30. Bölüm

814 76 278
                                        

Hayat bir içki ve aşk bir uyuşturucu
Şimdi bence millerce yukarıda olmalıyım
Ben kurumuş bir nehirken...
Sel gibi yağmaya geldin.

~~~

~~~

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

~~~

Hayır, artık korkmuyordum.

Beni sanki ömrüm boyunca sürgün yemişim gibi bir zindana hapsedip, bileklerime tonlarca ağırlıkta zincirler vuran bütün o berbat hislerin hepsinden kurtulmuş vaziyette duruyordum cezaevinin geniş kapısının tam önünde.

Bütün bunları aşmama sebep olan kişi ise bir adım arkamdaydı, her zamanki gibi. Bana bunu yapmak istediğim için fazlasıyla sinirli olduğunun farkında olsam da, biliyordu içimi. Ne yapmaya çalıştığımı anlaması için oturup onunla saatlerce konuşmama gerek yoktu. Durum ne olursa olsun en ufak bir bakışımda bile beni anlardı.

Bunu seviyordum.

"Yoon, son defa sormak zorundayım. Emin misin?"

Esen kapalı hava yüzünden üzerimdeki siyah hırkaya daha fazla sarılırken gözlerimi onunkilerle buluşturdum ve yine yaptı. Birkaç saniye ardından bana o aşık olduğum rahatlatıcı gülümsemesini sundu usulca.

"Sana çok kızgınım ama kararlarından ötürü asla yargılayamayacağım tek insanda sensin."

Tek kelime etmeden elimi uzattım ona. Gözlerim her bir yüz hattını ilk defa görmüşcesine taramaya devam ederken, beni hiç bekletmeden tuttu tüm sıcaklığıyla.

Az önce buz kütlesinden farkı olmayan bedenimin karşısında erimeye başladığını hissetmem hiç uzun sürmedi.

"Ben iyiyim, daha da iyi olacağım Hoseok. Ömrüm boyunca 'acaba' diye düşünmek istemiyorum. Bununla yaşamak istemiyorum."

Derin bir nefes alıp bana olabildiği kadar yaklaşınca bu sefer ona kırık bir tebessüm sunan ben olmuştum. Havanın kapalı olmasının gram önemi yoktu, o bütün güneş ve ışık ihtiyacımı karşılıyordu.

"Hadi."

Onu çekiştirerek asker kıyafetli nöbetçilerin tuhaf bakışları arasında içeri adımımı attığımda damarlarımda bir yerde hala o yoğun kaygının kalıntılarını taşıyordum. Tüm hayatım boyunca bu duyguyla yaşamıştım. Kurtulduğumu da gayet iyi biliyordum ama elbette bir anda olan her şeyi silip atmak pek mümkün değildi.

Bununla başa çıkabilirdim. Çünkü o yanımdaydı.

Görevli kişilerin bizi yönlendirmesi üzerine görüş yapacağımız yerin karanlık ve fazla büyük olmayan bir oda olduğunu öğrendik. Oraya geçip beklememiz gerektiği söylendi yalnızca.

Küçük alanın içindeki kasvet, boğazıma yapışan iki el varmış gibi algılamama sebep olurken bu da beni o kadar etkilemedi açıkcası. Yanıma oturur oturmaz tek bacağını stresle sallamaya başlayan Hoseok'un gerginliği, benim kaygılarımı bastırabilir güçteydi.

save me//sope✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin