Şu durumda gerçekleri farketmiştim. Her hayatın bir sorunu vardı. Belki de buraya gelmek yerine kendi ayaklarımın üzerinde durmaya çalışsaydım bütün bunlara da maruz kalmazdım. Kimsenin geçmişiyle ilgilenmezdim. Yada geleceğiyle..Ellerimin tutsaklığını bozmak istercesine "tamam" dedim. Ateş'in gözlerinden alev fışkırıyordu. Onu kızdıracak ne yapmıştım. Bu kadar basit bir nedenden dolayı bana böyle davranması canımı yakmıştı. Ateş gözlerini benden çekerek ayağa kalktı. "Gel benimle" diye emir verdi. Şu durumda söylediklerine karşı gelemezdim.
Kuşkusuz peşinden gittim. Ateş kapıya yönelirken "kıyafetlerim uygun değil nereye gidiyoruz?" dedim. Üzerimde pijamayla yollara düşecek halim yoktu. "Bir dakika!" ben anlamaz gözlerle ona bakarken "sadece bir dakikan var arabada bekliyorum" dedi. Çok kızgındı. Siniri bana olamazdı.
Tüm gece boyunca bana bakmamıştı bile.
Aklına farklı şeyler gelmiş olmalıydı. Dediğine "ee şey tamam " diyip odama koştum. Kıyafetlere göz gezdirecek zamanım yoktu. Dar bir kot iç atletimin üzerine bir hırka alıp odadan çıktım. Ne yapıyorduk anlam verememiştim.
Ateş arabayı çevirmiş halde bana bakıyordu. Daha kapıyı kapatmadan gaza bastı."hey ne oluyor sana" desemde soruma cevap vermemişti.Arabanın içi oldukça soğuktu.
İçimi okumuş olacaktı ki kaloriferleri yaktı. Evet bu tenimin gevşemesine yardımcı olmuştu. Hala yoldaydık ve ben nereye gittiğimizi bilmiyordum. Ateş'in aklında ne vardı.
"Ateş artık birşeyler söylesen""Sus Çisem sus!" diye bağırdı. İç sesimle savaş halindeydim. Kesin beni öldürecekti . Ama korkmuyordum ilk defa. Araba yüksekçe bir uçurum da durdu. Plan beyninde dönmeye başlamıştı. Kesin beni buradan atacak. Ve hiç birşey olmamış gibi eve dönecekti. İyi fikirdi. Arabadan inerken titremeye başladım. Soğuktan mı korkudan mı diye karar vermekte zorlanıyordum.
Ateş kafasını gök yüzüne kaldırıp "havayı görüyormusun" sesi sakin çıkmıştı. Belli ki sakinleşmişti yada öyle davranıyordu. Bende kafamı gökyüzüne kaldırdım. Karanlıktı. Ama karanlığın arasına sıvışan bulutları görebiliyordum. Bir tane bile yıldız yoktu. Rüzgar kayalara vurup bizi istila ediyordu.
"Karanlık" diyebildim sadece.
Bana bakıp "evet karanlık benim gibi." hafifçe sırıtıp "peki yıldızları görebiliyormusun?" bu soru saçma mı olmuştu yoksa altında bir mana aramalımıydım. Cevap vermek yerine"Ateş bura-" sözümü kesip "soruma cevap ver!" diye bağırdı. "Yok!hicbir yıldız yok" dedim.
Uçuruma doğru birkaç adım atıp sırtını bana döndü. "Karanlığın içinde kaybolmuşlar sende öylesin senin yıldız olmanı istemiyorum" dedi. Bu karar benimdi bu yolu ben seçmiştim. Şimdi pişmanlığın sırası değildi. Ateşe doğru birkaç adım attım. Derin suskunluk Ateş'in bana dönmesiyle son buldu.
"Çisem kal yada öl" dedi uçurumu göstererek. Tamam bu filmlerdeki gibi kal yada git değildi ama buda bir seçenekti. Kısaca ya kalıp acı çekerek öl yada birkaç saniyede öl. Vay be seçim güzeldi. Anlamsız şekilde gülmeye başladım.
Ateş bana tuhaf gözlerle bana bakarken gülmeyi kesip "Ateş bu benim seçimim evet ama ben ölmek istemiyorum. Tabi şuanlık"diyip arabaya yöneldim.
Kolumun sertçe tutulmasıyla kendimi Ateş'in bedenine yapışık buldum. "Sana bir seçenek sundum ve kalmayı tercih ettin umarım buna pişman olmazsın." dedi. Sıcak nefesi yüzüme nakşediyordu. "Ateş bir sevgilin olduğunu neden söylemedin"bu soru amansızca olsada merak ediyordum.
Ellerini bedenimden çekerken "bilmem söylemem mi gerekiyordu." dedi. Aslında haklıydı söylemek gibi bir zorunluluğu yoktu. "Ah tabi haklısın özür dilerim" dedim. "Onunla odada ne yaptınız?""Kiminle?" Ateş'in isimlere karşı bir garezimi vardı.
"Onunla işte"
Ellerimi kucağımda birleştirip omuzlarımı kaldırdım. "Bilmem söylemem mi gerek" bu söz ona ait olsa da mesaji ilettiğimi düşünüyordum. Ateş üzerime gelmeye başlayıp "kendini benimle bir mi tutuyorsun? Yada bana denk olduğunu mu düşünüyorsun ? Yada bana cevap vermeme gibi bir şansın varmı?" her adımda uçuruma bir adım daha yaklaşıyordum. Ayagımın takılmasıyla gözlerimi kapattım. Galiba oluyordum. Ölüm kelimesi artık bana sıradan gibi geliyordu.
Belimde hissettiğim elle gözlerimi açtım. Ateşle yine burun burunaydık. Ateş yüzüme savrulan saçlarımı eliyle kulağımın arkasına koyarken dudaklarıma yapıştı. Ellerim cansız,kalbim bedenimden ayrı çarpıyordu. Bütün bedenimi çok farklı bir duygu kapladı. Dudaklarını iki dudağımın arasına gömerken eliyle bedenimi daha çok kendine çekiyordu.
Her dudak hareketinde nefes alışverişi hızlanıyordu. Gözlerimi kapatıp kendimi anın şehvetine bıraktım. Dudaklarımı ete aç bir köpek gibi ısırıyordu. Bende anlamadığım bir şekilde ona karşılıkveriyordum. Bir elini kaldırıp elini bacağıma koydu. Acemice hareketler yapıyordum. Farkındaydım. Bir bacağımı kalça hizasına getirdi. Dokunuşları tenimi yakıyordu. Kendime hakim olamıyordum.
Bir yanım bırak derken diğer yanım devam et diyordu. Diğer elini de kullanarak beni kucağına aldı. Soluksuz öpüşüyorduk. Dili dudaklarımda dolanırken beni arabanın tamponuna oturttu. Bacaklarımı ikiye ayırıp arasına girdi. Evet bu dehşet verici şekilde güzeldi. Dudaklarını boynuma geçirip yalamaya başlamıştı.
Elleri hırka mı çıkarmaya yeltenmistiki "ATeş!" diye fısıldadım. Ateş kontrolü kaybetmiş gibi beni öpüyordu. "Ateş lütfen daha önce yapmadım lütfen" diye bağırmamla Ateş'in durması bir oldu. Kafasını gömdüğü boynumdan kaldırırken "nasıl yani" dedi. Belli ki şaşırmıştı. Hırkamı omuzlarıma getirirken"yanisi şu bu ilk üzgünüm " dedim.Ateş etrafına bakarak "bak ben üzgünüm böyle olmamalıydı çok üzgünüm unutalım" diyip arabaya bindi. Ben şok içinde yere bakarken Ateş'in ışıkları yaktığını fark ettim. Galiba gitme zamanımız gelmişti.
~~~~~~
Sıcak su vücuduma saldırırken dün gece yaşananlar zihnimde canlanmaya başlamıştı. Seçkin Hanımla konuşmamız, Ateş'in bana yaptıkları, Alevle öpüşmesi aklımdan film şeridi gibi geçiyordu. Gözlerimi açıp bornozumu giydim. Duş beni rahatlatmıştı. Evet bu iyi gelmişti. Hızlıca üzerimi giyip Ateş'in odasına yöneldim. Ateş dünyadan irtibatını kesmiş gibi komadaydı. Uyandırmak içimden gelmiyordu ama mecburdum. "Ateş" diye seslendim. Duymamıştı. Elime kıyafetlerini alıp Ateş diye seslendim. Hafif kıpırdamayla gözlerini ovuşturdu. "Kıyafetlerini buraya koyuyorum hazır olunca gel" dedim. Aramızda anlaşılmayan bir soğukluk vardı.
Arkamı dönüp kapıya yönelmiştim ki "Çisem " diye seslendi. Arkamı dönmeden olduğum yerde durdum. "Dün gece olanlar için üzgünüm anlık zevk yaşanmadı say" dedi. Ben şok olmuş bir halde gözlerine bakarken "anlık zevk öylemi ? Anlık zevk" diye tekrar edip odadan hızlıca çıktım. Bu özel şeyi anlık zevk gibi göstermesi sinirlerimi bozmuştu. Onun için binlerce kez olabilirdi.
Ama benim için kimse beni anlayamazdı. Merdivenlerden hızlıca inip Merve'nin yanına yöneldim. Merve mutfaktaydı. Ozan'a aldırmadan "anlık zevkmiş Merve anlık zevk" diyip gülmeye başladım. Merve bana çıldırmışım gibi bakıyordu.
Evet çıldırmıştım. Ne yaptığımı bilmeden mutfaktan çıktım. "Çisem neyin var?" Ozan'ın kolumu tutmasıyla yüzüne tokat indirmem bir olmuştu. Ozan eliyle yanağını tutarken ben evden hızlıca ayrıldım. Kendimi sokağa vurup yürümeye başladım. Hava sıcaktı. Yani dün geceye göre.. kendime küfürler saydırırken önüme bir zarf düştü. Kafamı kaldırdığımda siyah bir arabanın hızla viraji döndüğünü gördüm. Tek elimle zarfı alıp kenarını yırttım. "Gerçekleri öğrenmek için 1 saat sonra sana söylenecek o yerde ol" elimdeki kağıda bakakalımıştım. Ne gerçeği bunu kim gönderdi ve oraya nereden gidecektim.
Bunu Ateş'e söylemelimiydim bilmiyorum ama sessiz kalmanın en iyisi olduğunu düşündüm. Bu kişi her kimse sürekli bana birşeyler gösterme çabasındaydı. Ben bunu ögrenmeliydim.Evet meleklerim bana biraz kızmış olabilirsiniz kısa diye evet kısa. İkinci yb hep kısa olarak yazıyorum. Biliyorsunuz haftada iki kez yayınlıyorum. Sevda uzun yazamıyormu? İstesem yazarım ama ozaman benim tadım kaçıyor ve yazasım gelmiyor anlayış gösterirseniz sevinirim :-) :-) :-) :-)

ŞİMDİ OKUDUĞUN
GİRDAP
ChickLitOnlar farklı yerlerde; kendi hayatlarının kendi hayallerinin savunmasız kahramanlarıydı. Taa ki çaresizlik çanlarını çalıncaya kadar.. "Ateş Ilgaz" ismini kendine çeken sıcaklığından alan , kapalı bir ku...