Yine sabahın erken saati uyanmış Pastaneyi açmıştım, bugün teslim edilecek iki adet pasta vardı, adresleri telefonuma not edip kağıdı da ne olur ne olmaz diye cebime koydum Sevda abla pastacılara yardım ediyor bende sipariş saatine kadar gelen müşteriler ile ilgileniyordum. Bugün Edanın izin günüydü Muratın gelmesine 2 hafta kalmış deli gibi heyecandan bir oyana bir bu yana gidip duruyordu.
"Zehra sence kırmızı mi mor mu?" Tepsiyi bırakıp "Ne ?" Diye sordum Eda ise elini kalbine koyup
"Sence kırmızı elbisemi mi giyeyim yoksa mor tulumu mu?"
" bilmem ama Murat seni iki kıyafette de çok seviyordur eminim" evet anlamında kafasını sallayıp gülümsedi
"O beni en pespaye halim ile bile çok seviyor ama uzun zamandır görüşmedigimiz için ona özel birşey giyinmek istiyorum " dedi, ben bugüne kadar kimse için süslenmemiş hatta hayatıma o acıdan kimseyi de almamıştım, benim hayatım babamın para hırsı ile doluydu hiç bir zaman böyle şeylere vaktim olmamıştı.
"O zaman mor giy " dedim Eda düşünüp biraz daha bir ileri bir geri yürüdü ve "Yok yok ben kırmızı giyeceğim " dedi omuz silkip gelen müşteriyle ilgilendim, çünkü ben ne dersem deyim o aklına koyduğunu yapacaktı.
Biraz vakit geçtikten sonra kendime sıcak çikolata yapıp bir masaya oturdum. Bugün hava oldukça güzeldi sıcak çikolatamdan bir yudum aldım ve içeriye giren müşteri ile hemen ayağa kalktım. Içeriye giren kişi bana önce şok etkisi yaratsada hemen gülümseyip onları bir masaya yerleştirdim.
"Aaa Zehra sen burada mı çalışıyorsun?" Dedi yanındaki kız boynundan çıkardığı çantasını masaya koydu ve oturdu tekrar Melisa ya dönüp beni sorarcasına kas göz yaptı
"Bu ne güzel tesadüf, hoş geldin Melisacım nasılsın " Melisa yapmacık bir gülümseme ile arkadaşına baktı daha sonra bana döndü
"İyiyim Zehra, bak bu Pelin abimin kız arkadaşı Pelin buda abimin, iş yerinden arkadaşı " dedi beni onun is arkadaşı olarak tanıştırmış olması biraz bozsada gülümsemeye devam ettim Pelin denen kız havalı bir şekilde.
"Mehdi ve bu kız, vallahi inanmam" dedi melisaya bakıp
"Vincentte getir götürcümüydün Mehdin senden hiç bahsetmedi " dedi bakışlarını bana çevirip içime oturan öküze hooo deyip derin bir nefes aldım kafamı hayır anlamında salladım Melisa benim cevap vermeme musade etmeyip
"Malesef canım amcamın fabrikada çalışmışlar" Pelin elleriyle saçını geriye atıp şaşkınlıkla Melisa ya kas göz işareti yaptı
"Fabrika ne alaka "
"Ben sana anlatırım sekerim uzun hikaye "dedi tekrar bana bakıp
"Zehracım Pelin buranın franboğazlı pastasını çok övdü bize iki pasta ve orta şekerli filitre kahve getirir misin ?"
"Tabi" deyip canlarından ayrıldım, siparişlerini verip tekrar kasaya döndüm Melisa ve arkadaşı koyu bir sohbette olmalıydı ki hararetli bir şekilde konuşuyorlardı,
Bugün düne nazaran daha sakindi o yüzden çok fazla yorumlamıştım gerçi diğer günlerde Sevda abla çok yardımcı oluyor yorumlama fırsat vermiyordu.
Melisa ve Pelin arada bana bakıp gülüşüyorlardı ve daha sonra tekrar konuşmaya devam ediyorlardı, bu durum beni gersede umursamayıp telefonumla ilgilenmeye başladım, Watsappa girip durumları kontrol ettim daha sonra sıkılıp telefonu cebime koydum.
Melisa ve Pelin ayağa kalkıp kasaya gelince Melisa gibi ona yapmacık bir şekilde gülümsedim, "aa biraz daha otursaydınız canım " dedim Pelin elindeki telefonu gösterip
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Hayalet Sokak
ChickLit"Sende onun gibisin" dedi baktığım yere yani o yıldıza bakıp "Sende onun gibi bu zifiri karanlığı aydınlatabilen en büyük en güzel yıldızsın. " "Oysa yıldızlar parlamaktan hiç korkmazlar. Peki ya sen karanlığını aydınlatmamdan korkmuyor musun." C...
