Keyifli okumalar.
"Bu aralar beni çok şaşırtıyorsun."
"Aklımdakileri uygularken de fazlasıyla şaşıracaksın."
"Aklında ne var?"
"Evimizde uyguladığımda ne olduğunu görürsün." Sözlerim onu etkisi altına almıştı.
Agata teyzeye Kevın ile beraber çıktığıma dair mesaj yazdım. Kevın telefonu elimden alıp cebine attı ve elimden sıkıca tutup kapıya yöneldi. Acelesi var gibiydi.
"Üzerimi değiştirmedim." Diyerek onu durdurdum.
"Gerek var mı? Nasıl olsa seni soyacağım." Bu kaba fısıltısıyla göğüs uçlarım sertleşti.
"Evimizde yeterince kıyafetin var." İtiraz etmedim birlikte evden çıktık. Yarım saat bana bir asır gibi gelmişti. Nihayet eve vardığımızda içeriye girdiğimiz gibi birbirimizi soymaya başladık. Fazlasıyla aceleciydik kıyafetler tek tek yerleri boylarken Kevın beni kucağına aldı.
"Burayı evimiz olarak görmen çok hoşuma gidiyor. Beni bundan daha fazla memnun edemezdin."
"Emin misin? Bence çok daha fazla memnun edebilirim." Kulağını emdikten sonra hafifçe ısırdım.
"Ah bebeğim." Bir dakika geçmeden yere bıraktığında banyoda olduğumuzu fark ettim.
"Vay canına..." Sevecen bir bakış eşliğinde göz kırptı.
"Bunu uzun zamandır yapmak istiyordum."
"Ama benim aklımdaki fantezilerim ne olacak?"
"Onları da yaparız bebeğim."
Önce duş başlığından akan suyun sıcaklığını ayarladı ve beni küvetin içine soktu sonra kendi girdi. Bu anın büyüsüyle çılgınlar gibi öpüşmeye başladık. O kadar zevk alıyordum ki inlemelerim banyoda yankılanıyordu. Bundan çok fazla tahrik olduğunu fark edince tabi ki bunu kullandım. Beni yüzüm duvara gelecek şekilde döndürdü ve ellerimi duvara yaslayıp belimi kıvırdı. Onun önünde domalmamı sağlamıştı. Sert bir şekilde içimi doldururken hiç zorlanmadı çünkü çoktan onun için hazırdım.
Küslüğün ardından yaşadığımız olağanüstü bir seks olmuştu. Bana bornozu giydirip kucağına aldığında kollarımı boynuna doladım sırtım yumuşacık yatakla buluştuğunda yüzümde tatlı bir gülümseme vardı. Onun tarafından böylesine şımartılmak hoşuma gidiyordu. Uykum vardı çok fazla yorulmuştum gözlerimi kapamadan önce mırıldandım.
"Seni seviyorum."
***
İri bir el boğazıma yapıştı.
"Seni öldüreceğim." Tanrım bu ses!
"Hayır bırak beni."
Korku ve dehşet içinde gözlerimi araladığımda Arthur ile gözgöze geldim. Boğazımı sıkarken burnundan soluyordu. Nefes alamadığım için debelenmeye başladım.
"Sen ölmeyi hak ediyorsun."
"İmdat." Ardarda gelen çığlıklarımı neden kimse duymuyordu, korkuyla yerimde sıçrarken bir kez daha bağırdım.
"Hayır." Çığlığım bütün odada yankılandı.
"Ne oldu Juli?" Anlamsızca etrafa bakınırken Kevın gelip yatağa oturdu endişeli görünüyordu. Korkuyla atılıp boynuna sarıldım.
"Ah Kevın."
"Kabus görmüş olmalısın geçti meleğim." Onun kollarında olmak huzur veriyordu. Varlığı benim için ölünceye kadar ihtiyacım olan şifamdı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Julietta
Novela JuvenilÇıkmaz bir sokak gibiymiş demek ki AŞK insan bir kere gönül verdi mi geri dönüşü mümkün olmuyormuş.
