Ep.11 "Tebrik ederim Bahar Karasu"

2.9K 128 11
                                        



Üç gün sonra

Bahar'dan

Nihayet Bugün Yavuz'la nikahımız vardı. Anneme ilk önce tayinim çıktığını söyleyince çok sevinmişti burdan gidecek olmama. O zaten hiç istememişti Karabayır'a gelmemi. Orası tehlikeli, sana göre değil diyip durmuştu. Aslında Yavuz da başlarda öyle düşünüyordu ama şimdi burda kalmam için benimle evlenecekti. Ben birden farkettiğim bu değişimle aptal aptal sırıtmaya başladım. Anneme daha sonra burda kalmak için formalite bir nikah yapacağımı söyleyince küplere binmişti, hele ki Yavuz'la evleneceğimi duyunca hepten delirmişti. Yavuz'la tanışmışlardı ve yıldızları barışmamıştı. Bunun nedeni Yavuz'un beni rehin alan terörist kadından kurtarmak için, beni de yaralamak zorunda kalmış olması olabilirdi tabi. Annemden farklı bir tepki beklemiyordum zaten. Hep benim iyiliğimi düşündüğünü söylerken benim ne istediğimi ne düşündüğümü hiçbir zaman önemsememişti zaten. Babamla hiç konuşmamıştık. Yıllardır görüşmüyorduk. Şimdi de formalite bir evliliği haber verecek değildim.

Ben kafamda bu düşüncelerle hazırlanırken aynada son kez kendime baktım. Abartmış mıydım acaba? Yoo gayet uygundu. Üstümde dantel, yarım kol, vücuduma hafif oturan, dizimin üstünde beyaz bir elbise vardı. Saçlarım hafif dalgalıydı, makyajım da doğaldı. Günlük makyajın haricinde bordo ruj sürmüştüm. Formalite bile olsa nikah kıyacaktık. Bu kadarcık özen normaldi. Evet artık hazırdım, şimdi Yavuz'un gelmesini bekleyecektim.

Yavuz'dan

Gömleğimin son düğmelerini de ilikleyip yatağın üstündeki ceketi üstüme geçirdim. Ceketin mendilini de düzeltip son kez aynada kendime baktım. Kravat da taksa mıydım? Yok canım gerek yok o kadarına, böyle iyi. Yoksa çok mu fazla oldu? Gömlek yerine siyah bir tshirt mü giyseydim? Yok artık ne tshirt ü, sonuçta nikah bu. Ben son olarak saçlarımı düzeltirken kapı aniden açıldı ve Leyla içeri daldı.

"Napıyorsun Leyla, ya giyiniyor olsaydım?"

"Yuh Yavuz, 2 saattir içerdesin zaten, kaç defa giyinip soyunacaksın acaba? İçim şişti burda, bir hazırlanamadın. Yani gören de gerçekten evleniyorsun sanacak."

Leyla'nın imasına göz devirdim.

"Sonuçta nikah bu, bırak da biraz özeneyim."

"Tamam tamam bir şey demedim. Dur bir bakayım sana. Yalnız varya of yakıyorsun yeminle. Yani Bahar sana bu zamana kadar aşık olmadıysa bile bugün kesin olur. Bak bak gözleri nasıl parlıyor."

Kendimi toparlayıp konuştum. Bu kadar iltifat benim egoma bile fazlaydı.

"Saçmalama Allah aşkına, hadi çıkalım geç kalacağız."

"Tamam Romeo merak etme alacağız bugün Jüliet'i, geç kalmayız."

Ben yandan bir bakış atarken Leyla devam etti.

"Sen git gelin hanımı al, biz de Ateş'le Nazlı'yı alıp geliriz nikah dairesine."

"Bu nikah şahitliği olayını niye Ateş'e devrettiğini hala anlamadım ama şu nikah telaşı bir geçsin, ne işler çevirdiğinizi çözeceğim."

Leyla yaramazlık yaparken yakalanmış küçük bir çocuk gibi dudak büktü. Sonra karşıma geçip ceketimin yakalarını düzeltip üzerindeki hayali tozları silkeledi. Sonra elini yüzüme getirip göz kırptı, ardından kapıyı çekip çıktı.

Leyla bu üç günde Nazlı'yla ve Güler ablayla tanışmıştı. O buradayken ondan başka kimse nikah şahidim olamayacakken, kolundaki yarasını bahane edip 'ben şimdi doğru düzgün imza atamam, benim yerime Ateş olsun şahidin' şeklinde saçma bir açıklamayla şahitlik işini Ateş'e devretmişti. Bahar'ın şahidi de Nazlı'ydı. Ateş'le Nazlı arasında bir şeyler oluyordu sanırım. Bunu geçen gün Ateş ve Bahar'ın konuşmasından da sezmiştim. Ama benim tepkimden korkusuna Ateş bir şey diyemiyordu anlaşılan. Benden çok Erdem yarbayın tepkisinden korkmalı aslında. Olacak iş mi şimdi bu? Erdem yarbay duysa ne der kim bilir? Neyse bu sonraki konu benim şimdi gidip Bahar'ı almam lazım.

Mavinin SiyahıBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin