Herkese mutlu bir Çarşamba gününden merhaba. Canlar yorumlarınızı ve votelerinizi bekliyorum. Özellikle yorum yaparsanız çok sevinirim ne düşündüğünüzü merak ediyorum. Keyifli okumalar... Sevgiler...
Multide '' Feridun Düzağaç Düşler Sokağı '' var.
Mrymmz
O mavi gözlerinde, damla damla eridim,
İnan ki seni; Bir ömür boyu severim.
Sen benim aşkım ol, canım, ciğerim,
Yeryüzünün tüm güzelliklerini, ayaklarına sererim.
(Kemal KÜÇÜKTEKİN'in şiirinden alıntıdır.)
MASAL
Loş, ıssız, karanlık bir yerde ilerliyordu. Rüzgârın sesi kulaklarını rahatsız ediyor, her taraftan kurt sesleri duyuluyordu. Nerde olduğunu anlamıyordu... Niye buradaydı onu da bilmiyordu. Adımlarını attığında yaprakların hışırtısı duyuyor. Bu sesler onu ürkütüyordu. Biraz ilerlediğinde her şey netleşmeye başladı. Bir ormanın ortasında, yapayalnızdı...
Üzerine baktığında ise siyah bir elbise olduğunu fark etti. Ne zaman bunu giymişti?? Niye bu ormandaydı?? Neden yalnızdı??? Aklından bunları geçiriyor aynı zamanda korkarak yürümeye devam ediyordu. Uyanmak istiyordu ama bir güç onu zorla tutuyordu sanki...
Birkaç adım daha attığında karşısında birini gördü. Kim olduğunu anlamaya çalışıyor bir taraftan da korkudan yüreği titriyordu. Ya ona zarar verirse... Ya ona bir şey yaparsa... Ama ayakları ondan bağımsız ilerliyor, ona doğru yol almaya devam ediyordu. Yaklaştıkça bu kişiyi tanıdığını hissediyordu. Bir adım daha attığında artık yüzünü görebiliyordu. Tam seçemese de bir çift okyanus mavisi gözü fark etti. Bu oydu!!! Trendeki karşılaştığı adamdı. Ama burada ne işi vardı ki!!! Aklını yitirecek gibi oldu...
Gözlerine bakmaya devam ediyor, ona dokunmak için can atıyordu. Eli istemsizce hareket etti yüzüne doğru. Elleri yüzüne ulaştı. Yüzünü okşuyor, yüzündeki her bir parçayı ezberlemek istiyordu. Eli hareket ettikçe adamın yüzünde bir gülümseme oluştu. Yüzüne her dokunduğunda adamın gülümsemesi artıyor, mavi gözleri bir farklı bakıyordu. Artık korkmuyor o yanında olduğu için kendini mutlu hissediyordu. Nerde olduğunu bile unutmuştu. Hiçbir şey düşünmüyor, mavi gözlerde kaybolmak istiyordu.
Diğer elini de hareket ettirdiğinde etrafındaki her şeyin değiştiğini fark etti. Orman yemyeşil olmuş, çiçekler açmış, rüzgâr gitmiş yerine güneş açmıştı. Gökkuşağı gibi bütün renkler ortaya çıkmıştı. Kurt sesleri yok olmuş, kuş cıvıltıları ortaya çıkmıştı. Karla kaplı yüreğine bahar gelmişti. O getirmişti bu baharı. Adını dahi bilmediği bir çift okyanus mavisi göz getirmişti...
KORAY
Tren hareket ettiğinden beri onu izliyordu. Gözleri sürekli onu arıyor, ona bakmak istiyordu. Ama kızı rahatsız etmek istemiyordu. Kim bilir hakkında neler düşünecekti. Böyle olmayacaktı.
Aklını bir şeylerle meşgul etmeliydi. Ne yaparım? diye düşündü bir müddet. Aklına muhteşem bir fikir geldi. Yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu. Hayatındaki en sevdiği şeylerden birini yapacaktı. Karşısındaki kızın resmini çizecekti. Yanında tuvali, fırçası, boyaları yoktu ama kâğıt ile kalemi vardı. Onlar yeterdi. Fark ettirmeden çizimi yapmalıydı. Belki karşılaşma fırsatları olmayacaktı en azından bir resmi elinde bulunmalıydı bakışları her özlediğinde, aklına geldiğinde çizdiği resme bakabilmeliydi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
UMUT KIRINTISI
General FictionOturacakken boş bulduğum bir banka, Düştü avuçlarımdan bir çanta. Tok bir ses duyuldu, Tıka basa dolmuş gardan. Atkuyruğu saçlarım kapatırken yüzümü, Hissettim üzerimde bir çift, Okyanus mavisi gözü. Her şey sustu: Gar sustu, Hava kesildi bıçak, İns...
