Bahar'dan
"Bahaar, sancılar çok sık gelmeye başladı."
"Tamam canım tamam sakin ol. Derin derin nefes al."
"Valla dejavu yaşıyorum ya. İki hafta önce de aynı bunlar oluyordu."
"Sinan sen önüne bak! Zaten niye arabayı sen kullanıyorsun anlamadım ki?!"
"Sen mi kullansaydın Bora? Şu haline bak, telaştan yerinde duramıyorsun."
"Leyla doğuma giderken bütün Karabayır'ı ayağa kaldıran adam mı söylüyor bunu?"
"Evet. O zaman da zaten ben kullanmamıştım arabayı, Yavuz kullanmıştı."
"Tamam ya kesin tartışmayı, doğuruyoruz burda!"
"Tamam canım tamam! Sustuk biz, sen sakin ol."
"Şişt Özge, doğuma daha birkaç hafta vardı. Sen emin misin doğurduğuna?"
"Şimdi şöyle Sinancım, eğer sen biraz daha oyalanırsan ben arabada doğuracağım sen de görmüş olacaksın emin miyim değil miyim!!"
Özge bağırınca sinan gaza biraz daha bastı. Yine bir telaş doğuma gidiyorduk. Yavuz Gülümser'le bizim arabaya geçince, direksiyona Sinan atlamıştı 'ben kullanacağım' diye. O anda kimse itiraz edecek durumda değildi zaten. Sinan da tuhaf bir şekilde fazla sakindi. Özge'nin elini tutmuş onu sakinleştirmeye çalışıyordum. Özge de derin derin nefesler alıyordu. Birden gözleri kocaman açıldı. Başını bana çevirip telaşla konuştu.
"Bahar, Bahar suyum geldi! Kızımı burda doğurmak istemiyorum Bahar!"
"Özgecim sakin ol. Bak yetişmek üzereyiz hastaneye."
Sinan birden telaşla arkaya döndü.
"Ney?! Suyun mu geldi?! O zaman doğuruyorsun demek ki! Bahar eğer burda doğarsa ben bayılırım kesin!"
"Allah senin cezanı vermesin Sinan!! Ben bayılmıyorum da sana n'oluyor?! Arabayı doğru dürüst kullan ve şu gaza biraz daha baas!!"
Bora bağırarak konuşunca Sinan durumu yeni idrak etmiş gibi telaşla kafa sallayıp gazı kökledi. Son hızla gidiyorduk hastaneye. Bora'nın telefonu çalınca telaşla çıkardı.
"Efendim Özgür. Özgür şimdi onunla ilgilenemeyeceğim Özge'yi doğuma götürüyoruz. Tamam."
"N'oluyor Bora? Bir sorun mu var?"
"Yok canım sorun falan. Taburda halledilmesi gereken evrak işleri vardı onu söylüyor. Sen bırak onu şimdi, derin derin nefes al, bak böyle."
"Valla Bora helal olsun. Yani evde bir bayılıp ayıldın ama sonrasında gayet dirayetli karşıladın durumu. Ben çok fena olmuştum ya."
"Sus Sinan sus. Kendimi zor tutuyorum zaten."
Sinan gülüp önüne döndü. Bu sırada hastaneye gelmiştik. Hemen arabadan inip Özge'yi de indirdik. Sinan koşup yine bir tekerlekli sandalye getirdi. Bora yavaşça oturttu Özge'yi sandalyeye. Hızla hastaneye girerken bizimkiler de gelmişti peşimizden. Onlar da hemen girdiler hastaneye. Yolda Melek'i aramıştık. Acilin girişinde Melek karşıladı bizi.
"Melek yolda suyu da geldi."
"Tamam Bahar hemen muayeneye alalım."
Melek Özge'yi odaya alınca biz dışarda beklemeye başladık. Bora yerinde duramıyordu. Bir oraya bir buraya yürüyüp duruyordu. Biz de Melek'in çıkmasını bekliyorduk. Kapıyı açıp çıktı Melek. Bora hemen gitti yanına.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mavinin Siyahı
Fiksi PenggemarYavuz ve Bahar'ın hem bilindik hem bilinmeyen hikayesi. Söz'deki Yavuz ve Bahar burda, benim kalemimde biraz daha farklı. Diziyle paralellikler var ama daha çok görmek istediğim gibi, daha çok hayal ettiğim gibi. Dizideki her karakter bu kitapta y...
