XXXVI

13.9K 1.3K 95
                                    

Beynim durmuş, bütün vücudum acı içindeydi. Geleli kaç saat olmuştu bilmiyordum. Tek bildiğim, ameliyathanenin önündeki duvarın önüne çökene kadar ve çöktükten sonra kimseye bakmadığımdı. 

Sarhoş bir şekilde araba kullanan bir adam, ters şeritten hızla gelerek Kaan'a çarpmıştı. İlk yapılan müdahalede kolunda kırık olduğunu ve yüzünde, kollarında da çizikler olduğunu fark etmişlerdi, yani Barış abim öyle demişti. Çok korkmamamız gerektiğini, Kaan'ın güçlü olduğunu söyleyip duruyordu ama o da hiç iyi değildi. İki saniyelik bir bakışımla bunu anlamıştım.

Annem, babamın kollarında ağlıyordu ama ilk öğrendiği ana göre daha iyiydi. Barış abimin konuşması ona iyi gelmişti sanırım. Polat ve Savaş abim karmaşıktı. Bakamıyordum yüzlerine. 

Tek düşündüğüm, Kaan'ın psikolojisiydi. Yeni yeni iyileşmek için adımlar atmaya hazırlanırken, travması yeniden baş gösterecekti. Bir kazayı daha kaldırabilecek mental durumu var mıydı, bilmiyordum. 

Saatlerdir bunu düşünmekten kendime gelemiyordum. Üstelik kendi aptal ruh halimin esiri olmuş, kırıcı konuşmuştum. Dediklerimde haksız değildim Kaan bunları zaten önceden duymalıydı ama ben böyle bir insan değildim. Ben bile isteye kimseye bağırmaz, kimsenin kalbini kırmazdım. 

"Abicim, bir şey atıştır artık. Kaç saat oldu?" diyerek yanıma gelen Polat abime bakmadan konuştum. "İstemiyorum abi."

"Bir kardeşim için fazlasıyla endişeleniyorum, bir de sen kahretme beni. Lütfen?"

"Abi gerçekten istemiyorum. Yersem kusarım, midem bulanıyor."

"Niye yüzüme bakmıyorsun sen?" dedikten sonra elinin çeneme yaklaştığını hissettiğimde, uzaklaştım. "Abi..."

"Efsun?" İnatla çenemi hafifçe tutup, kendine çevirdiğinde saatler sonra biriyle göz göze gelmiş oldum. "Güzelim, senin bir suçun yok biliyorsun değil mi?"

"Ben artık hiçbir şey bilmiyorum abi. Yoruldum." dediğimde ağlayacağımı hissediyordum. Saatlerdir kendimi sıktığımdan ağlayıp rahatlasam iyi olurdu aslında. 

"Bugünlerde geçecek. Halledeceğiz, her şeyi. Birlikte." dedikten sonra beni kendine çektiğinde ellerim hemen abimin beline sarıldı. Gözyaşlarımın yanaklarımdan aktığını hissetsemde bir süre bir şey yapmadan, abime sarıldım. "Her şey hep çıkmaza giriyor abi. Ben artık umut edemiyorum."

"Böyle olumsuz düşüncelerle kendini boğup, böyle konuşma abicim. Ben sana ne zaman yalan söyledim ? Halledeceğiz diyorsam halledeceğiz." İçimden umarım abi diye geçirsemde abime bir şey demedim.

***

Kaan'ın durumu çok şükür ki iyiydi. Doktor gerekli açıklamayı yaptığında içim rahatlamıştı. Hiçbir yerinde sorun yoktu, yürüyebilecekti. Yine de geri planda durmuş, yere çökmüştüm. Herkes yanıma gelip benimle konuşmasa çalışsa da kısa kesip uzatmadım. Sandalye başında birkaç saat uyuklamıştım. Sanırım Burcu hanım ilaçlarımı değiştirmeliydi. Kendimi çok çok berbat hissediyordum. 

Annem ve babam eve gidip duş alacaklardı. Barış abim hastanede diğer işleriyle ilgileniyordu. Ara ara yanımıza gelip bizi kontrol ediyordu. Savaş ve Polat abimde bir şeyler almak için kafeteryaya gitmişlerdi.

Çalan telefonumla düşüncelerimden kısa sürekli uzaklaştım. Karan'ın aradığını gördüğümde artık açmam gerektiğini biliyordum. Birçok kez mesaj atmış, en az üç kerede aramıştı. Onu meraklandırmış olmalıydım. "Efsun, neden cevap vermiyorsun ? Çok merak ettim." diyen telaşlı sesiyle kendimi kötü hissetmiştim.

EfsunHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin