19

258 12 0
                                        

bu bölümün şarkısı CEM YENEL - SENİ O GÖKYÜZÜNE BEN KOYDUM speed up
Tabancamı çıkartıp ayağa kalktım ve kolundan vurdum. Ardından çantayı bırakıp kaçmaya başladı.
- Çabuk! Boşaltın burayı!
Herkes çıkarken diğerlerini hallettim ve patladı. Bedenimin yandığını hissettim yerden yükseldiğimi fark ettim. Sonra sırtım yerle buluştu. Sert zemin acıtmıştı ufak bi inleme döküldü dudaklarımdan ardından gözlerim daha fazla açık kalamadı.
PARS KORKMAZ
- Gece!
Yanına yaklaştım. Kumral saçlarının uçları yanmıştı yüzünde ufak tefek yaralar vardı.
- Güzelim geldim işte.
🌌
Hastaye gittiğimizde iki tim gelmişti ve pöhler.
- Pars.
Yanıma oturan bedene döndüm.
- Canım acıyor.
Bakışlarımı beyaz fayansta sabitledim.
- Saçlarının uçları yanmıştı. Büyük ihtimal sırtı da aynı şekildedir.
- Pars kendini güçlü tutman lazım.
- Olmuyor Kayra. O orda öyleyken olmuyor.
- İnadını bilmiyor musun onun. Kalır merak etme.
- İnşallah.
- Gel bi su alalım.
Ayağa kalktık ve geri geldiğimizde özel odaya almışlardı. Yanına geçtiğimde uyuyordu.
- Gece. Ben geldim güzelim.
Yanına oturdum ve yanmış saç uçlarıyla oynadım biraz.
- Saçların yanmış biraz güzelim.
Sustu.
- Susma bitanem.
Alnından öptüm.
- Susma. Ağzıma et ama susma.
Elimi sıktı hafifçe ardından uyandı yavaşça.
- Pars?
- Emret güzelim. Emret bitanem.
Alnından öptüm ve bir süre öyle bekledim. Geri çekildiğimde gözlerini kırpıştırdı.
- Susma güzelim yeterince sustum.
- Kolundan vurdum çok yaşayacağını düşünmüyorum sonra çanta. Çanta patladı.
- Tamam güzelim.
Avuçiçimi saçlarına götürdüm ve baş parmağımla okşadım.
- Çocuklar.. çocuklar vardı onlar iyi mi?
- Evet güzelim herkes iyi.
- Gece!
- Hayvan bağırmasana!
Lafı ağzımdan aldı bende sustum. Ardından komutan da geldi.
- Rahat. İyi misin küçük?
- İyiyim abi.
Doğrulmaya çalışırken sırtı acımış olmalı ki bağırdı.
- Sırtın yanık güzelim doğrulma.
- Güzelim?
Pot kırdım galiba.
- Komutanım.
- Abi sevgilim.
İyi yırttık. Kısık gözlerle bana baktı pilotlar ve bir süre beni süzdü.
- Sonra konuşuruz bunu.
- Abi Hamza'nınkini de söyleyeyim mi?
- Hamza?
- Abi?
- Hammzza.
- Yaktın beni Gece.
- Vermiyorum kardeşimi falan!
- Abi vallahi kurşunların önüne atlarım bombanın üstüne atlarım naaşımı alırsınız artık.
- Verdim gitti.
Hepsi bi an Timur Yüzbaşıya döndü.
- Ne?
- Verdim gitti aman be oğlumu özledim ben. Gidiyorum.
O çıktıktan sonra Hamza Gece'ye döndü.
- Sen varya bir tanesin!
Diye sarılırken Gece'nın inlemesi böldü.
- Hamza sırtım..
- Pardon.
🌌
Hepsi çıktıktan sonra Gece'ye döndüm ve yanağından öptüm birkaç kez.
- Çok korktum. Sana bişey olacak diye.
- Pars sırtım çok acıyor.
- Tamam güzelim geçecek birazdan krem sürdüler.
Başını yastığa bastırdı.
- Askerliği bırakmamı istedi.
Diye mırıldandı.
- Kim?
- Annem.
- Sen?
- Hayır dedim ne diyebilirim uğruna herşeyimi feda etmişim ben bu meslek için.
Alnından öptüm.
- Ne zaman çıkarım?
- Serum bitince.
🌌
Sabah ne alaka bilmiyorum ama İrem bizi kahvaltıya çağırmıştı. Hazırlıklara yardım ederken Gece yeni uyanmış uyku sersemi bir şekilde mutfağa ilerledi.
- Günaydın tim.
- Günaydın.
- Günaydın Kılıç.
- Günaydın.
- Günaydın İrem ve diğer kızlar.
- Günaydın.
- Günaydın Ekin.
- Günaydın.
- Günaydın Eylül.
- Günaydın yenge.
Yanağımdan öptü.
- Günaydın Komutan.
- Günaydın güzelim.
Kendine bir bardak su aldı ve ilacını içti.
- Bir saniye ben bu sabah niye fazladan günaydın dedim?
Arkasını döndü.
- Yenge.
- Yengem? Aman neyse napıyorsanız yapın ben uyumaya gidiyorum.
- Saat 12?
- Sırtım çok acıdı gece uyuyamadım.
- İlaç alsaydın ya?
- Üşendim.
Odasına doğru adımladı. Hepsi bana sırıtarak baktı.
- Noldu?
- Hiiç canım nolabilir?
- Eylül çıkar ağzından baklayı güzelim.
-  Yok bişey canım aaa.
İşine geri döndü.
- Pars bizimki uyumadan uyandırsana.
Başımla onaylayıp odasına ilerledim. Kapıyı örttüm ve yanına oturdum.
- Gece.
- Zıkkım İrem git başımdan.
Diyip arkasını döndü.
- Güzelim.
- Hı?
- Kalksana hadi.
- Hayır.
Onu kendime çevirdim ve yanağından öptüm birkaç kez.
- Kalk hadi.
- Hayır.
Boynundan öptüm.
- Dur ya uyuyoruz şurda.
- Nasılmış uyandırılmak.
- Uyuyicam.
Başımı tekrar boynuna gömdüm.
- Kalktım tamam ya off.
Doğruldu.
- Şükür.
Gözlerini ovuşturdu.
- Günaydın günaydın.
- Saat 12 güzelim.
Omuz silkti.
- Kalksan mı artık.
- Ammmaa yaaa.
- Hadi.
Odadan çıktım.
🌌
- Salın lan kızı!
- Pars.
- Efendim güzelim. Yaralısın sen ya otur.
- Komutan da elden gitti ya la.
Bakışlarım Gece'ye döndü. Gülümsüyordu. Şuan seni öpmeyi o kadar çok isterdim ki Gece ama bunu kısa bir süreliğine erteliyorum.
- Komutanım romantik anınızı bölüyoruz ama bi mangala baksanız.
- Sizin ben neyse.
Mangala bakmaya gittim.
- Olmuşsunuz Gece'yle.
- Olduk kardeşim.
- Ulan Gece lafını duyunca nasıl gözlerin parlıyor.
Omzuma vurdu hafifçe.
- İremle siz peki?
Güldü.
- Yaklaşık 2 senedir öyleydik.
Gülmeme engel olamadım.
🌌
GECE KARACA
- Abi ya yengem var hem yanımda!
- İyi tamam çıkın.
Koluma girdi.
- Gece. Dikkat edin.
- Yanımda aslan gibi yengem var benim!
- Görümcem haklı.
- Siz bana karşı ittifak mı kurdunuz?
Kollarını göğsünde bağladı.
- Evet.
🌌
- Ona dokunma!
Saçını çeken kişinin kolunu sıkıca tuttum ve döndürüp arkasında birleştirdim. Diğeri yaklaşmaya başladığında önümdekiden destek alarak zıpladım ve göğsüne vurdum. Sırtıma bişey girdi ardından gözlerim kapandı.
🌌
- Yenge iyi misin? Yenge.
Gözlerimi açtım yavaşça.
- Ben iyiyim. Sen?
- Olabildiğince.
Etrafa göz gezdirdim.
- Noldu lan?
- Kaçırıldık.
EYLÜL KORKMAZ
Sırtına vuruyorlardı sopayla. Elektrik verdiler. Bağırmamak çığlık atmamak için zor tutuyordu. Bir bana doğru yöneldiğinde zincirlerden destek aldı ve onu itti.
- Ona dokunmaya cüret etme!
Korkuyorlardı bana dokunmaktan. Kendisine yapılan her şeye susuyor ama söz konusu ben olunca kükrüyordu.
- Konuşsana!
- Nah konuşurum! Afedersin.
Tüm işgenceleri gördüm. En son dayanamadı çığlık attı. İçim acıyordu. Annem gibi olacak diye ödüm kopuyordu. Biri bana doğru silahını doğrulttu. Sıktığı an kurşunun geleceği bölgeye doğru kalktı ve kurşun bacağına saplandı. Zor tuttu kendini. Son kez bıçak saplayıp çıkardılar ve gittiler.
- Yenge napıyorsun bana gelseydi.....
- Dayanamazdın ve sen bana emanetsin. Ben alışığım.
- Yenge bilekliğimde GPS var onu aktifleştirsem bizi bulurlar.
- Yap o zaman.
Parmaklarımı bilekliğime götürdüm. Kelepçeden aktifleştiremedim. Ayağım dibindeki çubuğu alıp elime verdim ve aktifleştirdim. Sonra birileri geldi.
- Madem kurşun yemeye bu kadar meraklısın.
Birkaç el ateş etti. Hepsi onun bedenine gelirken biri bana yaklaşmaya kalktı. Son gücüyle kalktı ve ayağıyla itti.
- Sana! Ona! Dokunma! Dedim!
Tam beline bıçak sapladılar. Yüzü acıyla buruştu ve bağırdı. Ardından kelime i şehadet getirdi.
- Vatan sağ olsun.
Diye mırıldandı.
- Hayır! Sen gitmeyeceksin annem gibi olmayacaksın!
Bizimkilerin sesi duyuldu. Gözleri kapandı.
- Hayır! Abi! Burdayız! Abi lütfen! Koş abi!
Kapının kırılma sesiyle bakışları önce beni sonra yengemi buldu.
- Eylül!
Koştu.
- Abi iyiyim ben ama yengem değil. En az 10 kurşun yarası ,5 bıçak yarası var.
- Beyler! Buket!
Hepsi odaya doldu. Nabzını kontrol ettikten sonra boynundan öptü.
- Gecem. Dayan güzelim.
- Komutanım 50 kişilik bir grup yaklaşıyor.
F 16 sesi geldi.
- Götleri yiyirsa dokunsunlar size!
🌌
Hastanedeydik. Abim etrafa dolanıyordu. Geçmiyordu. Birisinin benim yüzünden şehit olmasına dayanamazdım. Abim.. O nasıl dayanacaktı. Kafayı yerdi. Yıkardı. Her yeri yıkardı.
- Benim yüzümden oldu.
Tutamadım göz yaşlarımı. Ekin oturdu yanıma.
- Kendini boşa suçluyorsun.
- Bana dokunmaya çalıştılar. İzin vermedi. Kurşunun önüne bacağını koydu. İki kurşun geldi bacağına. Sonuncusunda gücü kalmamıştı. Vatan sağolsun dedi. Son kez atladı yine. Napıyorsun dedim dayanamazdın dedi ben alışkınım ben dayanırım dedi.
Bakışlarım beyaz fayansı buldu. Aniden ayağa kalktım ve kapıya doğru ilerledim.
- Nereye?!
- O ameliyata ben gireceğim!
🌌
Zor geçmişti ameliyat. Çıktığımda hepsi bana bakıyordu. Titrek bir nefes verdim.
- E- Eylül....
- Ameliyat zordu hayatımda girdiğim en zor ameliyattı. Dediği gibi ben dayanamazdım ama o dayandı. Yaşıyor abi! Abim için yaşa dedim dayanamaz dedim gitmedi! Kaldı.
Kollarını bedenime doladı abim. Karşılık verirken hepsinin yüzündeki korkunun sevinçte kaybolmasını izledim.
- Birazdan özel odaya alcaklar yarın anca uyanır ama.
Odaya abim girdi onları yalnız bırakmak istedik. Ekin'i gördüm.
- Bizim mesleğimiz böyledir Doktor hanım. Bazılarımız gider. Bazılarımız kalır.
Dayanamadım ve kollarımı boynuna doladım. Kolları belimi sardı yavaşça.
- Yaptıklarının hepsini gördüm. Canım yanıyor. Ya bişey olsaydı nasıl affederdim kendimi?
- Ama bişey olmadı Doktor hanım.
Durduk evet çiftimizi nasıl buldunuz?? Eylül ve Ekin. Eylül ve Ekim gibi oldu ama olsun bence fena olmadılar sizde beğenmişsinizdir umarım. Gece ve başına aldığı belalar. Diğer bölümde görüşürüz ❤️

TEĞMEN Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin