Ep.31 "Emrinize amadeyim doktor hanım"

3.6K 124 20
                                        


Yavuz'dan

Time durumu anlatmıştım. Derman denen o şerefisizi yakalamadan bize huzur yoktu. Şimdi de Sinan ve Leyla'yla hastaneye Bahar'ı almaya gidiyorduk. Hem Bahar'ı tebrik etmek istemişler hem de içimdeki sıkıntıyla beni yalnız bırakmak istememişlerdi.

Aklımdan çıkaramıyordum Derman'ın dediklerini. Adam annemin katiliydi şimdi de karımı öldürmekten bahsediyordu. Gözümün önüne annemi bulduğumuz an gelince, aklımdaki görüntüden kurtulmak için başımı iki yana sallayıp elimi alnıma getirdim. Adımlarımı yavaşlatıp durdum bir süre. Sinan ve Leyla da benimle durup bana baktılar. Ne düşündüğümü, ne hissettiğimi en iyi onlar biliyordu. O gün de, o günden sonra da hep ve sadece onlar vardı yanımda. Bu travmayı atlatmam, eskisi gibi olmam için insan üstü çaba harcamışlardı. Onlar da benim kadar üzgündü elbet ama yanımda hep dik durmaya çalışmışlardı.

Ben, biz tam bu travmatik durumu biraz olsun atlattık, kötü günleri geride bıraktık derken, annemin intihar etmediğini öldürüldüğünü öğrendik. İçimdeki suçluluk duygusu ve öfke ikiye katlanmıştı. Hem kendime hem de bizi ben daha küçücük bir çocukken bırakıp giden babama öfkeliydim. Annemi kim neden öldürmek istesin aklım almıyordu. Eğer babam bizi terketmese her şey daha farklı olabilirdi diye düşündüm hep. Onu asla affetmeyecektim. Ben aklımdaki düşüncelerle boğuşurken, Sinan elini omzuma getirip dostça sıktı.

"Yavuz, kardeşim merak etme o şerefsizi en kısa zamanda yakalayacağız. Bahar'a da bir şey olmayacak."

Başımı çevirip Sinan'a baktım. O da güven verir şekilde bakıyordu gözlerime. Başımı olumlu anlamda sallayınca, hafifçe tebessüm edip tekrar sıktı omzumu.

"Hastanenin etrafına bir kaç adam yerleştireceğim. Hem Bahar'ı koruyacaklar hem de Derman ya da adamlarını yakalamak için tetikte bekleyecekler. Bahar'ın güvenliği artık bizim görevimiz. Üstlerimle konuştum. Uzun zamandır aranan bu şerefsizin direk hedefinde olduğu için koruma programına aldık ve biz koruyacağız. Ben de bizzat işin başında olacağım. Merak etme."

Sinan içimi rahatlatmaya çalışıyordu. Benim de buna çok ihtiyacım vardı. Sinan'ın durumla kendisinin ilgilenmesi içimi rahatlatmıştı neyse ki.

"Saol kardeşim."

Sinan gülümseyerek bakarken konuşan Leyla'yla ona döndük.

"Yavuz, Bahar'a söylememeni anlıyorum ama haberi olsa daha mı iyi olur bilemedim. Hem böyle daha dikkatli olurdu belki."

Leyla'nın dediğini ben de düşünmüştüm ama Bahar'ı tedirgin etmek istemiyordum.

"Bunu ben de düşündüm Leyla ama söylememeye karar verdim. Hamile haliyle üzülsün istemiyorum. Ben sürekli yanında olmaya çalışacağım, ben yokken, hastenedeyken de Sinan'ın yerleştirdiği adamlar koruyacaktır onu."

Başımı çevirip Sinan'a baktım, onaylar şekilde kafa salladı. Leyla da aynı şekilde onayladı beni. Ne olursa olsun Bahar'a bir şey olmasına izin vermeyecektim. Annemden sonra onu da kaybedemezdim. O benim yaşama sebebimdi.

"Öyleyse kendini toparla biraz. Bahar zeki kız. Seni böyle görürse ters giden bir şeylerin olduğunu anlar. Gülümse bakalım biraz. Sen daha baba olacağını yeni öğrenmiş bir adamsın ve hala bunun heyecanı ve mutluluğunu yaşıyor olman lazım."

Leyla gülümseyerek omzuma vurunca ben de güldüm hafifçe.

"Aynen kardeşim. Yüzüne taze baba sırıtışı getir bakalım."

Sinan'ın dediğiyle Leyla ve ben yüzümüzü ekşittik.

"Taze baba sırıtışı ne Allah aşkına?"

Mavinin SiyahıBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin