-40-

399 26 12
                                        

"Sonunda karşılaştık..."

Edgar karşısında gözlerinin içine psikopatça bakan bu kişiye korkuyla baktı. "Bıçak" tam karşısındaydı ve hiç olmadığı kadar ürkütücü görünüyordu. Belki karanlığın etkisiydi, belki de bu deponun içinde onunla yalnız kalmış oldukları içindi. Yine de bildiği bir şey vardı: Bu adam iyi bir şey için burada değildi.

"Bizi buraya kadar takip etmiş." dedi içinden. Ne yapması gerekiyordu? Aklına hiçbir şey gelmiyordu ki! Sadece bunun başka bir kabus olmasını umuyordu ama maalesef bu defa kabuslar gerçekti.

Birkaç saniye ses çıkarmayan adam bu kez "İkinizin birden bu ıssız yere girmesini hiç beklememiştim. Sanırım bu akşam şans benden yana." dedi.

Karşılaşırlarsa onu nasıl alt edebileceğine dair planlar yapan Edgar'ın kafası şimdi bomboştu. Sanki bildiği her hamleyi unutmuştu. Gerçekten karşılaştıkları zaman işler farklılaşmıştı. Şimdi hiç bu depoya girmemiş olmayı diliyordu. Karşısındaki bu kişinin bir anda ortadan kaybolmasını diliyordu.

Kardeşinin ve küçük bir çocuğun yanında korkmuş gözüküp onların da korkmasına sebep olmak istemiyordu. Elindeki çubuğu yavaşça kendi arkasına doğru bıraktı ve atkısı onu taklit ederken yine yavaşça yumruklarını sıktı. Derin nefes alıp verdi ve net bir sesle "Bizden uzak dur." dedi.

Manzarayı birkaç adım geriden Gus'la birbirine sarılmış olarak izleyen Bibi kaskatı kesilmişti. Bu katilin her an kardeşinin üzerine atlayabileceğini biliyordu ama hareket edemiyordu. "Neden bu kadar korkuyorum ki?!" diye düşündü. Onunla daha önce de karşılaşmış hatta Crow'u savunmak için dövüşmeyi bile göze almıştı. Ama şimdi kıpırdayamıyordu. Adamın önüne atlayıp "kardeşimden uzak dur!" diye bağırmak istiyordu ama bu ona şu an imkansız geliyordu.

"Bıçak" elindeki çakmağı yanındaki tahta kutunun üzerine fırlattı. Birkaç saniye içinde alev alev yanmaya başlayan tahta kutu daha geniş bir alanı aydınlattı. Artık yanlardaki diğer kutular ve duvarlara dayanmış demir çubuklar görünür hale gelmişti.

Bibi o an yukarısında kalan camsız küçük bir pencere farketti. Kendileri belki içinden geçemezdi ama Gus kolaylıkla geçebilir ve yardım getirebilirdi. Gus'a fısıldamak için kulağına eğiliyordu ki bu defa kendisine seslenildiğini duydu.

"Kardeşimin ölmesine sebep olduğun günü hatırlıyor musun?!"

Bibi başını çevirip Bıçak'a baktı. Bir türlü unutamadığı o gün anlık olarak gözlerinin önünden geçti. Adamın ne düşündüğünü anlaması bir saniyesini bile almadı. Edgar'ı ve belki sonrasında da Bibi'yi öldürürerek intikam almak istiyordu.

"Buna ben sebep olmadım." dedi Bibi. "Eğer en başında beni kaçırıp kötü işlerine malzeme yapmasaydın kardeşin halen yanında olurdu. Bunun için yalnızca kendini suçlayabilirsin!"

Bıçak'ın psikopat ifadesinin üzerine delirmiş bir ifade eklendi ve "Sen de tam bundan dolayı kendini suçlayabilirsin!" diye bağırırken kemerindeki bıçağı çıkardı. Ne olacağını önceden tahmin eden Edgar o anda geri zıpladı ve üzerine savrulan bıçaktan son anda kurtuldu. O an silkelendi ve kalkanını açıp yumruklarını yukarı kaldırdı. İşte şimdi işler kızışacaktı ve belki de hepsinin ölmesiyle sonuçlanacaktı.

Bibi hemen Gus'ı kucağına alıp yukarı kaldırdı ve pencereye tırmanması için yardım ederken "Çabuk bize yardım getir!" diye bağırdı. Gus bacaklarını sarkıtıp atlamadan hemen önce "Buna ihtiyacın olabilir!" diyerek balonunu Bibi'ye doğru savurdu. Bibi etrafında oluşan kalkana şaşkınlıkla baktı. Gus'ın bir brawler olmasını hiç beklememişti.

Zaman kaybetmeden kendi de brawler formuna geçip sopasını çevirerek kavgaya doğru koştu. Bu psikopatın ebeveynlerinden sonra kardeşini de elinden almasına izin veremezdi.

Yalnız Değil  (Brawl Stars) Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin