Ömer, Leyla ve Sinan'ın oğlu. Çok önceden karar vermiştim bu isme ve değiştirmek istemedim. Söz'ü artık izlemiyorum. Yavuz'a orda yeni adıyla mı hitap ediyorlar, yani Ömer mi diyorlar bilmiyorum. Başlığı görünce aklınıza o gelir diye, bölüme başlamadan duruma açıklık getireyim dedim. Umarım bu isim sizi irite etmez. Bizim Ömer'in, Ömer Günay'la bir ilgisi yok. İyi okumalar🤗
Yavuz'dan
Hemşire bebeği Sinan'a uzatınca Sinan bir an tereddüt etti. Elimi omzuna getirince bana döndü. Gülüp kafa salladım. O da tekrar bebeğine döndü. Gözlerinden yaşlar akarken yavaşça kucağına aldı oğlunu. Gülümseyerek bakıyordu kucağındaki oğluna. Minicikti, aynı Gülümser'in ilk doğduğu zamanki gibi. Çok güzel bir bebekti. Ellerini oynatıp sesler çıkarıyordu. Sinan eğilip boynunu kokladı. Ardından elini uzatıp elini sevdi. Birden yakaladı minik eliyle parmağını. Sinan anında kocaman gülümsedi. Alnına bir öpücük kondurup konuştu.
"Hoşgeldin oğlum. Hayatımıza hoşgeldin."
Sinan yaşlı gözleriyle gülümseyerek bakıyordu oğluna. Hepimiz başına gelmiş bakıyorduk bebeğe. Gerçekten çok güzeldi.
"Anam bu çok güzel Sinan kardeş. Sahi adını ne koyacaksınız? Bence Mücahit çok harika bir isim."
Biz Keşanlı'ya gülerken Sinan bakışlarını oğlundan çekmeden konuştu.
"Ömer. Oğlumuzun adı Ömer olacak."
Burukça tebessüm ettim. Ömer, Leyla'nın rahmetli babasının adıydı. Elimi omzuna getirip sıkınca bana çevirdi bakışlarını. Ben de tebessüm ettim.
"Leyla'ya söylemedim ama hoşuna gider heralde."
"Çok mutlu olacak eminim."
Sinan da kafa sallayıp tekrar bebeğine döndü.
"Yani Ömer de güzel isim de Mücahit olsa iyiydi."
"Dayıoğlu bu gidişle sen kendi oğluna verirsin Mücahit ismini."
"Yok artık. Baba oğul aynı isimde mi olacak?"
Hepimiz dönüp şaşkınca Aslı'ya baktık. O da dediğini yeni farketmiş gibi gülmeyi kesip, bakışlarını kaçırdı. Kimse bir şey demezken Aslı'nın tepki vermesi herkesi bıyık altı güldürmüştü. Keşanlı da Aslı'ya kaçamak bir bakış atıp Sinan'ın yanına gitti.
"Ömer iyiymiş. Meraba Ömer. Bak ben Keşanlı amcan."
Sinan gülerek baktı Keşanlı'ya. Sonra hemşirenin sesiyle ona döndük.
"Küçük beyi artık almam lazım. Daha sonra annesinin yanına getireceğiz tekrar."
Sinan kafa sallayıp tekrar kokladı bebeğin boynunu. Ardından hemşireye uzattı. Bebeğin arkasından bakarken doğumhanenin kapısı açıldı tekrar. Leyla'yı çıkarıyorlardı. Sinan hemen koşup Leyla'nın başucuna geldi. Elini tutup saçlarını sevdi.
"Canım iyisin di mi?"
Biz de gelip durduk sedyenin başında. Leyla çok bitkin görünüyordu ama gülümsüyordu.
"İyiyim canım. Çok iyiyim."
Sinan tebessüm edip Leyla'nın alnını öptü. Leyla tebessümle baktı Sinan'a.
"Oğlumuzu gördün mü?"
Sinan mutlulukla kafa salladı.
"Gördüm bir tanem. Çok güzel."
Leyla'nın gözünden bir damla yaş süzülürken gülümsedi. Ben de diğer taraftan gittim başucuna. Elimi saçlarına getirince bana çevirdi başını.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mavinin Siyahı
Fan-FictionYavuz ve Bahar'ın hem bilindik hem bilinmeyen hikayesi. Söz'deki Yavuz ve Bahar burda, benim kalemimde biraz daha farklı. Diziyle paralellikler var ama daha çok görmek istediğim gibi, daha çok hayal ettiğim gibi. Dizideki her karakter bu kitapta y...
