KONTROL / Bölüm 2

15.9K 1K 72
                                        

Telefonumun zil sesinin kulağıma ulaşmasıyla konuşmayı kestim. Andrew, Elliot ve Brad Konseye bir tür kanıt sunmaya çalıştıklarını anlatıyordu.

Elimizdeki kanıtsa: hiçbir şey.

İkna kabiliyeti mi? Bu gidişle Brad'in suçsuz olduğunu sekiz yaşındaki bir çocuğa bile kabul ettiremezdik. Başarısızlığımızın verdiği hüzünle, yukarı çıkmak üzere adımlarımı takip ettim. Henüz yanlarından ayrılmamışken Elliot gitmeleri gerektiğini söyledi. Ne zaman normal arkadaşlar gibi -silahsız olarak- bir evde toplanıp konuşmuştuk ki?

Cevabı söylememe gerek yoktu.

''Dışarıda olacağız, Lider.''

Elliot, tatlı unvanının ardından kapıyı kapatmadan bu sözleri sarf etmişti. Onlar dışarı çıkarken Brad yanımda kalmayı sürdürdü. Birlikte odama çıkarken söylemek istediği şeylerin neler olabileceğini düşündüm. Eğer Andrew ve Elliot'dan saklamak istediği bir mevzu yoksa konuşacak bir şeyimiz yok demekti. Öte yandan saçma salak bir konu olsa -ki hiç Brad'e uymuyordu- zaman kaybetmeyip giderdi.

Arayana bakmadan masanın üstündeki telefonumu kapıp cevapladım.

''Brad?''

Babamın sesini duyunca yaşadığım endişe paha biçilemezdi. Şimdi ne olacaktı? Ona eskisi gibi yakın davranabilecek miydim bilmiyordum. Yıllarca aynı evde yaşadığım kişinin yabancıdan başkası olmadığını öğrendiğimde ne yapmam gerektiğini nasıl bilebilirdim.

''Üzgünüm, benimle idare edeceksin.'' dedim.

Ben konuşurken Brad sandalyeme tüneyip ellerini göğsünde birleştirdi. Tişörtünün yaka kısmından bronz omuzları ortaya çıkıyordu. Formunu koruyan görüntüsüne şöyle bir göz gezdirdim. Nasıl bu denli iyi görünüp kendinin farkında olmazdı?

''Alecia?'' dedi, hala hattın diğer ucunda bekleyen babam.

Odaklan, sersem.

Biriyle konuşmam için önce onu dinlemem gerekiyordu. Sadece otururken bile dikkatimi dağıtmayı başaran adama sinirle baktım. Beni görmemesi iyiydi çünkü derin düşüncelere dalmıştı.

''Hımm?''

"Birkaç şey eksikti, alışverişe çıktık. Nasıl hissediyorsun?''

Berbat.

''Daha iyiyim.''

Cızırtılı iç çekişi duyuldu. ''Kızımı neyin bu kadar çıldırttığını sorabilir miyim?''

''Ah, detayları sonra konuşsak?''

''Tabii, Brad'le ilgili kısmını sabırsızlıkla bekliyorum.''

Konuyu Brad'e bağlaması beklenmeyen bir şey değildi çünkü gözünün önünde sadece onun beni sakinleştirdiğini görmüştü. Üstelik gitmemesini söylemiştim. Babam ve Lissa'ya böyle bir izlenim bırakmak benim tarzım değildi. Hoş; bıçaklar, ateş ve dövüş de benim tarzım sayılmazdı ama... O konuya hiç girmek istemiyordum.

"Onunla ilgili değildi." dedim artık bana bakan gözlerden kaçınarak.

"Bir hafta, Alecia. Tam bir hafta durmadan bağırıp çağırdın ve ağladın. Bana doğruyu söylemeni hak ediyorum."

"Doğruyu söylüyorum, o değildi. Alakası yok, geldiğinde anlatacağım."

"Yani sen anlatacaksın." demek istedim. Ama ısrarla devamını getirmeyi reddettim.

Kontrol (2)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin