UMUT KIRINTISI 9.BÖLÜM

514 39 20
                                        

Merhabalar tatlı okuyucularım! Bayramdan önce bölümü yetiştirdim. Ve sizin karşınızdayım. Öncelikle sizlere bayramınızın gönlünüzce ve bir o kadar da keyifli geçmesini diliyorum. Bu bölümle birlikte aklınızdaki soru işaretlerinin gideceğini ve kurgunun netleşmeye başlayacağını düşünüyorum.

Birde bayram dolayısıyla babaannemlerde olacağımız için ne zaman döneriz tam bilmiyorum. Tahminimce 2 hafta kalır gibiyiz. Ve orda da internet olmadığı için bölüm paylaşamayacağım bu yüzden size upuzun bir bölüm yazdım. Artık anlayışla karşılayacağınızı umuyorum.

Tekrar tatlı okuyucularım iyi bayramlar! Keyifli okumalar! Ve yorumlarınızı votelerinizi bekliyorum... Sizi çok seven yazarınız...

Bölüm ithafımız ise ''yudumunhikayelerine ''gelsin. Eğer kalemiyle karşılaşmasaydınız kesinlikle tanışmalısınız. Çün ben çok sevdim...

                                                                                Mrymmz

KORAY

Önünde dosyalar, raporlar, kâğıtlar uçuşuyor, tam bitecek derken sekreteri yeni bir şey getiriyordu. Birkaç gün şehir dışında diye bu kadar işin birikmesi olacak şey değildi. Başını kaşıyacak vakti bile yoktu. Ne ailesini doğru düzgün görmüş ne de Poyrazla projeyi kutlamışlardı.4 gün önce sabah erkenden trene binmiş, Ankara'ya dönmüştü.

O geceyi hatırlamak bile istemiyordu. Aslı'yı bir daha görmeyeceğim diye sevinirken bir anda karşısında bulmuştu. Gözünü hırs bürümüş halde karşısına geçmiş senden hoşlanıyorum demişti. Neyse ki sınırlarını zorlamadan çekip gitmişti. Allah'tan aynı şehirde değillerdi. Mesleklerinden dolayı sürekli bir yerlerde karşılaşma ihtimali bile sinirlerini bozuyordu. Bırak karşılaşmayı onun yüzünü görmek bile istemiyordu ki !!! Yine de ondan gelecek bir duruma karşı tetikte olmalıydı ne yapacağı belli olmazdı çünkü.

Trende ise gözü sürekli yine o kızı aramış, her an karşısına çıkabilir umuduyla beklemişti. Hatta kızın oturduğu yere almıştı biletini. Belki gelir, otururdu. Umuttu işte... Ama ne gelmiş ne de oturmuştu. Sadece onun orda olduğunu düşünmüş yine masum bakışlarını gözünün içine bakarken hayal etmişti. Gözünü kapatınca tatlı bir hayal açınca ise kara bir kâbusa dönüşüyordu. Yoktu işte karşısında ne mavi gözleri ne bakışları... Onun yerine başka gözler başka insanlar vardı.

Tüm yol boyunca keşke demişti kendine... Bir kelime içinde bulunduğu durumu çok iyi özetliyordu. Kocaman bir KEŞKE...! Keşke gidip konuşsaydı. Keşke bir merhaba deseydi. Keşke arkasından gidip bilerek çarpsaydı. Keşke keşke keşke...! O kadar çok keşke demişti ki !! Niye bu kadar çekimser kalmış hiçbir şey dememişti ki! Faydası yoktu artık hiçbir şeyin. O gün söylemeliydi bunları bugün değil. Pişmandı hem de çok..! Bir daha ne görecek ne de konuşabilecek imkânı bulacaktı. Belki her şey tesadüf kendi kendine yanlış anlamıştı. Belki konuşsa sert bir cevap verecekti. Belki bir tokat atıp kaçıp gidecekti. Belki, belki, belki... Artık düşüncelerini rahat bırakmalı işine odaklanmalıydı. Geçmişti artık. Hayatına bakmalı projeye yavaş yavaş başlamalıydı. Ama önce işlerini halletmeliydi.

UMUT KIRINTISIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin