15. Bölüm

967 130 183
                                        

Min Yoongi;

~~~

Hayatım, gömülü umutlarla dolu bir mezarlık gibiydi.

Hayatım, gömülü umutlarla dolu bir mezarlık gibiydi

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


Ne olmuştu şimdi?

Ben, tam olarak ne yapıyordum?

Açıkçası kendimi hala biraz gergin ve kaygı dolu hissediyordum. Hareketlerim ve hislerim, düşüncelerimle çelişiyordu ve bu iki taraf arasında ben çıkmazda gibiydim.

Hani olur ya, ne ileri adımlayabilirsiniz ne geri. Düşmemem için bir halat vardı orada, yukarıda. İnce ve cılız görünüyordu evet ama, aynı zamanda bu enkazdan çıkmanın tek yoluydu. Hatta belki de son çaremdi ama yine de ben tutmak yerine aşağı atlamayı göze alıyordum.

Neden?

Kendimi bile bile öldürmeye devam mı ediyordum yoksa bu sadece son kötü günlerim miydi?

Yanımda oturan ve sadece kokusu sayesinde bile bütün aptal özelliklerimin kaybolduğu adam, arabada açtığı slow şarkıya ritim uydurarak yola devam ederken benim aklımda kırk farklı tilki dönüyordu. Kafamı hafifçe ona çevirip arkama yaslandım, böylece onun yüzünü daha rahat izleyebilirdim.

Dün geceden beri kendime aynı soruları sorup durmaktan bıkmıştım ama elimde değildi. Onu bir anda hayatıma nasıl dahil edebildiğime, en ufak hareketinin bile üzerimde kocaman etkisi oluşuna, bana karşı hala en ufak bir acıma belirtisi göstermemesine, o yanımdayken kendimi bu kadar farklı hissetmeme anlam veremiyordum.

Gerçi, bunları kabul etmiştim. En başında daha birkaç gün önce onunla artık savaşmayacağıma dair kendime söz vermiştim.

Şimdi bana ne mi kalıyordu? Sanırım yıllardır yapmadığım şeyi yapıp yaşamaya çalışmak, ya da hayata dönmeye...

"Manzaran güzel sanırım."

İmalı bir şekilde gülümseyerek konuşması ve bunu yaparken gözlerini yoldan ayırmamasını havalı bulmuştum. Ona kısık bir tebessüm sunarken kafamı çevirmedim, ondan kaçmadım ama aynı zamanda ne söyleyeceğimi bilemedim. Sadece yüzünü inceliyordum ve bu bile kafamdaki patlamaları anlık olarak durdurmaya yetiyordu.

"Yine neler geçiyor aklından?"

Kırmızı ışıkta durur durmaz bana doğru dönüp bakışlarımızı birleştirdi. Benim aksime göz altları mosmor ve saçları dağınık değildi. Gayet enerjik, uykusunu almış ve... Açıkçası güzel görünüyordu.

"Neden hala yanımda olduğunu merak ediyorum sadece."

Bunu söylerken, açıkcası cevap olacak alabileceğimi düşündüğüm pek fazla seçenek yoktu. Basit kelimeler bekleyemezdim Hoseok'dan bahsederken ama ne istediğime emin değildim. Çünkü aramızda geçen her diyalog biz farkında olmadan daha da içimize işliyordu.

save me//sope✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin