33. Bölüm

535 65 216
                                        

Kim Taehyung;

Kırık kanatlarım vardı, kırılmış bir şeyim ben
Sesim vardı, sesim vardı ama şarkı söyleyemiyordum.
Beni yere indirdin.
Zeminde mücadele verdim.
Ve mücadelemi kaybettim, hedefine ulaştın.
Sesim vardı, sesim vardı ama konuşamıyordum.
Bana boyun eğdirttin,
Şimdi ise uçmak için çırpınıyorum.

(Medyadaki şarkı ve sözleri Taehyung için çok uygun, başlamadan önce lütfen dinleyiniz, iyi okumalar^^)

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

(Medyadaki şarkı ve sözleri Taehyung için çok uygun, başlamadan önce lütfen dinleyiniz, iyi okumalar^^)

~~~

Sevgi.

Kulağa ne kadar hoş ve güzel bir kelime gibi geliyordu, değil mi?

Tüm hayatım boyunca birileri tarafından azıcık dahi olsa sevilmenin nasıl bir his olduğunu merak ederek geçirmiştim ben. Annemin beni sürekli yanından kovmak yerine sarılmasını, babamın yanlış yaptığım her bir olayın karşılığında bana vurmasından ziyade başımı okşayıp 'bir dahakine daha iyi çalış' demesini, arkadaş olarak saydığım insanların beni sadece gücüm için kullanmamasını istemiştim. Sadece bir kere öz ailem tarafından güzel bir çift söz duymak istemiştim.

Fakat bilirsiniz, hayat bizim isteklerimiz için fazla bencildi.

Küçüklük günlerim sıradan bir çocuk için fazla kasvetli geçmişti, o zamanlardan 'iyi' olarak tek hatırladığım kişi üç insanın yaşaması için fazla büyük olan evimizdeki hizmetli kadındı.

Mina teyze.

Her sabah beni uyandırıp üstümü giydirir, saçlarımı tararken benden okulda neler yaptığımızı anlatmamı ister ve beni her seferinde ne olursa olsun gülümseyerek sonuna kadar dinlerdi. Aynı kandan olmayan ikinci annem olarak görürdüm onu.

Çünkü daha kreşe yeni başlamışken paramı almaya çalışan bir çocukla ağız burun birbirimize girdiğimizde ve öğretmenimiz 'annelerinizi çağıracağım' dediğinde gelen kişi de oydu. Bir şeyi yanlış yaptığımda bana kurabiye ve süt verdikten sonra karşıma oturup nasıl olacağını anlatan da. Babamın o çok değerli kalın gözlüklerini yanlışlıkla düşürüp kırdığımda 'ben yaptım efendim' diyerek beni kendi öz babamdan koruyan da. Hafta sonları kimse beni ortalarda görmek istemediğinde sıkılmamam için beni odasına alıp oyunlar oynatan da.

O gerçekten çok fazla şeydi. Benim her şeyimdi. O koca ama içi bomboş villada bana değer veren tek insandı ve ben bunu bana olan bakışlarından bile anlayabilirdim.

Beni çok severdi ve ben ne kadar bunu çok sonradan fark etmiş olsam da aynı zamanda bana çok acırdı. Haklıydı aslında, ben de o masum halime acımıştım. Öyle bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldiğim için herkesin bana acıması gerekliydi.

Babamın düşmanları tarafından bir gece evimize aniden baskın yapıldığında henüz yedi veya sekiz yaşındaydım. O güne kadar çok fazla şey görmüştüm, ciddi anlamda sıradan bir çocuğun asla kaldıramayacağı derecede acıya sebep olacak görüntüler ve seslere tanıklık etmiştim.

save me//sope✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin