Merhabalar okur canlar! Nasılsınız bakalım? Finalden önceki son bölümümüz geldi. Yani merdeyse sona bir adım kaldı. Onlardan ayrılacağım için üzülsem de ne yapalım her şeyin bir sonu var öyle değil mi?
Finali en güzel şekilde değerlendirip sizlere öyle göndereceğim ki onlara yakışır olsun :)
Yorumlarınızı, beğenilerinizi eksik etmeyin. Biliyorsunuz dört gözle bekliyorum yorumlarınızı :)
Bir sonraki bölüme kadar kendinize iyi bakın!
Mrymmz
Her şey o kadar güzel gidiyordu ki! Sanki büyülenmiş gibi yüzlerinden tebessümü eksik etmiyorlar, birbirlerini kırmamak için iki aile de çaba gösterip hoşgörülü davranıyorlardı. Hiç kimse tatsızlık çıkmaması için uğraşıyor, anlaşılmadık bir konuya geldiklerinde biricik çocuklarına danışıyorlardı. Zaten her iki aile de bu evlilik olayından, Koray ile Masal'ın birbirlerine bakışlarından memnundu. Ailenin büyükleri onlara her baktığında gençken yaşadıkları bir film şeridi gibi gözlerinden geçiyor, anıları yâd ederek geçiriyorlardı. Tüm bunlar sadece yemek yemeden önce konuşulmuş konulardı. Daha yemek yenilecek, devamında birçok şey gelecekti.
Emel Hanım dünür adaylarını çok beğenmiş, Koray'ın yetiştiği aileyi kendilerine yakışır bulmuştu. Oldukça anlayışlı, kibar, nazik insanlardı. Tabi arada ufak tefek sürtüşmeler olacaktı ama onlarda bu işin tuzu biberiydi. Sonuçta sadece çocuklar değil bir nevi ailelerde birbirleriyle evleniyordu. Elbet çocuklarına destek olacaklar, onları yalnız bırakmayacaklardı.
Bülent her ne kadar tedirgin olsa da Taner Bey'i dinledikçe aklındaki ön yargılar bir bir silinmeye başlamış, onlara karşı kendisini daha sıcakkanlı hissetmişti. İçten içe kardeşinin artık onlarında bir parçası olduğunu düşünse de bir türlü kabullenemiyordu. Belki de beraber büyüyüp paylaştıkları birçok şey olduğu için ayrılması bu kadar zor geliyordu. Ne de olsa onca yaşanmışlık bir çırpıda geçmişte bırakılamayacak, tekrar bir olay olduğunda önlerine çıkacaktı. Diğer taraftan ise Masal'ın yaşadıkları adına mutlu oluyor, onu böyle gülerken gördüğü için içini bir huzur kaplıyordu. Hem Koray ile evlendi diye görüşmeyecek değillerdi ya her istediğinde onu görebilir, abisi olduğunu açıkça Koray'a gösterebilirdi.
Taner Bey ve Nilüfer Hanım'da da durum bundan farksız değildi. Taner Bey Bülent'i sert bakışlı, biraz katı olarak görmüştü ama onunla sohbet ettikçe aslında ne kadar iyi biri olduğunu anlamıştı. Yüzüne taktığı o sert ifade bir nevi koruma kalkanı gibiydi. Bu sayede insanlara daha mesafeli yaklaşıyor, kendisini böyle koruduğunu düşünüyordu. Biraz huy yönünden sanırım Masal abisine çekmişti. Geldiğinden beri Masal yani kızı arada sırada konuşuyor, gülümsemesini eksik etmiyordu. Belki de heyecanını belli etmemek için sözlerini kısa tutuyordu.
Nilüfer Hanım en çok Masal'ın çekingen tavırlarını beğenmişti. Öyle her şeye atlayan, lafı sözü belli olmayan kızlardan değildi. Masal ile her göz göze geldiklerinde yüzündeki pembelikleri görüyor, içten içe onun haline tebessüm ediyordu. Bir zamanlar kendisi de öyle değil miydi kocası karşısında? Eli ayağı birbirine dolaşır, ne diyeceğini unutup bir iki kelimeyi zar zor yan yana getirirdi. Oğlu da Masal'dan farksız değildi. Gerçi bir şeyler saklar gibi bir hali vardı da üstünde durmadı Nilüfer Hanım. Arada bir kravatını oynatıp derin nefesler alıyor, heyecanı gözlerinden okunuyordu. Ah ne güzel şeydi bu gençlik! Zaman ne çabuk geçip gitmişti değil mi? Dönüp baktığında geçmişe takılmadan edemiyordu insan.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
UMUT KIRINTISI
General FictionOturacakken boş bulduğum bir banka, Düştü avuçlarımdan bir çanta. Tok bir ses duyuldu, Tıka basa dolmuş gardan. Atkuyruğu saçlarım kapatırken yüzümü, Hissettim üzerimde bir çift, Okyanus mavisi gözü. Her şey sustu: Gar sustu, Hava kesildi bıçak, İns...
