Yavuz'dan
Kulağıma gelen kıkırdamalarla yavaşça açtım gözümü. Önce göğsümde uyuyan Bahar'a baktım. Gülümseyip yanağımı başına yaslayınca gülüşmeleri duyup kafamı kaldırdım. Sinan ve Leyla karşımızda dikilmiş kıkırdıyorlardı. Uyandığımı görünce gülüşmelerini artırdılar.
"Hayırlı işler kardeşim. Kapıyı çaldık ama ses gelmeyince girdik içeri. Adama bak, sanki dün vurulan kendisi değil. Yarası bile durduramıyor Yavuz Karasu'yu."
Leyla Sinan'ın dediğine ağzını kapatıp gülerek gözlerini kaçırdı. Ters ters bakıp başımı Bahar'a çevirdim. Hala uyuyordu. Kıyamam dün perişan olmuştu tabi. Tekrar Sinan'a bakıp yavaş sesle konuştum.
"Zevzek zevzek konuşma Sinan. Hem yavaş ol biraz Bahar uyuyor hala."
Sinan sessiz sessiz gülerek ağzına fermuar çeker gibi hareket yaptı. Leyla da gülmesini keserek elindeki poşeti kenara bıraktı.
"Meyve getirdik. Sen yiyebilir misin bilmiyorum ama en azından Bahar yesin. Dünden beri perişan oldu, doğru düzgün bir şey de yemedi. Hamile hamile bünyesi zayıf düşmesin."
Tebessüm edip kafa salladım. Leyla da tekrar muzip muzip gülerek konuştu.
"Neyse biz çıkalım. Bahar uyanır da bizi görürse utanır şimdi."
Sinan da gülerken göz devirdim. Leyla kıkırdayarak Sinan'ın elinden tutup sürükledi peşi sıra.
"Öğleden sonra tekrar uğrarız" diyip çıktılar dışarı.
Tekrar başımı Bahar'a çevirdim. Hala melek gibi uyuyordu. Omzunu sevip saçlarına öpücük kondurdum. Başımı başına yaslayıp gözlerimi kapattım. Huzur bulduğum tek yer onun yanıydı. Ben gözüm kapalı, yüzümde gülümsemeyle dururken Bahar kıpırdandı. Başımı kaldırıp yüzüne baktım. Belimdeki kolunu göğsüme getirip yanağının altına koydu. Yavaşça gözlerini açıp hafif bir ses çıkararak güldü. Ben de aynı şekilde karşılık verdim.
"Günaydın maviş."
"Günaydın canım."
Bahar yerinde kıpırdanırken birden yeni hatırlamış gibi hızla kalktı göğsümden. Gözlerini kocaman açıp konuştu.
"İyi misin? Canını acıtmadım değil mi? Yayılmışım öyle göğsüne iyice. İyisin değil mi? Ağrın falan yok?"
Bahar'ın telaşına gülerek cevap verdim.
"İyiyim canım benim. Hem de çok iyiyim. Sensiz uyuyup, sensiz uyansaydım asıl iyi olmazdım."
Bahar da telaşlı ifadesini silip gülerek baktı yüzüme.
"Kimse gelmedi değil mi ben uyurken?"
Dudaklarımı büzüp gözlerimi kaçırdım. Bahar kaşlarını kaldırıp cevap beklerken yandaki poşeti işaret ettim başımla. Bahar da bakışlarını oraya çevirince konuştum.
"Sinan ve Leyla geldi. Meyve getirmişler."
Bahar utanıp elini yüzüne kapatırken ben güldüm bu haline.
"Yaa rezil olduk."
Gülerek tutup çektim elini.
"Niye rezil oluyormuşuz canım Allah Allah."
Bahar hızla ama canımı da yakmamaya çalışarak çıktı yataktan. Ayağa kalkıp üstünü başını düzeltti.
"Başkaları da gelmeden ben kalkayım en iyisi."
Gülerek baktım utançtan kızaran yanaklarına.
Bahar karşıma oturmuş kahvaltı yaptırıyordu bana. Evet baya baya elleriyle yediriyordu. Ne kadar ben yerim desem de dinlememiş. kendi yedirmeye başlamıştı. Kahvaltıyı bitirip küçük masayı kenara çekti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mavinin Siyahı
FanfictionYavuz ve Bahar'ın hem bilindik hem bilinmeyen hikayesi. Söz'deki Yavuz ve Bahar burda, benim kalemimde biraz daha farklı. Diziyle paralellikler var ama daha çok görmek istediğim gibi, daha çok hayal ettiğim gibi. Dizideki her karakter bu kitapta y...
