Ep.16 "Seni seviyorum"

4.2K 138 18
                                        

💕

Yavuz'dan

Mutfakta bir şeyler hazırlamaya çalışıyordum. Ama mutfakla olan tek ilişkim menemenden ibaret olduğu için pek başarılı olduğum söylenemezdi. En azında birer sandviç hazırlayayım dedi. Uzun uğraşlar sonucu sandviçleri hazırlarken mutfak savaş alanına dönmüştü. Sandviçleri tabağa koyup portakal suyunu çıkardım. Bardakları da hazırlayıp hepsini tepsiye koydum. İçeri geçmeden mutfağı da toparlayayım dedim. Bahar mutfağı bu halde görürse ikinci bir şok yaşayabilirdi. Ama içerden gelen kapı sesiyle işe başlayamadan bıraktım. Tepsiyi alıp salona geçtim. Burayı da bir ara hallederim.

Bahar duştan çıkmış, saçlarını kurutmadan gelmişti. Tepsiyi sehpaya bırakıp, kanepede oturan Bahar'ın yanına oturdum.

"Bahar niye ıslak saçlarla geliyorsun? Hasta olacaksın."

"Olmaz bir şey, ben alışığım."

Bahar'ın dediklerine aldırmadan odasına girip havluyu alıp geldim. Tekrar yanına oturup saçlarını havluyla kurulamaya başladım.

"Olmaz öyle şey. Islak saçla oturulmaz öyle."

Bir yandan konuşuyor bir yandan saçlarını kuruluyordum. Bakışlarım Bahar'ın kahveleriyle buluşunca yutkunup durdum. Saçlarını kurulayacağım diye Bahar'a haddinden fazla yanaşmıştım. Bu yakınlığın farkına varınca birden sıcak bastı. Bahar da gözünü kırpmadan bana bakarken yanakları kızarmıştı. Ben boğazımı temizleyip geri çekildim. Normal bir şekilde konuşmaya başladım.

"Bitti, yani kurudu sayılır."

Bahar başıyla onaylarken ben havluyu banyoya götürdüm. Geri geldiğimde gördüğüm manzarayla kapıda duraksayıp izlemeye başladım.

Bahar yaptığım sandviçlerden birini almış iştahla yiyordu. Kim bilir kaç saattir açtı. Ben onun bu hallerine gülerken Bahar sandviçi yarılamıştı bile. Gelip yanına oturdum. Gülerek konuştum.

"Yavaş Bahar boğulacaksın."

"Çok açom Yavoz" ağzı dolu dolu konuştuğundan anlaşılmıyordu.

"Ne?"

Bu sefer ağzındaki lokmayı yuttuktan sonra konuşmaya başladı.

"Çok açım diyorum. Sen de çok güzel yapmışsın eline sağlık" diyip bu sefer portakal suyundan içti. Onun bu rahat samimi halleri hoşuma gitmişti.

"Afiyet olsun."

Bahar iştahla yiyor bense sadece onu izliyordum. Sandviçini bitirip bana döndü.

"Ee sen yemiyecek misin?" diyip diğer sandviçi gösterdi. Bakışlarından hala aç olduğu belliydi. Hafifçe gülüp konuştum.

"Ben aç değilim sen ye."

"Emin misin bak? Yerim bak."

Bahar kaşlarını kaldırmış şakayla karışık tehdit ediyordu. Dayanamayıp güldüm. O da gülümserken devam ettim.

"Eminim eminim sen ye."

Bahar mutlulukla gülümseyerek diğer sandviçe uzandı. Eline alıp aynı iştahla yemeğe başladı. Başını bana çevirip portakal suyumu göstererek 'alayım mı' der gibi kaşlarını kaldırdı. Ben de ellimi kaldırarak 'buyur buyur' diye işaret ettim. Gülümseyerek onu da alıp kafasına dikti.

Öyle şirin görünüyordu ki yanaklarını sıkmamak için kendimi zar tutuyordum. Elimi koltuğun kenarına koyup başımı yaslayarak onu izlemeye başladım. O ise hem yiyor hem de beğendiğini belli eder gibi sesler çıkarıyordu. Gülerek konuşmaya başladım.

Mavinin SiyahıBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin