Bahar'dan
"Çocuklar, hadi kahvaltı hazır. Yavuuz, hadi hayatım kalk artık."
Her şeyi hazırlamış, koca bebeklerin uyanmasını bekliyordum. Kimseden ses çıkmayınca yine yukarı doğru bağırdım.
"Heey, kime diyorum ben? Kalkın hadi."
Hala hiç ses yoktu. Hey Allah'ım, hadi çocuklar neyse de Yavuz'a n'oluyor? Emekli olduktan sonra sabah uykusunu sevmeye başladı adam. Ben odadan çıkarken de hala uyuyordu. Sıkıntıyla nefes alıp kapadım gözlerimi. Anlaşıldı, gidip başlarında bağırmazsam uyanmayacak bunlar. Tam merdivenlere doğru yürüyordum ki, duyduğum sesle irkildim olduğum yerde.
"Sürpriiizzz! İyi ki doğdun anne, iyi ki doğdun anne, iyi ki doğdun iyi ki doğdun, iyi ki doğdun anneee!"
Şaşkınca bakıyordum. Çocuklar ellerinde pastayla bağıra bağıra girdiler içeri. Ne ara uyandılar da ne ara çıktılar evden bunlar? Ben hala şaşkınca gülerken, İpek elindeki pastayla yaklaştı bana.
"Annecim iyi ki doğdun, hadi üfle mumları."
"Hay Allah çocuklar, ben bile unutmuşum bugün doğum günüm olduğunu."
"Ama biz unutmadık annecim."
Yiğit'e dönüp gülümsedim.
"Hadi anne üfle artık."
Efe'ye bakıp kafa salladım.
"Tamam tamam."
"Anne, önce dilek tut."
Gözlerimi kapatıp, ailemle mutlu huzurlu bir ömür diledim. Ardından üfledim mumları. Çocuklar da coşkuyla alkışladılar.
"Annelerin en güzeli, doğum günün kutlu olsun."
Yiğit gelip sıkıca sarıldı belime. Başını boynuma gömünce kıkırdadım. Babası kılıklı serseri. Boynuna doladım kollarımı ben de sıkıca. Yiğit ayrılınca Efe geldi. O da boynuma doladı kollarını.
"Annecim, seni çok seviyorum. İyi ki doğdun, iyi ki annem oldun."
Oy benim zarif oğlum. Bana çekmiş bu kerata da. Efe'den sonra da İpek geldi elindeki pastayı masaya bırakarak. Sıkıca belime sarılıp başını göğsüme yasladı.
"Annem, canım annem. İyi ki doğdun, iyi ki varsın. Doğum günün kutlu olsun."
Gülümseyip saçlarına bir öpücük kondurdum. Gözlerim dolmuştu.
"Çok teşekkür ederim hepinize. Ay iyi ki doğurmuşum ben sizi."
Çocuklar gülerken ben de gözlerimi sildim.
"Ya işte, görüyor musunuz çocuklar? Bir zamanlar sizin o sarı komutan olacak babanız bana böyle güzel doğum günü sürprizleri yapardı. Şimdi fosur fosur uyuyor yukarda."
Çocuklar bıyık altı gülerken duyduğum sesle çevirdim başımı.
"Kim demiş uyuyor diye, geceden beri karısının doğum günün kutlayacağı anı bekliyor."
Yavuz yüzünde çarpık bir gülümseme, elinde bir demet şebboy, içeri girmiş, yavaşça yaklaşıyordu bana. Ben de şaşkınca bakıyordum. Çocuklar Yavuz'a bakıp hep bir ağızdan "oooo" diyince utanıp eğdim başımı. Bak şimdi. Ben de kaç yaşına geldim, Yavuz bana böyle güzel bakarken, böyle güzel konuşurken hala utanıyorum. Yavuz iyice yaklaşıp şebboyları uzattı.
"Doğum günün kutlu olsun hayatım. İyi ki doğdun, iyi ki karım oldun. Bana böyle bir aile, böyle harika evlatlar verdiğin için, beni böyle güzel böyle çok sevdiğin için sana çok teşekkür ederim. Seni seviyorum."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mavinin Siyahı
FanfictionYavuz ve Bahar'ın hem bilindik hem bilinmeyen hikayesi. Söz'deki Yavuz ve Bahar burda, benim kalemimde biraz daha farklı. Diziyle paralellikler var ama daha çok görmek istediğim gibi, daha çok hayal ettiğim gibi. Dizideki her karakter bu kitapta y...
