UMUT KIRINTISI 10.BÖLÜM

437 32 12
                                        

Sizleri beklettiğim için kusura bakmayın. Bayram ve bir akrabamızın düğün telaşı derken bölümü yazamadım. Zaten yazsam bile netim olmadığı için gönderemezdim. Yine de anlayışla ve sabırla beklediğiniz için çok teşekkür ederim. Canlarım umarım beklediğinize değen bir bölüm olmuştur. Değerli yorumlarınızı ve votelerinizi bekliyorum. Keyifli okumalar!

Bölüm ithafımız ise ''eminesengi''ye gelsin. Güzel sözlerin için çok teşekkür ederim!

Ayrıca ithaf isteyenler bana ulaşabilirler. Kızacaksınız bana şimdi. Yazarınızın yine çenesi düştü. Sizi çok seven yazarınız...

                                                                                                    Mrymmz

MASAL

Gözlerini uykunun ağırlığıyla araladığında beyaz bir duvar gördü. Bir iki dakika gözlerini kırpmadan nerede olduğunu anlamaya çalıştı. Aklına gelen şeyle gülümsedi. Birkaç saniye içinde neler düşünmüş, içine bir ateş düşmüştü. Oysa şu an anneannesinin evinde olduğunu hatırladı. Dün gece piknikten geldikten sonra hemen uyuyakalmış, hiç uyanmadan sabahı etmişti anlaşılan. Şaşırması bu yüzdendi. Artık nasıl yorulduysa nerede uyuduğunu bile unutur hale gelmişti.

Yataktan doğrulurken Mert'in söyledikleri aklına gelince içinde tatlı bir heyecan oluştu. Ne tatlı bir çocuktu! Acaba gerçekten Mert'in hissettirdiği masum sevgiyi başka bir zaman görebilecek miydi? Belki hiç görmeyecek belki daha fazlasını yaşayacaktı. En iyisi her şeyi akışına bırakmaktı. Elleriyle gözlerini ovalayıp kendine çekidüzen verdi.

Gözleri duvardaki saate iliştiğinde gözleri kocaman açıldı. Nerdeyse öğlen olmak üzereydi ama yeni uyanmıştı. Ve abisi bugün öğlen yola çıkacaktı. Hemen telaşla yataktan kalkıp yatağı topladı. Nasıl bu kadar uyumuştu ki? Üstelik abisinin yola çıkmasına 2 saat kadar bir zaman kalmıştı. Ya da annesi neden gelip kendini uyandırmamıştı ki? Evet evet kendi suçu değil onların suçuydu! Gelip uyandırabilirlerdi. Yüzü asık bir o kadar da telaşlı ifadeyle odadan çıktı.

Mutfaktan mis gibi kokular, neşeli bir sohbetin sesi geliyordu. Bir anda yüzündeki asık ifade gitmiş yerine mutlu bir ifade gelip konuvermişti. Kapıdan girdiğinde masanın üzerinde börekler, kekler, poğaçalar daha birçok şey gördü. Birde kendisine şaşkınlıkla bakan gözler. Geç kalkmasından dolayı her an fırça yiyecekmiş gibi hissetti. Birkaç adım atıp tam konuşacağı sırada annesi keyifle konuştu.

''Uyandın mı kızım? Biz de abine yolluk evde yemesi için bir şeyler hazırlıyorduk. Abin bu işlerden pek anlamaz biliyorsun. Sen de geç otur! Karnını doyur sonra yola çıkarız.'' Kalkarak ocağın üzerinde demlenmiş çaydan bir bardak doldurdu. Bir yandan da fırındaki böreğe bakmayı ihmal etmedi.

''Bakıyorum da hiç abin gidecek gibi davranmıyorsun. Bu saat olmuş hala uyuyorsun. Yoksa Mert'i görünce pabucumuz dama mı atıldı ?'' İğneli bir ses tonunda söylemişti sözlerini. Araya da hemen kıskançlık sinyallerini sıkıştırmıştı.

UMUT KIRINTISIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin