36. Bölüm

1.8K 92 15
                                        

Telefonu açmalı mıydım kararsız kalmıştım. Açsam bile ne konuşabilirdik ki? Açıp ne anlatacaksa dinlemeye karar verdim ve telefonu açtım.
"Alo?"
****************
"Selin? Sen iyi misin? O kadar korktum ki!"dedi Barış. Sesini duymak beni kendime getirmişti.

"İyiyim."dedim.

"Çok korktum Selin. Hastaneye gelip kızlara görünmek istemedim. Biliyorsun çok kızgınlar bana."dedi.

Cevap vermedim. Devam etti. "Baya da iyi vurmuşlar ha. Hala çok acıyo."dedi.

"Ee?"dedim. "Beni bunun için mi aradın?"

"Özür dilerim. Ben...Sanırım nasıl başlayacağımı bilmiyorum.  Saçmaladım."dedi.

"Açıklaman ne? Gerçi o durumu hiçbir şekilde açıklayabileceğini sanmıyorum."

"Selin bak... O kız sevgilimdi. Evet onunla sevgiliydik. Ama bu çok uzun zaman önceydi. Onunla 2 yıl sevgiliydik. Sonra ben buraya taşındım ve bu süre içinde ayrılmadık. Yani ayrıldık ama resmen ayrılmadık. Düşünsene bu okula geldiğimden beri sadece 2 kere konuştuk ve neredeyse 1 yıl oluyor. Yani ben... ben bi şekilde ayrıldığımızı düşündüm."

Kısa bir sessizlik oldu ve devam etti.

"Bak ben seni gerçekten sevdim. Onunla uzun zaman sevgili olmuş olabiliriz ama ona karşı öyle hissetmedim. Hiçbir zaman. Ve ben bir yıldır konuşmadığım birini kafaya takmaktansa hayatıma devam etmeyi düşündüm. Yani ne bileyim sonuçta benimle hiçbir iletişime geçmiyor ve sonra çıkıp geliyor. Yani bu nasıl bi ilişki olabilir ki?"

"Madem öyle neden dün akşam onunla buluştun?  Hayatından çıkmamış mıydı zaten?"

"Ben öyle düşünüyordum. Ama o öyle düşünmüyormuş. Dün akşam aradığında ben çok kötüydüm. Selin seninle ayrılmıştık ve ben de hayatıma devam etmem gerektiğini düşündüm. Ama yemin ederim aramızda bir şey geçmedi. Sadece biraz içmiştim ve kısa bir öpücüktü. Selin yemin ediyorum bir şey olmadı."

"Bu muydu? Açıklaman bu kadar mı? Barış biz ayrılmamıştık bile. Neyse ne şu saatten sonra ayrıldık zaten." dedim.

"Beni bunun için yargılayamazsın. Sadece küçük bir öpücüktü." dedi.

"Küçük bir öpücük mü? Kızın ağzının içine girmiştin be hala neyden bahsediyorsun sen?"

"Selin bak sakin ol. Aramızdaki sorunu çözmeye halletmeye çalışıyorum."

"Biliyor musun ben artık halletmek istemiyorum. Çok yoruldum ve uzun bi süre yalnız kalmaya ihtiyacım var. Sen de bu süre içinde isteğinle istediğini yapabilirsin."dedim ve telefonu kapattım.

Kendimi kötü hissediyordum. Hep ikinci kız mı olmuştum yani? Sevgilisi olan biriyle çıkmak... Bana göre değildi. İstemsizce ikinci kişi durumuna düşmüştüm. Barış'ı affetmeli miydim? Affetsem bile sanırım hiç bir şey eskisi gibi olmazdı. Belki de şu erkek muhabbetlerine biraz ara vermeliydim. Kendime daha fazla odaklanmalıydım. Yalnızlık kötü bir şey değildi sonuçta. Ya da isteyerek yalnız kaldığında. Bilmiyorum. Tek bildiğim şu an hayatımda hiç kimseyi istemediğimdi. Artık hayatımda bir erkeğe yer yoktu.

     Olanları düşündüm. Her şeyi. Barış hayatıma girmeden önce mutluydum. Devamlı güldüğüm bi hayatım vardı. Arkadaşlarımın ilişkileriyle dalga geçer onları çıldırtırdım. Saçma sapan şeyler yapar okulda garip hallere girerdim. Peki ya şimdi? Tüm günüm kavgalarla veya ağlamakla geçiyordu. Arkadaşlarıma, aileme özellikle kendime eskisi kadar zaman ayırmıyorum. Tek bir konu hakkında konuşuyor ve ağlayıp duruyordum. Gerçek ben bu muydum? Hiç sanmıyorum. Sanırım artık eskisi gibi olmamın zamanı gelmişti. Ne zamandır aktığını bilmediğim göz yaşlarımı sildim. Yüzüme kocaman bi gülümseme yerleştirdim. Sanırım artık eskisi gibi olmaya hazırdım.

REZİL OLDUM!Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin