Seninle Bir Ömür

713 68 86
                                        

Keyifli Okumalar.

"Evet henüz sevgilim yok ama bu durum yarın akşam değişecek. Tabi yemeğe çıkacağım kadın beni yine reddetmezse." Benim duygularımdan emin olmak istiyordu, bunun için onu suçlayamazdım.

"Öyle bir şey yapacağını düşünmüyorum. Eminim ki yarın akşamı iple çekiyordur." Gözle görülür bir rahatlama yaşadığına tanık oldum. Randevumuza dair endişelerinin yok olduğunu umuyordum.

"Bunu duyduğuma ne kadar sevindiğimi göstermeme izin verir misin?" Tenim kızarırken arzu hızla içime sızdı.

"İşyerinde olduğumuzu hatırlatmama gerek var mı?"

"İnan bana meleğim şu an etrafımızda yüzlerce insan olsa bile, hiçbir şey bunu yapmama engel olamaz."

Beni kollarının arasına alıp sardı. Başımın tepesine öpücük bıraktığın da ellerimi beline dolayarak ona sarıldım. Bakışlarımız kesiştiğinde yüzlerimiz yaklaşırken kalbim göğüs kafesimin içinde güm güm atıyordu. Burnunu burnuma değdirdi sonrada dudağını hafif bir şekilde dudağıma sürttü. Dünya ile bütün bağlantım kopmuştu o anda. Öpüşmemizi derinleştirmek için ağzımı açtım ve maharetli dilinin içeriye kaymasına izin verdim. Bir yandan beni öpüyor bir yandan da ellerini kalçalarımda ve sırtımda gezdiriyordu. Kışkırtıcı dokunuşları içimi tutuşturuyordu. Soluğum hızlanırken zevkten kıvranmaya başladım.

"Kevin." Tanrım ona olan ihtiyacım yüzünden aklımı oynatabilirdim.

"Lanet olsun keşke bu akşam ki toplantımı erteleme imkanım olabilseydi." Nefes nefese bakıyorduk birbirimize.

"Sorun değil. Bir gün daha bekleyebilirim." dedim şakaya vurarak.

"Ama benim için bu büyük bir sorun, artık senden bir dakika daha ayrı kalmak istemiyorum." Eli nazikçe yanağımda gezindi.

"Yemekte her şeyi konuşmalıyız. Aklında hiçbir soru işareti kalmamalı." Tanrım ne kadarda düşünceliydi. Büyülenmiş gibi başımı aşağı yukarı salladım.

"Bu kadar düşünceli olmana bayılıyorum. Sanırım senin için en doğru tanım Bay Muhteşem olurdu." O güzel yüzünde şu ana kadar gördüğüm en güzel gülümsemeyi sundu bana.

"Vay canına senden bunları duyacağımı hiç sanmazdım."

Seksi bir bakış atarken dudaklarım edepsiz bir şekilde kıvrıldı. Onun kravatını tuttum ve biraz çekerek yüzünün bana yaklaşmasını sağladım. Kışkırtmak ister gibi meydan okuyan bakışlarım gözlerini delip geçiyordu.

"Neler duyacağını tahmin bile edemezsin." Beni belimden sert bir şekilde kavradı ve bedenlerimizin alt kısmını birleştirdi. Onun sertliğini hissedince alt dudağımı ısırdım. Gözleri arzuyla parlıyordu.

"Seni çok istiyorum Julietta." Ağzı bir kez daha dudaklarımın üzerine kapanarak birçok şey vadeden sert acımasız bir öpücükle esir aldı beni. Birkaç dakikanın sonunda başını alnıma dayadı ve zorlukla konuştu.

"Tanrım bugün çok zor bir gün olacak. Aklımı senden nasıl uzak tutacağım bilmiyorum." Hoşuma gitmişti, kıkırdadım. Hatta tüm gün yüzümde kocaman bir sırıtışla dolaştığımı söyleyebilirim.

Akşama doğru işlerin yavaşladığı bir anda Cooper'ın odasına gittim. Odaya girdiğim de Kevin'ı orada görmeyi beklemediğim için şaşırmıştım, yoğunluktan gözümden kaçmış olmalıydı. Masanın başında dikiliyordu ikisi de, masanın üzerindeki dosyalara göz gezdiriyorlardı. Sanırım bu akşam ki toplantıyla ilgiliydi bu. Onların işini bölmek istemediğim için hemen söze girdim.

"Böldüğüm için üzgünüm ben daha sonra da gelebilirim." Cooper anında itiraz etti. Elini uzatarak beni çağırdı.

"Lütfen gel Juli. Bizim de biraz ara vermeye ihtiyacımız vardı." Çekinerek içeri girdim. Kevın yaptığı işi bırakmış tüm dikkatiyle bana odaklanmıştı. Tanrım öyle muhteşem bakıyordu ki kendimi değerli hissetmeme neden oluyordu.

JuliettaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin