
Her seferinde konuya başlamadan önce dikkatimi toplamak için yaptığı bir nevi ilgimi çekme çabasıydı.

"Bu oda." Diye konuşmasına başladı.
"Yıllardır bu oda seninle ilgili her görevin başlangıcına, her sonucuna ve her bedeline şahit oldu." Diye de ekledi.
Gözlerimi devirdim. Hâla daha lafı dolandırıyordu.

"Ne kadar da şanslı bir oda dememi falan bekliyorsun sanırım." Diyerek dalga geçtiğimde, sanki komik bir şey söylemişim gibi gülümsedi. Zoraki gülümsemesi bütün suratını kapladığında az önce oturduğu koltuğundan kalktı. Aramızda sadece bir masa varken, şimdi o da dimdik karşımdaydı.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Jun 20, 2022 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

MEZAR YARIŞLARIBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin