1000 ÖZEL BÖLÜMMM

120 6 0
                                        

Bu bölümün şarkısı BEYZA DURMAZ-OLAN VAR OLMAYAN VAR speed up
Olaysız günler ne kadar da güzelmiş.
- Günaydın!
- Günaydın!
İremle kahvaltıdan sonra alışverişe çıktık.
- Gece şuna bakk!
Eline peluş oyuncağı aldı.
- Alalım mı? Nolurr.
- Alalım olur ama Şirine benimdir.
- Anlaştık.
Tamam 27 yaşında olabiliriz ama hâlâ oyuncakları seviyoruz. Vee ben Şirine'yi evimin baş köşesine koyucam.
- Bunu odamızın ya da evimizin baş köşesine koymazsam şerefsizim.
- Aynı kafa.
- Efendim?
- Güzelim.
- Hım?
- Sikerim onu kapatsın telefonu işimiz var şurda!
- Yine ne halt yedim?
- Yok ya alışveriş yapıyorduk o yüzden sinirli.
- Anladım akşam alıyorum seni bi yerde götürcem.
- Anlaştık komutanım.
Telefonu cebime sıkıştırdım ve İrem'e döndüm.
- Niye öyle diyorsun ki?
- Şerefsiz o. Neyse şu nasıl?
- Mum mu?
- Hıhım bak sana da leylaklı buldum.
Mumu aldım.
- Leylak..
- İyi misin?
- Evet evet alalım ya güzel.
- Şimdiiii gelelim fasulyenin faydaları.
- Gelelim bakalım.
- Önceeee salon dekorasyonu.
- Tamamm.
- Sonra banyo.
- Reklam arası vermesene ya.
- Sonra yatakodası sonra mutfak sonrasına bakarız. Öncelik bunlar.
- Gebericem desene.
- Evet canım.
🌌
- Pars eve de uğrayalım mı ufak tefek eşyalar almıştım onları yerleştiririz?
- Olur.
__
Mumları açtım ve dizdim. Yapay leylakları da yerleştirdikten sonra bahçeye çıktım.
- Pars?
- Efendim?
- Nerdesin be adam?
Kolları arkadan bedenime sarıldı.
- Ebeni si....
- Benim güzelim.
Titrek bi nefes verdim.
- Gece.. diyorum ki bugün burda kalalım zaten her şeyi hallettik?
- Canıma minnet akşam İrem beni sorguya çekecek yoksa.
- Ne sorgusu?
- Boşver ya.
- Naptın güzelim?
- A- adam dövdüm.
- Amaç?
- Kıza dokunmaya kalktı.
Başımı kaldırıp ona baktım oysa alnımdan öptü.
- Tamam o zaman hakketmiş.
- Ben çay koyayım bi...
Kapı çalınca kollarınının arasından çıktım ve kapıya ilerledim.
- Yenge!
- Süleyman?
- Komutanım burda mı?
- Gelsene.
İçeri girdi ve Pars'ın yanına ilerledi.
- Komutanım!
- Süleyman?
- Komutanım bi siz anlarsınız benim derdimden.
- Noldu lan?
- Biz Gülşah'la biraz kavga ettik.... bitsin dedi.
- Geç aslan geç.
Onlar köşeye otururken bende çay koydum ve yanlarına gittim.
- Gülşah iyi değil komutanım bu aralar sürekli rahatsız eden bi herif vardı.
- Ee?
- Bende o herifi bulup biraz hırpaladım yine.
- Sonra ben hallederdim meselesi.
- Bana mı gönderme yapıyorsun sen?
- Ne haddime. Neyse devam.
- Aynen öyle oldu güvenmiyorsan bitsin dedi.
- Sende sustun?
- Bende sustum.
- Oğlum Gülşah pek takılmaz ki onlara.
- Napıcam komutanlarım siz iyi bilirsiniz.
- Ben kaçırdım.
Başımı Pars'a çevirdim.
- Sultan delirttin bu adamı.
- Delirttim.
- Delirttin.
Dedi ve son noktayı koydu Pars.
- Neyse. Oğlum Gülşah senin ağzına eder barışsanız bile onu baştan söyleyeyim.
- Barışalım da.
- Buldum. Sen Gülşah'la kaç yıldır sevgilisiniz?
- 2 galiba.
- Tamam et işte evlilik teklifini hayır diyemez o ve barışırsınız işte zaten bekliyordu da.
- Çok mantıklı.
- Senin için de geçerli miydi o?
- Yok ben önce ağzına ederdim sonra kabul ederdim.
- Beklerdim.
- Eminsiniz demi komutanım evet der.
- İyice kızdırmadıysan evet der.
- İyice kızdırdıysam?
- O zaman şuan burda olmazdın.
- Huh tamam ben kaçtım. Sen varya komutanların sultanısın! Pars komutanım da padişah.
- Yalakalık yapma lan. Hadi koçum kızı al gel.
- Emredersiniz!
- Oğlum çay?
- Sonra sultan.
Dedi ve çıktı.
- Bu da delirdi.
- Biraz da o delirsin.
Çayı hazırlayıp masaya koydum oyun mu oynuyo lan o?
- Kayra senin ananı...
Bakışları beni buldu.
- Yok bişey.
- Devam et sen.
- Emin misin?
- Evet.
Yanına oturdum.
- Oğlum sıçarım ağzına lan yavaş oyna biraz.
- Hatun var yanımda olmuyor eh bu da benden olsun.
Diyip golü attı.
- Hatun kim lan?
- Ben kiminle evlenicem Kayra?
- Gece?
- Hatun kim olabilir?
- Gece.
- Aferin. Lan gol mu yedim ben?
- Günaydın.
- Yedim seni ulan bütün karizma çizildi ya.
- Ben napayım lan İrem yanımda.
- O daha betermiş.
- İkincisi karizman lafan çizilmedi.
Dedim başımı kaldırarak. Burnumdan öptü ve bir kolunu belime sardı başımı ve bir elimi göğsüne yerleştiriken belime sardığı eli tekrar kumandayı tuttu.
- Hadi oğlum hızlı bitir biraz.
- Anca be ne kıymetliymiş Gece.
- İremden bahsetmeme gerek var mı?
- Sus yok.
- O zaman Gece'ye de laf etme.
Doğruldum.
- İrem.
- Hadi Gece.
Kumandayı elinden aldım ve oyuna devam ettim.
- Bu oyun böyle oynanır.
Bir kolunu arkama attı.
- Oğlum kızlar bizden daha iyi oynuyor lan.
- Akşamları napıyoruz sizce.
Güzel bi oyundan sonra kumandayı tekrar Pars'a uzattım. Kumandayı masaya koydu. Beni altına aldı bir anda.
- Şunu yapmayı kes.
- Yoo hoşuma gidiyor.
Kapı yinee!
- Bu kapının bize garizi var yemin ediyorum.
Üstümden kalktı ve kapıya gitti.
- Senin zamanlamana sokayım Kayra!
- Noldu lan?
- Allah belanı vermesin Kayra!
Bağrışları duyunca doğruldum ve kapıya ilerledim. Kayra'nın gözleri önce beni sonra Pars'ı buldu. Pars ise senin ebeni sikicem bekle sen der gibi bakıyordu.
- Neyse ben gidiyorum size iyi geceler.
- Gönderme yapıyorsan gebertirin seni uyuz bişey olduğu yok oturuyorduk.
Derken polarımın fermuarı biraz daha aşağıda olsa neyse aklıma geldi.
- Belli belli.
- Geç lan içeri!
- Emir büyük yerden Parscımm.
Garip bi bakış attı.
- Ben anladım.
İçeri girdi ve oturdu.
- Ben bunu öldürürüm.
Diye fısıldadı Pars.
- Niye?
- Öpecektik seni herif geldi kuruldu bide.
- Sus Pars.
Çayı masaya koydum.
- Oğlum gitsene lan sen.
- Gidiyom zaten sizde artık neyse.
- KES SESİNİ!
- Oha. Tamam lan gidiyom.
O gittikten sonra bana döndü Pars.
- Gecem...
- Hım?
- Uykun geldi senin gel.
Elimi tutup üst kata ilerledi su içip uzandım ve üstümüzü örttüm. Başımı göğsüne yasladığımda kolları bedenimi sardı direk. Poların fermuarını biraz yukarı çekti.
- Şöyle kalsın güzelim.
- Emredersiniz komutanım.
- Emir değil bitanem rica.
_____
Sabah uyandığımda Pars yoktu yanımda.
Aşağıya indiğimde menemen kokusu burnuma doldu yine. Hızlı adımlarla mutfağa girdim ve zıplayıp masaya oturdum.
- Gece duyabiliyorum güzelim.
- Menemen kokusu aldım geldim.
Güldü.
- Yoksa gelmeyecektin yani?
- Evet uyumaya devam edecektim.
Diyip omuz silktim.
- Bak sen madem uykun var uyu güzelim olunca çağırırım ben seni.
Cıkladım.
- Bu hâlini kaçıramam.
- Nasıl halimi?
Bana doğru döndü üstünde benim gibi sadece polar vardı tek fark benimki lacivert onunki siyahtı.
- Bedenimi incelemen bitti mi güzelim?
- Hı?
Bakışlarımı gözlerine çevirdim.
- Anlamadım?
Güldü.
- Bedenimi incelemen bitti mi diyorum güzelim?
- Hıhı.
Yanına yaklaştıp bir elimi boynuna yerleştirdim kolları direk belime sarıldı diğer elimi ise kurşun künyesini çıkardım ucundaki kurşunla oynadım biraz.
- Bitti.
- Seviyor musun?
- Neyi?
Gözlerimi kurşundan çekip ela gözlerine sabitledim.
- Künyemi.
- Hıhım.
Kapı alıcaklı gibi çaldı.
- Hangi şerefsiz bu?
- Bilmem.
Kapıya bakmaya gittim ardımdan geldi Pars.
- Sen...
Öneme geçti Pars.
Bu bölümden bu kadarr sizi seviyorumm ❤️💙 TEĞMEN ailesi oldukk. Sizi çok çok çok seviyorummm ❤️💙 belli okumalarda özel bölüm gelecek yine görüşüz TEĞMEN AİLESİ

TEĞMEN Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin