-29-

432 30 38
                                        

(Medya : Instagram/ Medychu )

İki rakip de birbirine meydan okuyucu yüzlerle bakarken Fang de Edgar gibi dövüşmek için pozisyon almıştı. Sol ayağını diğerinden geriye çekmiş, yine sol eliyle yumruk yapmış şekilde bekliyordu:
- Biliyor musun Edgar? Seni ilk defa izleyince bir defa bile olsa seninle kapışmak istemiştim. Bunu teklif etmen harika oldu. Belki de birbirimize bir şeyler öğretiriz.

Edgar da Fang gibi meydan okuyucu ifadesini sürdürdü:
- Bunu duymak güzel! İyi bir dövüşçüye benziyorsun. İyi hamlelerin de olmalı.

Ellerini yumruk yapıp göğüs hizasına kadar kaldırdı:
- Sakın elimdeki sargıya bakıp bana yumuşak davranmaya çalışma. İkimizin de tüm gücüyle dövüşmesi süper olur.

O sırada alanın dışında, duvarların arkasında duran insanların kalabalıklaştığını seslerin artmasından farketti. İki brawler'ın birebir dövüşünü izlemek için can attıklarından emindi. Normalde tanımadığı insanlar için herhangi bir şey yapmazdı. Ama bu defa durum farklıydı. Fang ile dövüşerek hem kendi istediği kapışmayı yapmış olacak, hem de onları izleyecek olanlara muhteşem bir kapışma göstererek istediklerini verecekti.

Bibi kollarını birbirine dolamış, izlemeye hazır bekliyordu. Yüzünde kocaman bir sırıtış vardı çünkü kardeşinin bu dövüşü kazanacağından fazlasıyla emindi. Başka bir olasılığı düşünmüyordu bile.

Öte yandan Colette endişeliydi. İşin buraya varacağını hiç düşünmemişti. İki brawler'ın birebir dövüşünü ilk defa bu kadar yakından izleyecekti. Bunun için heyecanlı olması gerekirdi çünkü hep bunun olmasını istemişti. Ama hiç heyecanlı hissetmiyordu. Korkuyor gibiydi.

"İkisi de çok güçlü brawlerlar. Birbirlerini fena yaralayacaklar." dedi.

"Eğer korkuyorsan izlemeyebilirsin. Kardeşim çok güçlüdür. Saldırısının kendisini iyileştirdiğini sen de biliyorsun, kazanması beş dakikayı almayacak."

Bibi kollarını kavuşturmuş, rahatsız olmuş bir tavırla Colette'e baktı. Eğlenceyi bozacağını düşünüyordu. Edgar'ın bunu kazanacağından emindi, bu yüzden kavganın kesilmesini istemiyordu.

Colette Bibi'nin bu tavrına sinirlenmişti. Söylediği şey kötü bir şey değildi, sadece arkadaşlarının başına kötü bir şey gelmesini istemiyordu. Bibi'nin kendisini pek sevmediğini düşündüğünden bu sözleri söylediğini tahmin edebiliyordu. Ama sadece susmasını sağlamak için olmadığını da biliyordu. Kardeşini tekrardan dövüşürken görmeyi istiyor olmalıydı.

"Yine de canları yanacak." dedi içinden. Bibi'nin yine söyleyeceğini önemsemeyeceğini hatta yine canını sıkacak bir şeyler söyleyeceğini düşünmüştü bu yüzden bu sözü içinden söylemişti.

İzlememek için geri dönüp hediye dükkanında beklemeyi düşündü ama yapmadı. Nedenini anlamamıştı, yerinden kıpırdayamıyordu. Onları burada bırakıp giderse - özellikle de Bibi ile bu konuşmadan sonra - korkak ve ilgisiz gibi görüneceğini düşünüyordu. Öte yandan aslında sonucu da merak ediyordu.

"Kabul et Colette." dedi içinden. "Edgar'ın olduğu bir ortamdan ayrılmak sana zor geliyor. Ayrılmak istemiyorsun."

İzleyeceğini kabul etmek zorunda kaldı.

(Dövüş başlamadan önce uyarmak istiyorum, birbirlerine nazik davrandıklarını söyleyemem :) )

O sırada iki rakip birbirini son bir kez meydan okuyucu yüzlerle süzdü ve birbirine birer adım yaklaştı. Fang, "Dövüşe sen başla!" dedi. Edgar itiraz etmedi. "Sen nasıl istersen!" dedi ve sağ yumruğunu önce biraz geri çekti, sonra hızlıca ileri savurdu.

Yalnız Değil  (Brawl Stars) Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin