Ep.13 "Merak etme güzelim kurtaracağız seni ordan"

3.1K 133 8
                                        


Yavuz'dan

Bahar'ın telefonunu bulduğumuz yerde, yere çökmüş, başımı elime dayamış düşünüyordum. Daha doğrusu düşünmeye çalışıyordum. Bahar nerde olabilirdi? Ne haldeydi? Yaralı mıydı? İyi miydi? Bunları düşünmekten kafayı yemek üzereydim. Hiçbir iz yoktu. Leyla yavaşça yanıma çömelip elini dizime koydu.

"Yavuz, bırakma kendini. Bulacağız Bahar'ı merak etme."

"Nasıl bulacağız Leyla? Nerde olduğunu bile bilmiyoruz, hiç bir iz yok, Allah'ım kafayı yiyeceğim!"

Sıkıntıyla yüzümü sıvazladım. Diğerleri de sıkıntıyla ve çaresizce birbirlerine bakıyorlardı. Bu sefer Keşanlı geldi yanıma.

"Komutanım merak etmeyin, Bahar yenge güçlüdür. Belki yardım falan bulmak için gelmiştir bu taraflara. O sırada da telefonunu düşürmüştür."

Umutla Keşanlı'ya çevirdim başımı.

"Doğru, olabilir."

"Hah şöyle komutanım, umudunuzu kaybetmeyin, bulacağız Bahar yengeyi."

Keşanlı'nın 'Bahar yenge' demesine bile itiraz edemeyecek bir haldeydim şu an. Ne olursa olsun güçlü durmalıydım. Oturduğum yerden kalktım ve kararlı şekilde konuşmaya başladım.

"Burda yapacak bir işimiz kalmadı. Vakit kaybetmeden karargaha dönelim. Belki oraya bir haber gelir."

Timdekiler de benim kararlı sesimle yüzlerindeki çaresiz ifadeyi silmiş beni onaylamışlardı. İyi haberler duymayı umarak karargaha doğru yola çıktık.

Tabura gelince Erdem yarbaya durumu anlattık. Beş şehidimiz vardı. Ayrıca sivil şehitler de vardı. Bir sürü de yaralı. Hatice'yi de kontrol amaçlı hastaneye göndermiştim. Bu yaşananlar hepimizin canını fazlasıyla sıkıyordu. Üstüne bir de Bahar'ın kaybolmuş olması eklenmişti. Ben hala Bahar'dan bir haber bekleyip nereye gitmiş olabileceğini düşünüyordum.

"Komutanım söylemeye dilim varmıyor ama Bahar'ı kaçırmış olmasınlar."

Konuşan Fethi'yle başımı ona çevirdim.

"Kampı basıp herkesi öldürdüler. Kim niye kaçırsın Bahar'ı? Öldürecek olsalar orda öldürürlerdi."

"Belki de öldürmek istemediler. Başka bir amaçları vardı."

Bu sefer Hafız'a çevirdim başımı. Nasıl bir amaçları olabilirdi ki? Geçen seferki gibi birini tedavi etmek için kaçıracak olsalar niye kampı basıp herkesi öldürüp özellikle Bahar'ı kaçırsınlar. Eğer kaçırıldıysa doktorluğu için kaçırılmış olamazdı. Özel olarak onu kaçırmış olmalılardı. İyi de kim? Kimin bir doktorla, ne alıp veremediği olabililirdi. Belki de dertleri Bahar değildi. Tabi ya! Belki de dertleri bana ulaşmaktı, bu yüzden kaçırılmış olabilirdi.

Ben aklıma gelen şeyle yerimden fırladım. Çenemi kaşıyarak konuşmaya başladım.

"Eğer Bahar'ı kaçırdılarsa bana ulaşmak için kaçırmış olmalılar. Bunu da yapabilecek tek bir kişi var."

"Çolak" Keşanlı sinirle soluyarak söylemişti bunu. Ben de başımla onayladım onu.

"Evet Çolak. Eğer Bahar kaçırıldıysa bunu o şerefsizden başkası yapmış olamaz."

"O zaman hemen Çolak'ın mekanını bulmaya çalışalım. Ben istihbaratı arıyorum" diyen Leyla hızla çıktı odadan.

Çolak sürekli mekan değiştiriyordu. Daha önce bir sürü yere baskın yapmış ama bir türlü onu yakalayamamıştık. Ben sıkıntıyla bir oraya bir buraya yürürken telefonuma bir mesaj geldi. Hemen çıkarıp baktım. Bilinmeyen bir numaradandı. 'Sarı sana çok güzel bir süprizim var. Ama biraz daha beklemen gerekecek' mesajı okuyup sinirle konuştum. "Çolakk."

Mavinin SiyahıBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin