-23-

453 32 14
                                        

Colette'in mavi kalplerinden biri elinde belirdi. Hedefi Edgar'dı ve güzel dövüşerek onu etkilemek istiyordu. Bu atışı kaçırmamalıydı. Hızla ileri fırlattı ve çarpmasını bekledi. Hedefi vurunca kalbin kocaman bir silüete dönüşüp ışıkla patlamasını seviyordu.

Ne var ki bu iş sandığı kadar kolay değildi. Atışı hedefinin yakınından bile geçmemişti.

"Tekrar deneyebilir miyim?!" diye heyecanla sordu. O denli heyecanlıydı ki üzerine biraz daha heyecan eklense titremeye başlayacaktı.

Edgar, "Bana ne yapacağını sorma, ne biliyorsan onu yap!" dedi. Colette'in aksine o gayet sakindi ve atağın devamı için bekliyordu.

Colette "Tamam" demek yerine başını salladı. Tekrardan bir kalp çıkardı ve bu defa nişan almayı denemeye karar verdi. Bir iki defa kolunu ileri-geri getirdi ve üçüncü seferde fırlattı. Bu öncekine göre daha iyiydi, hedefe dimdirek yol almıştı. Sadece Edgar yana çekildiği için onu vuramamıştı.

Birkaç kez daha denedi ama onları da tam hedefe yollayamadı. Hedefinin hareketli olacağını hiç düşünmemişti. Edgar her atışından zorlanmadan kaçabiliyordu. "O gerçekten çok iyi." diye düşündü. Acaba bir gün onun kadar iyi olabilir miydi?

Süperini kullanmaya karar verdi. Ellerini yere koyup bir ayağını geriye alarak eğildi. Hızla ileri atıldı. O kadar ileri atılmıştı ki biraz daha fazla gitse duvara çarpabilirdi. Neyse ki bu olmadı, geriye dönmek için etrafında döndü. Amacı olabildiğince hızlı gidip Edgar'ın geriye dönmesine fırsat vermeden kendi dönüp onu bu defa vurabilmekti. Tek ayağının üzerinde hızlıca ters yöne dönerken kalbi hazırlamıştı bile. Tüm gücüyle ileri savurdu ve bu sırada atağına başladığı yere geri döndü.

Yüzünü Edgar'a çevirdi:
- Bu defa oldu mu!?

Edgar başını "Hayır." anlamında sallayınca biraz önce heyecanla yukarı kaldırdığı kolları aşağı sarktı:
- Yine mi?!

Yere baktı:
- Ama ben seni vuramam ki. Sen fazla iyisin.

Edgar bu sözden sonra atkısını biraz yukarı kaldırdı ve salonun diğer tarafına bakmaya başladı:
- Teşekkürler... Ama sen kötü değilsin. Vurup vuramaman önemli değil. Değişik hamleler denedin. Hatta son hamleni etkileyici bile buldum.

Kollarını kavuşturdu ve bir ayağını diğerinin üzerine koydu:
- Şimdilik bu kadar yeterli. Neler yapabileceğini anlamam için bana saldırmanı istedim...Gidip kahvaltı edelim. Açlıktan ölüyorum...

Colette "Ben aç değilim." demeye hazırlanıyorken karnı onu hazırlıksız yakaladı ve guruldamaya başladı. Colette utancından kıpkırmızı olduğundan emindi. Edgar'ın kıkırdamaya başladığını yüzünü koluyla kapatıp aradan bakarken gördü.

Sonra bir anda kolunu geri çekti. Ellerini beline koydu:
- Daha iyi dövüşen sen olabilirsin ama burada daha iyi yemek yapan benim. Ben demeden hiçbir yere gitmiyoruz.

Bu beklenmedik garip tavır Edgar'ın hoşuna gitmişti. Sırıtıp kaşını kaldırdı:
- O zaman sanırım açlıktan öleceğiz. Sen öğrenmeye devam etmek için oldukça heveslisin. Herhalde öğlene kadar çalışmak istiyorsundur.

Bu doğruydu, Colette uzun süre antrenman yapmak istiyordu. Ara vermek istemiyordu. Ama yemek yemeden devam ederse bu onu daha çok zorlardı. "İyi, peki... Kahvaltı yapalım o zaman." dedi.

Birkaç dakika sonra dışarıda boş bir bank bulmuş, bir ellerinde meyve suyu, bir ellerinde muffin ile kahvaltı etmeye başlamışlardı. Dışarısı o gün soğuktu, verdikleri nefesi buhar olarak görebiliyorlardı. Yani en azından Colette... Edgar atkısını en yukarı kadar çektiği için ne nefes aldığı ne de verdiği anlaşılıyordu.

Yalnız Değil  (Brawl Stars) Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin