-19-

469 36 16
                                        

"O gün..."

O lanet gün Starr Park'a, buraya gelmiştik. O adam ve kız kardeşiyle ilk defa burada karşılaştım yani... Biz çarpışan arabalarda oynarken onların biz ikimize, ben ve Bibi'ye, çok garip bir şekilde baktıklarını farkettim.

Oynamayı bitirdikten sonra anne ve babam hemen eve gideceğimizi söylediler. Daha o zaman kötü bir şeyler olduğunu anlamıştım. Babam benim elimi, annem de Bibi'nin elini tuttu ve olabildiğince hızlı bir şekilde parktan çıktık.

Sanki o akşam için ayarlanmış gibi sokaklar bomboştu. Uzun bir süre kimseyi göremedik. Dün gece karşılaştığımız o adam önümüze çıkana kadar...

Babam elimi bıraktı ve annemin elini tutmamı söyledi. Önümüze geçip adama ne istediğini sordu. Adam... o bizi istiyordu! Ben ve Bibi'yi istiyordu!

Babam bizi vermeyi reddedince bizi korumak için adamla dövüşmek zorunda kaldı. Bize kaçmamızı söyledi ve adamın üzerine atladı. O sırada annem bizi de geriye döndürerek koşmaya başlayacaktı ki önümüzde bir kadın belirdi. Elinde kocaman bir sopa vardı. Annem o an ters bir şeyler olacağını anladı. İkimize de bir anda hızlıca sarıldı. O da babamın yaptığı gibi kadına engel olmak için üzerine atlarken kaçıp polisleri bulmamızı söyledi.

İkimiz de birbirimizin elini tutarak var gücümüzle koştuk. Ebeveynlerimizin çığlıklarını duyarken Bibi çoktan ağlamaya başlamıştı. Ben ise sesimi çıkaramıyordum. Sadece yardım edecek birini bulmak için koşuyordum.

Bir süre sonra bizi takip etmeye başladılar. Bunu arkamıza bakmadan anlamıştık, koştuklarını duyuyorduk. Sadece arkamızı dönmeye çok korkuyorduk.

Şanslıydık ki bir süre sonra caddenin başında polisleri bulduk. Onlara olanları anlattım. Farkettim ki o sırada o belalılar peşimizde değildi. Polisi farkedince kaçmışlardı.

"Sonrasında ne oldu peki?"

Geceyi karakolda birbirimize yaslanıp uyuyarak geçirdik. Yani en azından uyumaya çalıştık.

Sabahleyin polislerden biri ikimize de bazı sorular sordu. Onları tanıyıp tanımadığımızı öğrenmek istediler. Biz de tanımadığımız için "Tanımıyoruz." dedik.

Yanımızdaki polis gerçekten sevecen biriydi. İkimize de lolipop alıp bizi gezdirdi. Yani en azından biz gezdirdiğini düşünmüştük. Kocaman bir yerin önünde durduk. On sene boyunca eziyet çekeceğim o yere bizi getirmişti ve bundan haberimiz bile yoktu."

"Yetimhane mi?"

"Evet..."

Akşam olunca merak edip ailemizi oradakilere sorduk. Bize... Bize onların iyi olduğunu, sadece uzak bir ülkeye iyileşmek için gittiklerini söylediler.

O an gerçek yüzüme sanki direktmen söylenmiş gibiydi. Onlar bize bir hikaye uydurup üzülmeyelim diye onu anlatmışlardı ama biz ne olduğunu hemen anlamıştık. Bibi o an kendini tutamayıp ağlamaya başlamıştı bile. Bense tekrardan donup kalmıştım. Sanki bir şey ağlamama engel oluyordu.

Bibi'nin ağladığı sırada ben kendimi sırt üstü koltuğa attım ve sadece tavanı izledim. Yani bir süre. Sonraki üç gün sadece bir iki kez uğultu ve Bibi'nin yanımda ağlamasını duydum. Sanırım o uyku anında ben de sonunda ağlamıştım. Oraya gelen doktoru yan odadan duydum. Sanırım şok geçirince uzun bir süre tepki vermemişim. Bibi de sadece uykumda bir şeyler sayıkladığımı söyledi. Zaten o da görevlilerden habersiz yanıma gelmiş...

Yalnız Değil  (Brawl Stars) Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin