13 Ocak 2024,
Mihra A. Karavadi
Hayatın kurulu düzeni yoktu. Biz ne kadar düz bir yolda yürümek istesek de mutlaka bir çukura yahut kasise takılıyorduk. O istemediği sürece bütün uğraşlarımız boşaydı. Bugün de hayatın benimle uğraşmak istediği, aksiliklerin zirveye ulaştığı bir gündü.
"Yeter ama ya!" Kahve bağımlısıymış gibi mutfağıma aldığım kahve makinesi çalışmazken prizden çıkardım fişini. "Bir sen eksiktin." Günlük hayatımda hiç kullanmıyordum, misafirim geldiğinde nadiren elimi uzatıyordum, kocamın kullanımında diye mi bugün bozulmuştu? Beni mi reddediyordu?
"Kız bir şey olmaz!" Dedi Mina bana doğru gelip. "Bırak, ben cezvede yaparım." Rahat geçirmek istediğin bir cumartesi gününün sonunda epey gergindim. Asilhan'ın olmadığı dördüncü gündü ama bana dört hafta gibi gelmişti.
"Sabahtandır hep bir aksilik çıktı," dedim elimdekini ona teslim ederek. "Hayır yani abdestsiz de değilim!"
Sabah duş alırken sular kesilmişti, kahvaltı hazırlarken patatesler yanmıştı, öğlen pasta yaparken yumurtalar bozuk çıkmıştı, akşam yemeğindeyse elektrik kesilmiş, fırındaki yemeğimiz öylece kalmıştı. Kızlar kahve içmek istediğinde makinem bozulmuştu. Bu nasıl mümkün olabilirdi? Her şey bugüne mi toplanmıştı?
"Olur öyle şeyler," Asena beni teselli etmek adına elimin dış yüzünü okşarken omuz silktim. "Sıkma canını, yabancı mıyız biz?" Bir kez daha omuz silktiğimi görünce gülerek ayağa kalktı. Pastaya bakmak bile istemiyordum, öyle ki ona da bir şey olmasından korkar olmuştum.
"Ya bana abartma diyeceksiniz biliyorum ama acaba hamile misin?" Mina, ocağın başında kahve karıştırmayı bitirip bardaklara doldururken Asena da pastayı dilimliyordu. "Biraz böyle yeni hamile dalgınlığı, sakarlığı, öfkesi, tutarsızlığı..." Listenin sonu gelmeyecek gibiyken Asena'nın dürtmesiyle susmuştu. Gülümseyerek bana döndü, göz kırptı.
"Belki de sadece kocası yanında değil diyedir," Asena başka bir seçenek sunarken ikisini de aklımda tartıyordum. Hiçbir hamilelik belirtisi taşımıyordum, kocamı da çok özlüyordum.
"İkincisinden yana oyumu kullanıyorum,"
"Salak!" Mina, gözlerini devirip kahveleri masaya koydu. O kadar rahatsız ediciydi ki kusacak gibi oldum. Midem bulanıyordu.
"Uzağa çek," elimle bana yakın duran bardağı ittirdim. "İğrenç kokuyor!" Oldum olası sevmezdim fakat bugün ekstra kötü kokuyordu. Buruşturduğum yüzümü toparlarken önüme bırakılan pastadan bir çatal aldım hızla.
"Sen hamile değilsen bütün Antalya üstümden geçsin," gülmeye başladım kendimi tutamadan. Gerçekten o kadar çok istiyordu ki her şeye hazırdı. "Yüzünde var diyorum. Niye inanmıyorsunuz bana?"
"Korundukları için olabilir mi?" Dedi Asena çabucak. "Sen kendi götünden element uyduruyorsun, olsa anlardı o da."
"Bok anlardı!" Bir çatal daha aldım serin ve meyveli pastamdan. "İştahı bile artmış ama anlayan yok." Ona bu haberi vereceğimiz günü sabırsızlıkla bekliyordum ama şu an elimden bir şey gelmiyordu. "Bir kerelik test yapsan ne olur ki? Lütfen, benim için." Gönül rahatlığıyla yapabilirdim çünkü hamile değildim.
"Olur," dedim onu kırmayarak. "Bu saatte testi bul yapacağım."
"Yanımda," bunu ne ben ne de Asena bekliyordu. Asena, ağzındaki kahveyi püskürtürken sırtına vurdum yavaşça. "Ne var ya? Hazırlıklı geldim. Kocan da hazır yokken rahat rahat istediğimizi yaparız." Sanki test yapmadaki engel kocammış gibi konuşuyor olmasına aldırmayıp pastamı yemeye devam ettim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
22 | Yarı Texting
Romansa🧠: Diyorum ki Asilhan 🧠: Parmaklarım yoruldu 🧠: *fotoğraf Asilhan: Hay sikeyim Asilhan: Islaksın Asilhan: Bana niye atıyorsun 🧠: Islaklığımı sana bulaştırmak istiyorum 🧠: Kaslı parmakların beni dağıtırken 🧠: Bal gözlerini izlemem gerek �...
