bu bölümün şarkısı: KHONTKAR- MARY JANE speed up
Gözlerimi zar zor açtığımda saat 12ydi. Bu kadar uyumuş olamam.
- Günaydın güzelim.
- Günaydınğ.
Dedim esneyerek.
- Daha uyanamamışsın galiba.
- Çok uyumuşum.
- Yorgundun normal.
Kollarımı kedi gibi esnettim.
- Güzelim şu konularda anlaşalım bir bana çocuk gibi bakma dayanamıyorum biliyorsun ikincisi sen kedi değilsin.
- Biliyorum birincide anlaşamam ama.
- Kedi gibi esneme.
- Aa adama bak ona karışma.
- Yiyesim geliyor ama.
Ters bi bakış attım.
- Yemek miyim ben Pars?
- Tatlı niyetine olabilir.
- Olmaz.
Ayağa kalktım ve balkona ilerledim. Dışarıyı bir süre izledikten sonra içeri girdiğimde yüzüme sıcak vurdu ve dışarının ne kadar soğuk olduğunu anladım.
- Dışarısı ne kadar soğumuş.
- Gel.
- Hıı yemezler.
- Ciddiyim.
Yanına yaklaştım ve bana açtığı yere uzandım üstümüzü örttü bende ona döndüm. Bir elini saçlarıma götürdü önden bi tutam ayırıp oynamaya başladı. Alnımdan öpüp devam etti saçımla oynamaya devam etti.
- Çok güzelsin.
Avuçiçini yanağıma yasladı baş parmağıyla hafifçe okşadı.
- Seni kendimden bile korumak istiyorum.
- Koruma.
- Koruyamıyorum. Herkes seni korurum koruyorum ama olmuyor seni kendimden koruyamıyorum.
- Beni niye kendinden korumak istiyorsun?
- Sana zarar vermekten korkuyorum.
- Korkma.
- Elimde değil.
Gözlerimi kapattım yavaşça. Tekrar alnımdan öptü ve alnını alnıma yaslayıp bir kolunu belime sardı ardından kendine çekti. Kapının çalmasıyla gözlerimi açtım.
- Biri geldi.
Diye fısıldadım.
- Gelsin istemediğim sürece giremez.
Dedi aynı ses düzeyiyle.
- Gözlerini kapat.
Dediğini yapıp gözlerimi kapattım. Alnını tekrar alnıma yasladı ve saçımla oynamaya devam etti.
- Komutanım! Gelim mi?!
- Sizin ben..
Kalktım .
- Gel!
İçeri girdi ve yanına oturdu.
- Komutanım iyileşin ocak başına gideceğiz.
- Lan bunu söylemek için mi o kadar yol geldin?!
- Evet şimdi de gidiyorum.
- Salak mısın oğlum?
- Yio.
Dedi ve çıktı. Ben tekrar yerimi alırken ona döndüm.
- Bunların bize garizi var.
Alnını alnıma yasladı.
- Neden?
- Hep böyle anlardayken geliyorlar ayıp değil mi.
Kıkırdadım.
- Ayıp.
Üstüme doğru hafifçe eğilirken elimi göğsüne koydum.
- Olmaz.
Dudak büzdü.
- Olmaz dedim.
Sırt üstü uzandı hafiften. Şuan şekeri elinden alınmış çocuk gibiydi.
🌌
- Komutanım.
- Zıkkım.
- Aa komutanım belki iyi bişey dicem.
- Hiç zannetmiyorum.
- Zannetmeyin zaten demicektim.
🌌
Şuan kendimi aptal gibi hissediyorum. Eski sevgilisi acilen kadınlar için önemli olduğunu söyleyip çağırmıştı bende gitmiştim. Aptalım galiba. Karşıma oturdu ve masaya fotoğraflar koydu. Onların fotoğrafları..
- Napmaya çalışıyorsun?
- Diyorum ki ilkler unutulmaz. Pars da bana geri döndü.
Zarfı açtım ve içindeki fotoğrafları gördüm ardından sırıttım. Pars anlatmıştı kıskançlık krizlerini.
- Sen beni fazla saf zannediyorsun galiba.
- Ne?
- Bilmediğimi mi zannediyorsun. Kıskançlıktan nasıl delirdiğini. Beni çok küçümsüyorsun yapma.
🌌
PARS KORKMAZ
Gece'nin anlattığına göre Nur bizim eski fotoğrafları göstermiş. Aynısını bana da yaptı.
- Timur abiyi kullandı.
- Pars.
- Efendim güzelim?
- Sen.. neyse yok bişey.
- Gece benden ne saklıyorsun?
Masanın üzerine oturdu.
- Bişey saklamıyorum.
Ayaklarını sallamaya başladı.
- Aklında şüphe mi var?
- Yoo niye olsun ki?
- Gece.
Yüzünü ellerimin arasına aldım.
- Ona inanma.
- İnanmadım zaten.
- Aferin benim güzelime.
Alnımdan öptüm.
- Gece.. bu kadar güzel,iyi kalpli olma be kızım akıl lazım bana.
Güldü.
- Ya aklını alırım işte. Neyse ben kaçtım.
- Nereye? En son ufak bi görüşmemiz vardı.
Yutkundu hafifçe güldüm.
- Şaka yapıyorum Gece ama cidden nereye?
- Gezicem biraz canım sıkıldı.
- Canın sıkıldı..
Burnumu hafifçe boynuna sürttüm.
- Öyle mi?
- Yoo aslında işim vardı.
Boynundan öptüm ve bir süre öylece bekledim.
- Ne işin vardı?
- Aa iş işte Pars.
- Kaç bakalım diğerinde bu kadar kolay kaçamazsın.
- Ne kaçması canım ben mi aa.
- Demi ne alaka.
Dudaklarımı boynuna bastırdım.
- Pars?
- Hım?
- Napıyorsun?
- Görüyorsun.
- Yoo gördüğüm falan yok.
- Göstereyim mi illa naptığımı?
- Yo yo kalsın canım.
- Kalsın ama şimdilik.
- Ben kaçayım.
Kollarımın arasından çıktı ve kapıya ilerledi.
- Diğerinde izin vermem baştan söyleyeyim.
Ufak bi dil çıkartıp gitti.
- Lan. Dil mi çıkardı o?
Sandalyeye oturdum ve başımı geriye attım.
- Sen gittin biz kaldık burda.
Birkaç gündür aradığımız şerefsizi bulmak için koordinatları inceledim. Bi mekan vardı ama otel gibiydi. Mecbur ona kaldık. Bilgileri albaya götürdüm.
- Gece'yle nasılsınız?
Dedi dosyayı incelerken.
- İyiyiz komutanım.
Başını kaldırdı.
- Bak evlat Gece'nin babasıyla aynı timdeydik. Gördüm. Babası şehit olurken naptığını küçük bi çocuğun masumluğuny gördüm. Eğer birbirinizi üzerseniz bende sizi üzerim.
- Emredersiniz.
Bakışlarını tekrar dosyaya çevirdi.
- Komutanım belki haddime değil ama sormazsam içim rahat etmeyecek. Gece. Babası şehit olurken naptı?
Gözleri tekrar beni buldu.
- Yanına yattı. Niye uyuyor diye sordu. Üstünü bayrakla örttüler örtmeyin nefes alamaz dedi. Silahını aldı. Kalk dedi. Uyuma çok uyudun dedi.
Gözleri doldu.
- Küçük çocuğun tüm masumiyeti ondaydı sanki ama ağlamadı ya da biz görmedik ağladığını. Sözü var babasına.
🌌
- Ya Gece!
Ben niye İremle olan kavgalarını çekmek zorundayım?
- Zıkkım! Yeter lan! Koymuyorum çay falan!
Yanıma oturdu.
- Kayra! Çay koy!
Ah be Kayra. Başımı ona çevirdim kulağına doğru yaklaştım.
- Beraber mi uyusak bugün?
- Sadece uyku ama.
- Onu bilemem. Bir dahakine kaçmana izin vermem dedim.
- Yo o zaman biraz beklesin.
- Ne kadar?
- Bilmem keyfim ve kahyası o konuda bana bilgi vermedi.
- Anladım.
Boynuyla çenesi arasında kalan yerden öptüm.
- Dur İremler var şurda.
- Olabilir. Onlar var diye seni öpmeyecek miyim yani.
- Acaba eski sevgilinle ne haltlar yedin?
- Ne alaka?
- Bilmem bana böyleyse ona....
- Bir kez bile öpmedim.
- Nası?
- Ciddiyim.
Başını bana çevirdi.
- Ciddisin?
- Evet Gece ciddiyim. Yemin mi edeyim yani illa.
- Yo gerek yok şaşırdım.
- Ben sadece seni öperim seni severim küçük hanım.
- Küçük hanım deme bana ya.
- Dicem Fenerbahçe güzeli.
Başını İremlere çevirdi.
- Kayra senin ben....
- Anlıyorum getirme devamını. Off ama maç var ya.
- Götüne girsin maç! Lan Erzurumsporla Çorumsporun maçını mı izlicen! Delirtme beni!
- OHA!
- Kayra insan güzel bi bahane bulur kumanda için.
- Bahene bulmana bile gerek yok ki istesen veririz.
- Yav bu öyle değil.
- Ya?
- Kavga çıkacak diyorlar.
- Senin kafanı sikeyim.
- Bende.
- Bende.
- Ebemi de neyse aman be İremm iskender yemeye gidek.
- Canıma minnet.
Dediler ve gittiler.
- Uyuyalım mı?
Göz ucuyla baktı.
- Masum bi uyku yarın operasyona gidicez.
- Hayır demem.
Özel bölüm bu kadardı. Yarın yine yeni bölüm atmaya çalışacağım bölüm stoğum bitti. Arkadaşlarrrrrrr 500'ü geçtikkkkkk. Sizi çok seviyorummmm❤️ cidden çok merak ediyorum en sevdiğiniz karakter kim diye tüm yorumlarınıza cevap verebiliyorum artıkkkk ve hepsini cevaplayacağımmm🌌❤️🌌
ŞİMDİ OKUDUĞUN
TEĞMEN
AcciónYeni karakola yeni bir tim gelir ama iki timin komutanları son derece inatçı ve dik kafalıdır ikisi de en yakınını şehit haberiyle sarsılır. Gece yetimhanede büyür çok küçük yaşta hayat onu yere serer. Pars ise babasıyla büyür ama sevgiyi çok az bil...
