Sürpriz !!! Size yeni bölüm getirdim. Bayramdan dolayı geç gelen bölümü telafi etmek istedim aslında. Ufak bir telefon krizine hazır olun. Yazarınız ne mi diyor? Okuyunca anlarsınız canlarım! Keyifli okumalar!
Lütfen birde yorum ve votelerinizi eksik etmeyin! Ne düşündüğünüzü çok merak ediyorum. Neyse yine çenem düştü benim. Gidiyorum...
Birde ithafımız sessiz okuyucularıma gelsin. Hiç olmazsa okuyup vakit ayırıyorsunuz. Hiç okumamaktan iyidir değil mi?
Sizi çok seven yazarınız...
Mrymmz
SEV Kİ SEN DE SEVİL !!
KORAY
Bu dosya da neyin nesiydi? Öfkeden buz mavisi olan gözleri tekrar babasını bulduğunda babası tedirgin bir şekilde konuşmaya başladı. ''Oğlum! Koray! Lütfen sakince dinler misin ?''
''Neyi dinleyeceğim baba? Söylesene ha !!! Neyi? Benden habersiz iş çevirmenizi mi, yoksa tüm bunlarını neden önce değil de şimdi öğrendiği mi? ''Bağırarak söylemişti tüm bunları.
Kızgındı. Çünkü babası kolay kolay korkmazdı. Bir olay olduğunda sakin olan taraf o olur, hemen telaşa kapılmazdı. Ama şimdi eli ayağına birbirine dolaşmış, korkudan küçülmüştü. Belki her şeyi baştan anlatsa bu kadar kızmaz, anlayışla karşılardı. Ne gibi bir açıklaması olabilirdi ki! Hadi açıklama yapsa da ne kadar mantıklı olabilirdi ki? Elindeki dosyayı sinirle koltuğa fırlattı. Elini alnına götürüp sıkıntıyla ovdu. Sakin olmalıydı.
Taner Bey ise ne diyeceğini bilemez bir halde kalakalmıştı. Oğlunun gözü öfkeden bir şey görmüyor, hırçınca karşısında duruyordu. Keşke ilk duyduğu gün söyleyip beklemeseydi. Ama biricik oğlu eve uğramıyordu ki üstüne birde suçlu çıkarıyordu. Böyle olmayacaktı! Bugün söyledi, söyledi yoksa son güne kadar susup kalabilirdi. Sakin olup anlatmaya başladı.
''Sana önce anlatacaktım ama bir türlü fırsat olmadı. Zaten akşama söyleyecektim. Neyse bu dosya gelecek stajyerin dosyası...''
Gelecek stajyerin dosyası mı? Gelecek stajyerin? Gelecek stajyerin? Dosyası mı? Beyninin içinde sürekli aynı şey tekrarlanıyordu. Ne yani bu kadar işinin arasında bir de stajyer mi gelecekti? Birde yeni yetme bir adamla mı uğraşacaktı? Zamanlaması süperdi! Kesinlikle harikaydı! Koskoca firmalar dururken yeni büyüyen bir firmada mı staj yapacaktı? Buz mavisi gözlerini yerden kaldırarak fısıltıyla yutkunarak ''Stajyer mi? '' diyebildi sadece.
Oğlu transa geçmiş gibiydi. Başını yere sabitlemiş, düşünüyordu. Tek kelime çıkmıştı ağzından stajyer... Konuşmasına devam etti.
''Evet! Bir stajyer gelecek. Mehmet amcan söyleyince kıramadım. Mezun olması için şartmış. Arkadaşı Mehmet amcanlarda o da burada staj görecek. Projeyle uğraşıyorsun ama dostumu da geri çeviremezdim...''
Yavaş yavaş anlaşılıyordu niye bu firmayı seçtiği? Demek amcası sayesinde bulmuştu! Nerden tanıyordu ki? Peki, amcası neden kendisine anlatmamıştı? Dosya önüne gelmeseydi son gün mü öğrenecekti? Aklındakiler fısıltı halinde dudaklarından döküldü.
''Peki, amcam niye anlatmadı? Amca mı nerden tanıyormuş? ''
Oğlu artık daha sakindi ya da öyle görünmeye çalışıyordu. Kabul etmiş gibi bir havası vardı. Tüm içtenliğiyle cevap verdi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
UMUT KIRINTISI
General FictionOturacakken boş bulduğum bir banka, Düştü avuçlarımdan bir çanta. Tok bir ses duyuldu, Tıka basa dolmuş gardan. Atkuyruğu saçlarım kapatırken yüzümü, Hissettim üzerimde bir çift, Okyanus mavisi gözü. Her şey sustu: Gar sustu, Hava kesildi bıçak, İns...
