Ben iflah olmaz tembel bir yazar olduğum için günler sonra anca gelebildim, özür dilerim her okuyucumdan bu kadar geciktiğim için...
Başlamadan bir soru sormak istiyorum. Cevaplara göre bir şey değişmeyecek ancak çok merak ediyorum...
Mezar Yarışları kitap olarak çıksa alır mıydınız?
Keyifli okumalar....
Etrafımızı saran motorcular zaten tehlikeli olan virajlı yolu daha da tehlikeli hale getirdiklerinde, mecburen yavaşlamak zorunda kaldık. Önümüzü ve de arkamızı sarmışlardı ve gidecek başka bir yönümüz yoktu. Solumuz uçurumdu, sağımız ise kafasını bizimle bozan motorcular...
Virajlı yol bittiğinde, şimdi dümdüz yollara çıkmıştık. İstedikleri şey bizi durdurup istediklerini almakken, durarak istediklerini verdik. Ancak istediklerini vermekte bu kadar hoşgörülü olacağımızı hiç sanmıyordum.
İki tarafıma geçen motorlar sağa, emniyet şeridine yanaştığımızda bir metre kadar önüme motorlarını park ettiklerinde, ben de hemen arkalarındaydım. Benim arkamda ise Yalın varken, onun arkasında ise üç motorcu daha vardı. Beş tane motor bizi avuçları arasına aldıklarında, aynadan görebildiğim Yalın'ın sinirlendiğini hareketlerinden bile anlayabiliyordum. Kaskını kilidini açması bile değişmişken, kafasından çıkardığı kaskla ben de ona ayak uyurdum.
Ben kaskımı çıkarmak için yeltenirken, onların motorlarının kontaklarını kapadıklarını kesilen sesten anlamıştım. Etrafta kesilen egzoz sesinden sonra sadece rahatsız edici araba sesleri ve de rüzgar sesi kalmıştı.
Kaskımı çıkarıp aynaya taktığımda, Yalın'ının sinirle önümdeki motorcuya yürümesine seyirci oldum. Ben daha ne olup olmadığını anlamadan Yalın en öndeki motorcunun tam karşısında dikilmişken, motorun ayaklığını açıp yere sabitledim ve oturduğum seleden kalktım.
Dışardan bizim gibi görünen ama hiç bize benzemeyen gruba baktığımda, az önce farkedememiştim ama aralarından ikisi kadındı. Kalıplı yapılarını motorcu kıyafetleriyle daha da desteklemişlerdi ve içlerinden birinin boynundaki dövmesini hatırlıyordum.
Kurt pençe izi dövmesi vardı. Çıkmaz Sokakta Casper'a gittiğimde koridorda görmüştüm.
Şimdi raylar yerine oturuyorken, çetenin Çıkmaz'dan buraya kadar bizi takip etme sebebini öğrendiğimizde hiç hoşumuza gitmeyeceğine emindim.
''Sizi uyarmıştım.'' Diye konuştu Yalın tam önündeki, orta yaşlı adama sert bakışlarıyla bakarken. Yalın'ın öldürmek istercesine baktığı bu adam tahminen 30larındaydı. Zayıf ve de çelimsiz gözüküyordu ama çok keskin bakışları vardı. Simsiyah saçları ve de çökmüş gözaltlarına sahipti. Dudaklarında kaskını çıkardığından beri silemediği bir sırıtma vardı ve Yalın o dudağı patlatmamak için kendini zor tutuyordu.
''Verdiğin sözleri tutmuyorsun dövüşçü.'' Diye cevap verdi karşısındaki orta yaşlı adam. Kendisi Yalın'a kıyasla çok rahat ve halinden mutluydu. Yalın'ın sinirlenmesinden zevk alıyordu.
'Verdiğin sözler' kısmı kafamda soru işaretlerine neden oluyorken, sırası değil diyerek erteledim. Bakışlarımı onlardan çekip diğerlerine yönelttiğimde, iki motorcu kadın da doğrudan bana bakıyordu. İkisinin dudaklarında da nedensiz bir sırıtış kendini belli ediyorken, sanırım gruba girdiğiniz an sırıtış dersleri veriyorlardı. Hepsinin suratlarında aynı, samimiyetsiz ve de sahteci sırıtma vardı. Ve sıradan hepsine birer tane yumruk atmak istiyordunuz. Yani, işlerini çok iyi yapıyorlardı.
''Patronların sabrı kalmadı Yalın.'' Dedi kadın motorculardan, boynunda pençe izi olan kadın. Bütün gözler ona döndüğünde, kızıl ve uzun saçları rüzgarda dalgalanıyordu. Yüzündeki uğraşılmış makyaja rağmen güzel değildi. Yalın'la sevgili olduğumuzu, aramızda bir şeyler olduğunu neredeyse bütün motor camiası biliyordu ancak bu kadın, benim gözlerimin önünde salyalarını adeta Yalın'a akıtmak istiyordu. Kıskanç biri hiçbir zaman olmamıştım ama bu kadının üzerinden asfalt diye geçebilirdim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MEZAR YARIŞLARI
AçãoBurası özel motor yarışlarıydı. Herkes alınmaz, herkese de anlatılmazdı asıl mesele. Ama şehirdeki herkes adını bilir, gece yarısı yarışların olduğu sokak ve caddelerden geçmeye korkardı. Burası; Motorların şanıyla büyürdü. Kalbi vardı buranın. Tam...
