Keyifli Okumalar
Evet nihayet oyun oynama sırası bana geçmişti. Başını kaldırıp gözlerinin o yoğun mavisiyle bana bakınca, gözüm dudaklarında takılı kaldı. Ah o biçimli dudakları dudaklarımın üzerine iştahla kapansa, tüm vücudumda tek bir nokta bırakmaksızın öpüp okşasa... Aklımdan geçen müstehcen düşünceleri anlamış gibi Kevın'ın sırıtışı daha da büyürken, kızaran yüzümü görmemesi için ondan uzaklaştım ve kanepenin arkasına geçtim. Ellerimi yavaşça okşarcasına yerleştirdim omuzlarına. Ona dokunduğum an yerinde kımıldanarak oturuş pozisyonunu değiştirdi. Zafer dolu bir gülümseme yayıldı dudaklarıma oradan gözlerime ulaştı onu etkilemenin verdiği sevinç. Nazikçe omuzlarını sıkmaya başladım. Gömleğinin üzerinden hissedebiliyordum teninin sıcaklığını. Onun her bir zerresini nasılda istiyordum. Kendimi onda kaybetmek, onun becerikli dokunuşlarıyla kendimden geçmek... Odanın ısısı bir anda artmış, dilim damağım kurumuştu, dilimi çıkarıp hafifçe ıslattım dudaklarımı. Başka şeyler düşün Juli diye azarladım kendimi. Başka şeyler düşün.
Hadi ama bunu yapabilirsin.
Ellerimin altındaki sert kaslar gevşerken dokunuşlarıma karşı verdiği tepkileri izlemek baş döndürücüydü. Dikkatimi dağıtan pantolonunun önündeki hafif kabarıklık yüzünden başka bir şey düşünmem oldukça güçtü. Kulağına eğilerek en seksi ses tonumla konuştum. Bu defa dudaklarımın kulağına değmesini sağlamıştım.
"İyi geleceğini söylemiştim. Görüyor musun nasıl da gevşedin." Sözlerimin altındaki imayı anladığını biliyordum. Oturuş pozisyonu değiştirdi.
"Tamam bu kadarı yeterli." Öne doğru eğilince benden uzaklaştı. Oysa ellerim onun bedeninden mahrum kalmak istemiyordu.
"Sana yardımcı olduğuma sevindim." Bir şeyler homurdandı ama ne söylediğini anlayamadım. Onu etkilemiş olmanın verdiği keyifle kanepenin önüne geçtim ve Kevın'ın karşısında durdum.
"Senin için yapabileceğim başka bir şey var mı sevgili patronum?" Yakıcı gözleri bedenimde gezindi. Derin bir nefes alarak gerginliğini hafifletmeye çalıştı.
"Evet benden uzak durabilirsin. Ne yapmaya çalıştığını biliyorum." Gözlerimle ona meydan okuyarak baktım. Bu sahte meydan okumamla gurur duyuyordum.
"Ne yapmaya çalışıyor muşum?" Ayağa kalktı meraklı bakışlarım arasında gelip arkamda durdu. Burnunu saçlarımın arasına gömdüğü anda ona yaslanmamak için zor tuttum kendimi.
"Oyun oynamak mı istiyorsun? Eğer öyleyse seninle çok güzel oynayabilirim Meleğim."
Söylediği sözlerin ağırlığı altında ezilerek acıyla gözlerimi yumdum. İyi ki arkamdaydı ve yüzümü görmüyordu çünkü yaşadığım üzüntünün gizli kalması benim için önemliydi. İçimden gelen şey dönüp ona sıkı bir tokat atmaktı ama tuttum kendimi bu zevki ona yaşatmayacaktım. Onun yerine yüzüme maskemi taktım ve alaycı bir gülüş yerleştirdim dudaklarıma.
"Karşında sıkı bir rakip olduğunu hatırlatırım."
Verdiğim cevaba karşılık dişlerinin gıcırtısından çene kaslarının gerildiğini hissettim. Ondan korkup geri adım atacağımı sanıyorsa çok yanılıyordu Bay ukala. Bir şey söyleyememesine karşı başımı hafifçe döndürüp ona baktım. Dilini hafifçe çıkarıp alt dudağını ıslattı. Bir zamanlar dilini en mahrem yerlerimde gezdirdiğini hatırlayınca kalp atışlarım anında hızlandı ve bacak aramda bir sızlama meydana geldi. Aramızda oluşan güçlü çekimin o da farkındaydı ve benim gibi buna karşı koymaya çalışıyor gibi görünüyordu. Gözlerimin dudaklarında takılı kaldığını fark edince zamansız bir şekilde içli bir nefes alıp verdim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Julietta
Teen FictionÇıkmaz bir sokak gibiymiş demek ki AŞK insan bir kere gönül verdi mi geri dönüşü mümkün olmuyormuş.
