3-

8.3K 385 71
                                        

Aylar sonra, bomba gibi geri döndüm.
Keyifli okumalar(:

-
Beş.
Beş gün geçmişti. Sadece hakkında beş harf bildiğim o adamı son kez görmemin üzerinden beş gün geçmişti. Gizem doluydu ve gizli kapaklıydı. Belirsiz ve de ne yapacağı belli olmayan tipti. Ondan etkilenmiştim, ama çok büyük çapta bir etkilenme değildi bu. Sadece klasik kendini playboy sanan tiplere kıyasla böylelerini severdim. Gizemli ve soğuk.

Sadece üç motoruma ve birde arabama yeten garajımda, arabamın son kontrollerini yapıyordum. Bebeğimi yarışta kazanmıştım ve çok iyi bakmıştım. Tam bir motor düşkünü olsamda, arabaları da severdim. Rüzgarı hissetmeyi camları sayesinde önlese bile, arada bir yuvarlak bi direksiyon tutmak güzeldi. Sesi sonuna kadar açıp, arkanıza yaslandığınızda dümdüz bir yolda bütün her şeyi bırakmak istercesine gitmek, güzel bir histi.
Bugün bir araba yarışına katılmayı planlıyordum ve tabiki bebeğime yeni bir arkadaş kazandırma taraftarındaydım. Ya da sadece para alırdım, bir arabaya daha yerim kalmamıştı.

Simsiyah gövdesiyle her baktığımda hayranlık uyandıran bebeğimin son kez genel kontrollerini yaptığımda, yukarı doğru çekilen garaj kapısı açıldı. Gecenin karanlıklığı içerdeki ışığa kat ve kat büyük gelirken, en az gece kadar güzel olan adam içeri girdi.
Yalın.

Beş günün sonunda gördüğüm yüzü tam karşımdaydı. Evimden sonra bagajıma girmiş, ve belkide yine hiç bir şey demeden öylece gidecekti. Bu adam da bir şeyler vardı ve ben bunu sonuna kadar bilmek istiyordum. Ne hoşlanmıştım, ne de fazlasıyla etkilenmiştim. Sadece her zamanki gibi biraz heyecan arıyordum, o kadar.

Yanıma doğru yaklaşırken, gözleri gözlerimdeydi. Kahverengi gözlerin güzelliği onda daha da güzelleşirken, bir bana bir de uğraştığım arabama bakıyordu. Anlamsız bakışları ikimizin üstünde giderken, sessizlik garaja uğramıştı. Bu sessizliği bozmak istercesine,

"-Evden sonra garaja izinsiz girerek tacize devam ha?" Dedim sırıtırken. Onu hiç tanımayıp, garajımda yan yana durmak beni hiç rahatsız etmiyordu. Umrumda bile değildi. Alışılmışlığın dışında, kendim gibi insanları seviyordum.

Dediğimle o da sırıtırken, bir kaç gün önce tıraş olduğunu belli eden sakalları yüzünde yeniden boy göstermişti. Saçları klas erkek saçlarına oranla hafif uzunken, o da en az gece kadar karanlıktı. Altına giydiği siyah pantolona, siyah uzun kolluyu yakıştırmıştı. Uzun kollusu hafif darken kasları belli oluyor, sıvadığı kolları ona ayrı bir hava katıyordu. Altındaki siyah botlarıyla kendine has tarzını yansıtırken sadeydi.

Sade ama her kızın dikkatini çekebilecek kadar göze batan.

"Pek şikayet edecek gibi durmuyorsun." Diye cevap verdi bana aynı sırıtışla bakarken. İkimizin arasındaki bu değişik akım ikimizi birbirimize çekmiyordu. Bununla alakası yoktu ama aramızda tuhaf bir şey vardı. Tuhaf ama tutkulu.
Gözleri arabaya yaslandığım vücuduma kayarken, baştan aşağı süzdü. Gözleri kısa bir an açıkta kalan boynum ve omuzlarımda takılı kaldığında bu durumdan hoşlandım. Sapıkça bakmıyordu. Sadece hoşuna gitmiş gibiydi. Gözleri yeniden yüzüme çıktığında, at kuyruğu yaptığım saçlarım açık garaj kapısından yansıyan rüzgarla sırtıma doğru sallanıyordu. İçime rüzgarın sesi ve varlığıyla ufak bir sezinti gelmişti. Daha sonra neyime bu kadar baktı diye düşünüp kendi üstümü inceledim.

Ona kıyasla ise benim üstümde siyah bir tayt ve onun üstündede kısa dar bir gri askılım vardı. Gecenin soğukluğu bana işlemezdi. Ben soğuğu en derinlerimde hissetmeyi severdim.

"-Ee, beni mi özledin?" Diye sordum yüzüme pis bir sırıtış yerleştirip. Bu soruyu dolandırıp dolandırıp yine kendi lehine kullanacağını biliyordum. En azından bu kadarını anlayacak kadar ön sezilerim kuvvetliydi.
Bunu söylememle onunda yüzünde hınzır sırıtışı baş kaldırdığında, arabaya yasladığım vücuduma doğru gelmeye başladı. Aramızda zaten az bir mesafe varken, uzun bacaklarıyla attığı üç adımla tam karşımda durmuştu. Yakınıma geldiğinde burnumu dolduran o parfümü, akciğerlerime kadar çekmek istemiştim. Erkek parfümleriyle pek aram yoktu. Bazıları üstüne bütün şişeyi boşalttığı için pek sevmezdim ama onun bu kokusu, müthiş bir uçuruma sürüklüyordu. Az sıktığı belli olan, hafif ama etkiliydi.
Sevmiştim.

MEZAR YARIŞLARIBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin