2.5

948 62 66
                                        

herkese selam! kemerlerinizi sıkı bağlayın çünkü bu kurgu en olaylı, çatışmalı ve çetrefilli bölümlerine geçiş yapıyor! 😋 lütfen sizler de yıldıza basmayı ve özellikle bolca yorum yapmayı unutmayın... 

iyi okumalar perisi en güzel perilerime 🧚‍♀️

"kötüler, kendinden olmayan herkesi üzmüşler."

Kaan, en yakın arkadaşı Aybike'nin uzattığı kitabı teşekkür ederek aldı ve sarışın, genç kadına özenle poşetleyerek uzattı. "Altmış beş tuttu burası." Gülümsedi, kadın. Kumral oğlanın uzattığı poşeti almadan önce cüzdanından gerekli miktardaki ücreti çıkarttı, tezgaha bırakıp poşeti aldı. 

Aybike, kadının poşeti alırken Kaan'la parmaklarını değdirme çabasına karşı sırıtmıştı. "Bir sonraki kitap için öneri almaya gelebilirim, öyle değil mi?" Başını evet dercesine aşağı yukarı sağladı, oğlan. "Tabii ki, burada bunun için varım zaten. Mesleğim gereği yardımcı olmam gerekir."

Sarışın kadının yüzü düştüğünde Aybike biraz tatmin olmuşçasına alt dudağını dişledi. Arkadaşlarını da, abisini de kıskanan bir yapısı olmuştu her zaman. "Oldu o zaman..." dedi söze girerek. "İyi okumalar size."

Sarışın kadın, Aybike'ye gözlerini devirip kitapçıdan ayrıldığında genç kadın arkadaşına döndü. "Her gelen böyle alıcı gözle mi bakıyor sana?" Kaan sırıttı ve bilmişçe saçlarını düzeltti. "Eh, bir cazibemiz var kızım!" El kol hareketi yapmaya başladı. "Ortalama yirmi kişi geliyorsa on dokuzu falan evet, böyle."

Genç kadın kıkırdadı. "Günde on dokuz kişiye karşı benim geri zekalı abim mi..." Kırgınlıkla olsa da güldü, kumral oğlan. "Gönül işte, konuyor."

"Neyse..." dedi Aybike. "Çok konmasın, başkaları da sana çok konmasın." Kaan, arkadaşının kıskanç hallerini hatırladığında imayla omzunu dürttü. "Kitapçıya gelen avukatın ismini sormalar, numarasını istemeler, komutana yaklaşmalar..." Tek gözünü sorarcasına kırptı. "Siz o sinirle ya kavga ettiniz ya da s-" 

"Sus!" diyerek araya girdi, genç kadın. "Ne kadar ayıp şeyler söylüyorsun öyle!"

Bacak bacak üstüne attığı rahat koltukta sırtını arkaya doğru yasladı, Kaan ise bu fırsatı kaçırmak istemedi. Arkadaşı Aybike'ye laf sokup onu sinirlendirmek moralini düzeltiyordu. "Bu hareketleri yapmana gerek yok, kanka... Berk görevdedir." Gülmeden edemedi. "Sana karşı olan bakışlarını tarif etmek isterdim ama edebiyatçı kişiliğimin anlatamayacağı kadar imalıydı... Keşke arkanda gözlerin olsaydı ve görseydin."

Gözlerini kapatıp derin nefesler alıp verdi, genç kadın. "Kaan..." dedi uyarırcasına. Gözlerini kapatmıştı kapatmasına ama bu sadece onun dikkatini dağıtmıştı. Zihninde canlanan bakışlar, görüntüler, üstündeki hali aklına geldikçe delirecek gibi oluyordu. Vücudunun karıncalanmasını engelleyemiyor, tepkilerini kontrol etmekte zorlanıyordu çünkü onun bıraktığı etki çok başkaydı.

Arkadaşına bakıp, "Şimdi yiyeceksin o şebek suratına tokadı, göreceksin bakışı falan! Önünde de gözün kalmayacak."

Kıkırdadı oğlan. "Tamam ya..." dedi mızmızlanarak. "Ne dedim ki sanki?" Raflara yerleşmesi gereken kitapları aldı. "Olanı söyledim."

"Ya sabır..." dedi Aybike büyük bir bıkmışlıkla. "Ya sabır!"

Kaan, kitapları yerleştirip bozulanları düzeltmek için rafların arasında kaybolduğunda kızıl komutanı merak etmeye başlamıştı, Aybike. Acaba nasıldı? Göreve çıkmışlar mıydı yoksa hazırlanıyor muydu? İyi miydi? 

pus / ayberHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin