Ep.32 "Beni bırakma!.."

3.7K 124 17
                                        


Çok sevdiğim bir şarkı ve video klip eşliğinde.. iyi okumalar ❣️

Yavuz'dan   

Gözümü kırpmadan, kılımı kıpırdatmadan önümdeki ekrana bakıyordum. Gördüklerim beynimde dönüp duruyordu. Kanım çekilmiş, nefesim kesilmişti. Bu hayatta en çok korktuğum şey başıma gelmek üzereydi. Yıllar önce yaşadığım travma tekrarlanıyordu.

Karşımda elleri arkadan bağlanmış, tavana iple asılmış, ayaklarının altına buz kütlesi konmuş karım duruyordu. Sahip olduğum her şey, o buz kütlesi gibi eriyip gitmek üzereydi. Ellerimin arasından kayıp gitmek üzereydi. Bahar buz kütlesinin üzerinde dengede durmaya çalışırken, bir yandan da ağlıyor adımı bağırıp duruyordu. Bense elim kolum bağlı çaresizce Bahar'a bakıyordum.

Birden Bahar'ın tutulduğu depoda buldum kendimi. Kapıyı yumrukluyor, tekmeliyor açmaya çalışıyordum. Bir yandan da Bahar'a bağırıyordum. Burda olduğumu, onu kurtaracağımı bilsin istiyordum. Son tekmemle kapı sertçe açıldı. Gördüğüm mazarayla bir an donakaldım. Buz kütlesi yarıya kadar erimiş, Bahar artık havada sallanmaya başlamıştı. Başım döndü, gözüm karardı. Annemi bulduğum an aklıma gelirken hızla koştum Bahar'a. Bacaklarına sarılıp adını bağırmaya başladım. Beni bırakamazdı. Gidemezdi. İpten kurtarıp, ellerini çözüp yere yatırdım. Yüzünü sıvazlayıp gözlerini açmasını bekledim umutla. Ama Bahar kıpırdamıyordu. Başımı göğsüne dayayıp kalbini dinledim. Atmıyordu... Beni yaşatan o kalp, artık atmıyordu. Kollarımı dolayıp göğsüme bastırdım onu. Aklım uçmuş, mantığım beni terk etmişti. İçime tarifsiz bir acı çöreklenmişti. Baharım, karım, her şeyim, karnındaki bebeğimizle birlikte gitmişti, beni bırakmıştı. Deli gibi ağlıyor, adını bağırıyordum avazım çıktığı kadar. Gidemezsin Bahar, beni bırakamazsın. Bahar, Bahaar! Bahaaaaar!

Kendi çığlığımla sıçrayarak uyandım. Yatakta oturur pozisyona geldim. Derin derin nefesler alıyordum. Elimi alnıma getirdim. Ter içinde kalmıştım. Hala gördüğüm rüyanın etkisi altındaydım. Daha doğrusu kabusun.

Omzuma dokunan elle ondan tarafa döndüm. Bahar korkmuş gözleriyle, dehşet içinde bakıyordu bana. Gözlerimi kırpıştırıp baktım bir süre. İçinde bulunduğum an, rüya mı gerçek mi anlamıyordum. Bahar dudaklarını aralayıp konuştu ama ben bir şey duymuyordum. Sadece dudaklarının oynadığını görüyordum. Sonra birden ortam netleşti, sesler kulağıma gelmeye başladı.

"Yavuz, canım, n'oldu kabus mu gördün? Hı, iyi misin?"

Ben bir şey diyemeyip sadece bakarken Bahar tekrar konuştu.

"Dur ben sana bir su getireyim."

Tam yataktan çıkıyordu ki kolundan tutup kendime çekerek sıkıca sarıldım. O da hemen doladı kollarını boynuma. Ben kendimi tutamayıp ağlamaya başlarken, Bahar da bir eliyle sırtımı sıvazlayıp, diğer eliyle saçlarımı okşuyordu. Sakinleşmem için usul usul konuşuyordu. Bense sadece ağlayıp kokusunu içime çekiyordum.

"Tamam canım, sakin ol, geçti, sadece kötü bir rüya, bak geçti, ben yanındayım."

Boynumu koklayıp küçük bir öpücük kondurunca sakinleşmiştim biraz. Ağlamamı kesip ayrıldım Bahar'dan. Ellerini yüzüme getirip gözyaşlarımı sildi. Onun da gözleri dolmuştu. Ben kendimi toparlayıp ellerimi belinden çekerek yüzümü sıvazladım. Bahar da tedirgince bana bakarak konuştu tekrar.

"Daha iyi misin?"

Başımı ona çevirip gözlerine baktım. Hala endişeyle bakıyordu. Elimi yüzüne getirip sevdim. Gülümsemeye çalışarak konuştum.

"İyim, merak etme."

Yanağının üstündeki elimi alıp öptü.

"Ne gördün rüyanda?"

Mavinin SiyahıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin