Yavuz'dan
Gülümser hala başı omzunda oturuyordu yanı başımda. Sütünü içtikten sonra uykusu geldi herhalde benim güzel kızımın. Ben de başımı başına yaslamış huzurla kapamıştım gözlerimi. Bahar da meyve getireceğim diye mutfağa gitmişti.
"Baba."
"Efendim güzelim."
"Unutmadın di mi?"
Hafifçe gülüp çaktırmadan sordum.
"Neyi kızım?"
"Ya baba, unutmuş olamazsın, numara yapma bana."
"Neyi unutmuş olamam Gülümser?"
Gülümser başını kaldırınca ben de kaldırdım başımı. Gözlerini kısmış dikkatle bakıyordu bana. Ben de kaşlarımı çatmış gülümsüyordum. Gülümser ifadesini düzeltip gülümsedi.
"Aşk olsun baba, beni kandırıyorsun. Ben senin bir bakışından anlarım aklından geçeni."
Gülerek başımı iki yana salladım.
"Valla evimin kızları bu konuda pek mahir. Önce sadece annen vardı ama şimdi sen de İpek de bir bakışınızla çözüyorsunuz beni."
"Ee, Bahar Karasu'nun kızlarıyız biz."
Gülerek kafa salladım. Ardından müşfik bir tavırla konuştum.
"Unutmadım tabi. Annenin bana evet dediği günü nasıl unutabilirim?"
Gülümser gülerek tekrar yattı omzuma.
"Ya baba, sen gerçekten mükemmel bir eşsin. Murat da inşallah senin gibi olur. Böyle yıllar sonra, torunlarımız olunca bile böyle hatırlar evlilik yıldönümümüzü. Böyle senin anneme baktığın gibi aşkla bakar gözlerime."
"İnşallah güzel kızım. İnşallah sizin bizimkinden çok daha güzel bir evliliğiniz, çok daha güzel bir hayatınız olur."
Gülümser başını kaldırıp bana baktı. Uzanıp elimi tutarak gözlerime baktı.
"Baba sana bir şey soracağım."
"Sor canım."
"Sen Murat'ı seviyorsun di mi?"
Kaşlarımı çatıp baktım Gülümser'e.
"O nerden çıktı şimdi Gülümser? Niye sevmeyeyim ben Murat'ı? Kızımı vermişim ben ona."
"Ne bileyim, sanki sevmiyormuşsun da benim hatrıma iyi davranıyormuşsun gibi. Zaten Yiğit de alışamadı hala. Hala enişte demiyor Murat'a. Sen de sevmiyorsun sanki."
Gülümseyip diğer elini de tuttum. Mavi gözleri çipil çipil oldu yine. Kıyamam ben sana, güzelim benim.
"Kızım, güzelim. Bak, sen benim ilk göz ağrımsın. Annen de ben de ilk heyecanları hep seninle yaşadık. Ayrıca dünya alem biliyordu ki ben hep kız babası olmak istemiştim, Allah da bize seni gönderdi. Gözümüzden sakınarak büyüttük seni. Senin canın yansa, biz kahrolduk. Seninle birlikte keşfettik birçok duyguyu. E insanın özenerek büyüttüğü kızını, ilk göz ağrısını, kıymetlisini yabancı bir adama vermesi hiç kolay değil haliyle. Ama bizim bu hayattaki önceliğimiz hep sizlerin mutluluğu oldu güzel kızım. Sen, ben bu adamla evlenmek istiyorum, dedin. Biz de senin seçimine güvendik ve evlendirdik seni. Ve sen gerçekten çok doğru bir seçim yapmışsın. Murat seni de, daha doğmamış kızını da çok seviyor, çok düşünüyor. Evet, benim için Murat'a alışmak kolay olmadı, hala bazen tuhafıma gidiyor ama bu onu sevmediğim anlamına gelmiyor. Onu sevmesem, ona güvenmesem en kıymetlimi ona verir miydim hiç?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mavinin Siyahı
FanficYavuz ve Bahar'ın hem bilindik hem bilinmeyen hikayesi. Söz'deki Yavuz ve Bahar burda, benim kalemimde biraz daha farklı. Diziyle paralellikler var ama daha çok görmek istediğim gibi, daha çok hayal ettiğim gibi. Dizideki her karakter bu kitapta y...
