Aşk Sahoşu +18

1K 47 18
                                        

Hikayem final yaptıktan sonra buradan kaldırıp Dreame yükleyeceğim.

Bilginize

Keyifli okumalar

Ona göz kırptım ve arabadan indim. İkimizi de zorlu ama harika bir gün bekliyordu.

Asansörün kapısı açılırken hafızamın bir kenarına bugünün tarihini not ettim. Bizim sevgili olmamızın ilk günüydü ve benim için büyük bir önem taşıyordu. Onunla uzun yıllar boyunca birlikte ve mutlu olmayı umuyordum. Yan yana yürürken Abigail'in şahin gözleri bizi buldu ve yüzünde kocaman bir gülümsemeyle izlemeye başladı. Yanına vardığımızda resmen ağzım kulaklarımda sırıtıyordum.

"Günaydın Abigail" Konuşan sevgilime baktığım da tıpkı benim gibi onun da mutluluğunun yüzünden okunduğunu görmek daha da iyi hissettirmişti.

"Günaydın Bay Brown ya da çifte kumrular mı demeliyim?" Ayağa kalktı.

"Sizi bir kez daha tebrik ederim harika bir çift olacağınızdan emindim. Gerçekten fazlasıyla mükemmel görünüyorsunuz." Önce Kevın'a sonra bana sarıldı.

"Teşekkür ederim Abi." Onun desteğini asla unutamazdım. Kevın elimi tuttu ve dudaklarına götürerek dikkatimi ona vermemi sağladı.

"Benim gitmem gerek meleğim, seni özleyeceğim." Yüzümde hala şapşal bir sırıtış vardı.

"Bende." Beni bırakıp odasına doğru ilerlerken kapı kapanıncaya kadar arkasından baktım. Masama geçerken;

"Çok tatlısınız." diyen Abigail elindeki peçeteye burnunu sümkürdü, o an ağladığını fark ettim ve soluğu hemen yanında aldım.

"Hey sorun nedir? Neden ağlıyorsun canım?"

"Merak etme hiçbir sorun yok Juli, sadece sizi öyle görünce birden duygulandım işte." O an kahkaha atmak geldi içimden. Ah bu hamilelik insanı ne hale getiriyordu.

"Hamileyken kadınların fazla duygusal olduğu demek ki doğruymuş." dedim dudaklarımı birbirine bastırırken.

"Ağlamak için resmen bahane arıyorsun."

"Ah iftiraya bak. Senin de hamileliğini göreceğiz tatlım, o zaman sana bu günü hatırlatacağım bilmiş ol." Birden durgunluk çöktü üzerime. Hayallerimdeki gibi bir ailem ve Kevın'dan çocuğum olup olmayacağını merak ettim. Masamdaki telefonun çalmasıyla hayallerim dağılırken ahizeyi kaldırıp cevapladım. Böylece yoğun bir iş temposu başlamış oldu.

Öğleye kadar Kevın iş toplantısındaydı bu nedenle görüşemedik. Bir ara mesaj atmayı düşündüm, tahrik edici birkaç edepsiz söz eşliğinde onu ne kadar özlediğimi yazacaktım ama sonra dikkatini dağıtabileceği için bundan vazgeçtim. Öğle saatlerinde odasından çıktığında yanında Cooper vardı.

"Selam Juli nasıl gidiyor?"

"Teşekkür ederim Coop herşey harika."

"Bebeğim biz halkla ilişkiler müdürüyle birlikte yemeğe çıkacağız seninde bize katılmanı istiyorum." Bunu beklemiyordum.

"Bugün için Abigail'e söz verdim. Belki başka bir zaman." Ah Tanrım neden yalan söylediğimi bilmiyorum. Kendime güvensizliğim gün yüzüne çıkmıştı yine. Şirkette birlikte olduğumuzun bilinmesine hazır hissetmiyordum. Ne de olsa büyük patron Kevın'ın bir sekreterle birlikte olması herkesin yadırgayacağı bir haber olurdu. Bunu kaldırabilir miydim emin değildim. Ya da Kevın'ın bunu kaldırıp kaldıramayacağından...

"Pekala." Derken pek de hoşnut görünmüyordu. Kafasında oluşan soru işaretlerini görebiliyordum.

Onlar yanımızdan ayrıldığın da Abigail bana tuhaf bir şekilde bakıyordu. Bu bakışları görmezden gelip yerime oturdum.

JuliettaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin