Bölüm 1

18.1K 572 300
                                        

25.12.2021 başlama tarihim.

Keyifli okumalar diliyorum.

***********

2 YIL ÖNCESİ

Son zamanlar da annem Linda yeni erkek arkadaşı Derald'ın sayesinde her zamankinden daha iyi ve mutlu görünüyordu. En azından beni dövmeleri azalmış, zombi görüntüsünden sıyrılmış ve normal bir kadın kimliğine bürünmüştü. Neredeyse ifadesizleşmeye başlayan yüzü, artık bir nebze gülüyordu. Benimle aynı renk olan yeşil gözlerindeki donuk bakışlarıysa az da olsa bir anlam kazanmıştı.

Onun adına mutluydum fakat Derald güven veren bir tip olmadığı için annemin bu mutluluğunun kısa ömürlü olmasından korkuyordum. Tek endişem annem içindi. Onun tekrar eskisi gibi olmasını istemiyordum. Hayata küsmüş, lanetler ve beddualar yağdıran, sarhoş Linda...

Aslında benim annem çok güzel bir kadındı, hatta bu zamana kadar gördüğüm en güzel saçlara ve de gözlere sahipti. Benim gibi uzun boylu ve sarışındı. Oysa Derald kocaman göbeğiyle, sigara içmekten dolayı sararmış dişleriyle ve seyrekleşen saçlarıyla oldukça itici bir adamdı. Beni görüntüsünden çok içimde uyandırdığı hisler korkutuyordu. Çünkü kurnazlıkla bakıyordu küçük ela gözleri. Çıkarcı ve düzenbaz bir adam olduğu her halinden belliydi. Annemin bunu nasıl fark edemediğini anlayamıyordum. Aşk insanın gözünü bu kadar mı kör ederdi? Henüz aşkla tanışmamış ben için bu akıl almaz bir durumdu.

Artık on yedi yaşındaydım. Evet büyümüştüm ama ne yazık ki hiçbir hayat tecrübem yoktu. Görüntüm bir kadın gibiydi ama içimde hala küçük bir kız çocuğu taşıyordum. Ürkek, yalnız ve mutsuz... Annesinin korkuları yüzünden eve hapsedilmiş zavallı bir kızdan başka biri değildim. Liseyi bitireli birkaç ay olmuştu ve o günden beri annem dışarı çıkmamı yasakladığı için komşumuz Agata teyze dışında kimseyle görüşemiyordum. Annem fazla evhamlı bir kadındı. Onun yersiz korkularının esiri olmuştum.

"Bana o şekilde bakma Julietta. Beni suçladığını anlayabiliyorum. Şu an sana iyilik yaptığımın farkında değilsin ama biliyorum ki bir gün bana hak vereceksin ve bu şekilde seni dışarıdaki kötülüklerden koruduğumu göreceksin." diyerek kendini savunuyor ve kararından dönmüyordu. Sayesinde kendine güveni olmayan, çekingen ve ezik biri olmuştum. Bilmediğim o yabancı dünyadan ve insanlardan korkuyordum, sanki biri kabuğumu kıracak ve bana zarar verecekmiş gibi geliyordu. Bir bakıma tam da annemin istediği gibi bir evlat olma yolunda emin adımlarla ilerliyordum. Hayatta ondan başka kimsem yoktu. Bana kötü davranmasına rağmen yine de seviyordum onu, kızamıyordum bir türlü çünkü ölesiye muhtaç hissediyordum kendimi.

O gün Derald bizim eve geldiğinde annem henüz işten dönmemişti.

"Naber Julietta?"

Rahat tavırlarıyla içeriye girdi. Onun içeri girmesini istemiyordum onunla konuşmak yüzünü bile görmek istemiyordum ama bunu ona söyleyemedim tek yaptığım otomatikman asılan yüzümle ona bakmak oldu. Bunu fark etse de yüz ifadesi değişmedi. Oysaki onu sevmediğimi biliyordu, işte böylesine işgüzar bir adamdı o. Yüzüne yerleştirdiği sırıtış ile elinde tuttuğu süslü hediye paketini uzattı bana. Kırmızı parlak bir kağıtla sarmalanmış ve beyaz bir kurdele ile bağlanarak hoş bir görüntüye sokulmuştu.

"Bu senin için." Şaşırmıştım. Bu duygudan çabuk kurtulup soğuk bir tavırla karşılık verdim.

"Nedir bu?"

"Senin için küçük bir hediye aldım, lütfen açar mısın?"

Bu güne kadar hiç hediye almadığım geldi aklıma. Hızlıca doğum günümü hesapladım. Bir eylülde doğmuştum ve on sekizimi doldurmama tam tamına bir buçuk ay vardı. Ne acıdır ki bu yaşıma kadar annem dahil hiç kimse kutlamamıştı benim doğum günümü. Gerçi annem istenmeyen bir çocuk olduğumu yüzüme karşı defalarca söylemiş olduğu için, doğum günüm pek de büyük bir önem arz etmiyordu. Bu acı gerçekle boğazıma oturan yumruyu yok sayarak, onun karşısında her zaman ki hırçın savaşçı kişiliğimi takındım. Benim maskelerimden sadece biriydi bu. İtiraz edeceğimi anlamış olacak ki ben daha ağzımı açamadan devam etti.

JuliettaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin