19-

3.5K 225 31
                                        

Umarım kitabımı okuyan, kitabım sayesinde motor sevgisi kazanan bütün okuyucularım motor sürmenin o tarifsiz hissine ulaşabilir. 30'la gitseniz bile kendinizi o kadar özgür hissediyorsunuz, o kadar mutlusunuz ki ilk defa rüzgar anlamlı hale geliyor. Ben bu duyguyu tattım ve kendi motorumu almadan bu hissi unutmayacağım.
Motorcuların, kadın motorcuların çoğalması dileğiyle! İyi okumalar...


"Demet özel teklif." Diye bağırdı Kenan kontrol masasından. Coşan etrafla beraber piste baktığımda, motor rakibini ve yarışı başlatacak kişiyi bekliyordu. Başlatan kişi de ben olduğumdan, biraz cilveli hareket etmem gerekiyordu. Ancak şuan bunu hiç istemiyor, her zaman severek yaptığım olayın beni heyecanlandırmayacağına emindim. Bu içimdeki hiç bir erkek yüzünden yaşamadığım his, nedensiz bir şekilde kötü hissetmeme neden oluyordu. Ve bütün moralimi yerle bir ediyordu.

"Başka bir hatun bul. Havamda değilim." Diye cevap verdiğimde, önüme geri döndüm. Klasik otoparkı izliyordum. Motorumun üstünde oturmuş, motorcuların eğlencesini ve heyecanını izliyordum. Klasik her göz göze geldiğim yarışçı selam vermeden geçmiyorken, yeni takılan yüzler bile beni görünce uzun uzun bakmadan duramıyordu. İsmim her yarış yerleşkesindeydi.

"Başlatmak için değil." Diye bağırdı Kenan tekrar arkamdan.
"50.000'lik bir ödül için." Diye de eklediğinde, şimdi ilgimi çekmeye başarmıştı. Gözlerim şaşkınlıktan açıldığında, arkam tarafımda kontrol masasında oturan Kenan'a döndüm. Yüzüme aniden gülümseme onun da sırıtmasına neden olurken, paraya hayır diyemiyorduk.
Dediği gibi, yarışı başlatmamı istemiyordu bu rakip. Asıl onunla yarışmamı istiyordu. Yani kısaca, canı bu gece yenilmek çekmişti.

"Ben varım." Diye bağırdığımda sırıtıyordum. Şimdi içimi kaplayan coşku, beni heyecanlandırmaya yeterken uzun zamandır benim için bu kadar büyük teklif gelmiyordu. Kimse benim yarışacağımı bilmiyorken, sanırım ortamı biraz hareketlendirmem lazımdı.

Motorun üstünden kalkıp, bu sefer düz oturduğumda aynasına astığım korumalı montumu giydim. Giydiğim kalın mont heryerimi sararken, eldivenlerimi taktım. Sadece siyah kaskım kaldığında, otoparktaki kalabalığa döndüm.

"Hey." Diye bağırdım herkesin bana dönmesini sağlarken.
"Rakibime şans dileyin." Diye de bağırdığımda, sırıttım. Dediğim cümleyle herkes coşkulu bağırdığında, hepsi gülüyordu. Uzun zamandır yarışmadığım dolayısıyla pistten uzak kalmıştım. Hem dişime göre bir şey bulamamam hem de ödüllerin cazip gelmemesi beni uzak bırakmıştı.
Ama şimdi, o parayı istiyordum.

Coşan kalabalık yavaş yavaş yanıma doğru gelirken, izleyici yerinde yerlerini alacaklardı. Otoparktaki herkes motorcuyken, benim yarışmamı duydukları anda motorlarının egzozlarını bağırttırmaya başlamışlardı. Her telden başka çıkan egzoz seslerinin buluşması, ortamı daha da kızıştırırken 'Demet' bağırışları hoşuma gidiyordu. Kenan'a baktığımda o da gülümsüyordu. Rakibime de göz ucuyla baktığımda, arkasında kalan bana bakmıyor, dümdüz önüne bakıyordu. Kafasındaki kaskı yüzünü görmeme engel oluyorken, altında çok pahalı bir motor vardı. En az benimki kadar hızlı bir motordu. Potansiyelleri aynıydı.
Ancak önemli olan süren kişiydi.

Kaskımı kafama taktığımda, siyah vizörümü kapamadım. Rakibime son kez şans dilemek isterken, insanların benim etrafımda toplanmasıyla kalabalık daha da gürültülü hal almıştı. Nerdeyse bütün yerleşke benim piste gelmem için heyecanlanırken, motorumu çalıştırdım.
Otoparktaki motorcular yanıma yaklaştıklarında geçmem için bir yol yaptılar. Düz yol tam piste çıkarken, yavaş gitmeme rağmen motorumun özel yapım egzozunun güzel sesini insanlarla buluşturuyordum.
Sesine, görüntüsüne, hızına ve herşeyine aşıktım motorun. Verdiği özgürlük hissine, hissettiğim güçlü kadın duygusuna, sert rüzgarın serseriliğine ve herşeyin mükemmel uyumuna. Bir gün dört teker istersem, sanırım bir motor daha alırdım.

MEZAR YARIŞLARIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin