3.4

1.2K 54 65
                                        

herkese selam! öncelikle bu bölüm rahatsız edici sahneler içerebilir uyarımızı hemen yapalım ve sonra diyelim ki lütfen yıldızımıza basmayı ve bolca yorum yapmayı unutmayın! 💖😋

iyi okumalar perisi en güzel perilerime 🧚‍♀️

Aybike, temiz giysilerini yatağın üzerine hazırladıktan sonra kendisini yorgun hissettiğinin farkına yeni yeni varıyordu. Rahatça bir duş alacak, uzanıp dinlenecekti. Belki yeni okumaya başladığı kitabına güzel bir kahveyle devam ederdi, okumayı seviyordu.

Tam banyoya yönelmişken telefonuna gelen bildirim sesi durdurdu onu. Geri döndü, komodinin üstünden telefonunu alıp bildirimin üstüne tıkladı. 

Kızıl Komutan: küçük hanım
müsait misiniz?

Küçük Hanım: duşa girecektim ama
gel sen, müsaidim 

Kızıl Komutan: :)) 
bölmeyeyim 

Küçük Hanım: bölmüyorsun...
ama şey 
kapının önündeki askerleri
biliyorsun dimi?
ömer gizli bi' göreve mi ne gitmiş
korktuğundan herhalde
birkaç günlüğüne burada bekleyeceklermiş
zaten sorun etmezler sana

Kızıl Komutan: ömer'in gizli görevi|
benim, doğru|
ben girmeyeyim diye|
yaptığı şekillere bak piçin|

etmezler tabii ki yavrum
üstleriyim ben onların

Küçük Hanım: o zaman
geliyorsun dimi
bir sorun yok?

Kızıl Komutan: geliyorum geliyorum
bir sorun yok, bebeğim

Küçük Hanım: süper
ben duşa gireyim sen gelene kadar
görüşürüzzz 

Kızıl Komutan: :)
gir bakalım
görüşürüz

Genç kadın, hızlı bir duşun arkasından aynanın karşısına geçti ve cilt bakımını yaptı. Komutan Özkaya gelecekti, heyecanlıydı çünkü ocak başında barıştıklarından beri doğru düzgün hiç yalnız kalamamışlardı. Abisi ayrı bir gericiydi, pek laf söylemese de rahatsızlığı gözlerinden okunuyordu. Aybike ise bu bakışlara tahammülsüz olduğundan ötürü lojmana gitmeyi tercih etmiyordu.

Banyodan çıktı, odasına ilerledi. Bornozunun önünü açacakken içinden bir şey dürttü onu. Bir süre önce yaşadığı, tadının farkına yeni vardığı bir şey... Giyinmek istemedi. Bornozunun önünü bağladı, boy aynasından saçlarına baktı. Kurutmasına rağmen hafif nemli açık saçları bornozunun üstünden omuzlarına dökülüyordu.

Telefonuna gelen bildirim sesi, içinde büyük bir heyecan oluşmasına yol açtığında gelen mesajı şaşkınlıkla okudu. 

Kızıl Komutan: balkon kapısını
neden kilitliyorsun?
açsana... gece gece

Komutan Berk Özkaya'dan.

Ömer'den gerçek anlamda nefret ettiğimi, sevgilimin evine kapıdan girmek yerine ikinci kata tırmanmak için gece vakti merdiven aradığımda daha net anlamıştım. O kadar sinsiydi ki... Mükemmel bir algı yönetimine sahipti. Kardeşini korumak adı altında iki dakikada manipüle ederek askerleri yığmış, benim gelip gelmediğimi öğrenmek için çabalamıştı. 

Ama tek yukarı çıkış yolunun apartman kapısı olmadığını unutmuştu sanırım.

Balkon kapısının kilit sesini işittiğimde ellerimi birbirine sürttüm, üşümüyordum aslında ama küçük hanımın tenine hep ihtiyaç duyuyordum. Sadece onun teninde güneş buluyor, üşümüyordum. Ayazı engelleyen tek şey pürüzsüz, sıcak, insanı korku dolu hislerinden arındırıp en güzelleriyle yerini değiştiren teniydi. Dokundukça okşayışım, okşadıkça öpesim gelen o ten.

pus / ayberHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin