İyi geceler! Nasılsınız okurcanlarım? Aslında bölüm bu saate kalmayacaktı ama düzenlenmesi filan derken zaman hızla akıp gitmiş! Herkesten bir parça var bölümümüzde! Bir de sürpriz aşka hazır olun... Bir nevi beklenen çiftti aslında!
Bölüm ithafımız ''edibeti''ye gelsin. İki yazarcan kafayı vermişler, fikirlerini paylaşıyorlar. Ne güzel değil mi? Ben kalemlerini çok beğendim umarım sizde harika olan kalemlerini beğenirsiniz!
Değerli yorumlarınızı ve beğenilerinizi bekliyorum. En azından bölüm hakkınızda fikrinizi belirtin okurcanlarım :) Sizi çok, çok, çok, çok seven yazarınız...
Mrymmz
''Yok artık! Ciddi olamazsın !''Hala aklı inanmaya çalışıyor, tüm bunların gerçek olma fikri bile içini kıpırdatıyor ve sürekli aynı şeyleri tekrarlayıp arkadaşını çileden çıkartıyordu.
Masal oturduğu yataktan kalkarak elinde telefonuyla odanın içinde bir geri bir ileri hareket etti. Sanki karşısında biri varmış gibi sol elini aşağı yukarı sallamaya başlayıp bıkkınlıkla konuştu. ''Ya deminden beri ben sana ne diyorum? Sen bana hala yok artık, ciddi olamazsın diyorsun! Trendeki adamdı işte! Eminim, kesinlikle O'ydu. Bakışları kendini ele veriyordu zaten! ''
Eylül pes etti etmesine ama aklındaki soruları bir türlü atamıyor, bu olayın yaşanma ihtimali bile yüreğini sıkıştırıyordu. Arkadaşı yalan söylüyor olmazdı değil mi? Hem kaç gün boyunca mavi gözlerden bahsedip duruyordu. Kaderin oyunu bu olsa gerekti! Sevinmişti çünkü Masal'ı ilk defa birinden bahsederken dinlemiş ve yüzünde gülücükler açmış, üzülmüştü ya o adam bunları hatırlamıyorsa işte o zaman ne olacaktı? O kadar çok dalmıştı ki Masal'ın sesiyle kendini geldi genç kız. ''Orda mısın? Eylül! Eylül !!''
''Hı evet buradayım! Tamam, iyi güzel anlatıyorsun da sana o gün hakkında bir şey söyledi mi peki? Belki benzetmiş filan olabilirsin! ''
Eylül yine başa sarmış, içindeki hevesin hayal kırıklığına uğramaması için çabaladığını biliyordu. Haklıydı aslında! Belki o çoktan unutmuş gitmiş, görünce bile aklına gelmemiş olabilirdi. Ya kalbi! O ne olacaktı? Böyle her düşündüğünde nefes nefese kalması, karnının içindeki kuşların, kelebeklerin son sürat çırpınması, ismini onun ağzından duyunca yüzünün kıpkırmızı kesilmesi... Ya bunlar ne olacaktı? Sesindeki korkuyu belli etmemeye çalışarak cevapladı. ''Söylemedi ama ben hissediyorum. Tesadüf olamaz bu kadarı! Yani aklım almıyor! ''
Eylül aklına gelen şeyle bir kahkaha attı ki Masal telefon elinde kalakaldı. Ne demişti ki şimdi? Yine kim bilir aklından neler geçiyordu? Eylül'ün sesi yükseliyor tam konuşmaya başlayacakken tekrar bir gülme krizi geliyordu.5 dakika sonunda kendine gelerek zorda olsa cümlelerini toparladı. ''Madem öyle! Yarın sizi ziyarete gelip bir bakalım! Beyaz atlı prensimizi bir ölçelim. Ne dersin? ''
Duyduklarıyla gözleri açılmış yine bir şok dalgasına geçmişti. Keşke anlatmasaydı! İlk günden ziyarete gelecekti? Ne için merakını dindirmek için. Deli bu kız ya kesinlikle deliydi! Hem Koray sorunca ne diyecekti? Arkadaşım sizi ziyarete geldi. Şey çok merak etti de... ''Ya sen ağzından çıkanları kulakların duyuyor mu? Daha dün bir bugün iki! Yok! Olmaz! Saçmalığın bu kadarı! ''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
UMUT KIRINTISI
Fiksi UmumOturacakken boş bulduğum bir banka, Düştü avuçlarımdan bir çanta. Tok bir ses duyuldu, Tıka basa dolmuş gardan. Atkuyruğu saçlarım kapatırken yüzümü, Hissettim üzerimde bir çift, Okyanus mavisi gözü. Her şey sustu: Gar sustu, Hava kesildi bıçak, İns...
