Neydi bu adamda onu çeken. Ne yaşarsalar yaşasınlar yolun sonunu ona çıkaran. Gerçekten mantıksız bir olaydı bu aşk.
Gülümsedi kadın. Ama yine de çok güzeldi, ne yaşarsa yaşasın çok güzel. Çok mu manalı bakıyordu şuan adama. Bakışları fazlasıyla değişmişti çünkü.
H: Niye öyle bakıyorsun?
İç çekmişti Ali Rahmet.
A.R: Nasıl bakıyorum Yaman Hanım?
Sıcak basmıştı kadını. Nasıl bu hale gelmişlerdi bilmiyordu. Yaşananlara anlam veremiyordu. Bir saat öncesinde yaşadıkları ile şimdiki arasında bu kadar fark olması bütün dengesini bozmuştu. Oysa Ali Rahmet'i süründürme planları yapıyordu bir saat öncesine kadar. Az önce öpmüştü bu adam bir de değil mi! Aklına gelenle sıcaklık biraz daha artmıştı. Zümrütlerini kaldırıp bakınca karşındaki adam yeniden iç çekti. Yok yok hemen Afet'e seslenmesi gerekiyordu. Bir bardak çay getirmek bu kadar zor olmamalıydı canım.
Kendini karşı koltuğa atıp uzaklaştı. Bu kadar yakınlık iyi değildi ne kendisi için ne kalbi için. Zira sesi kendisini bile rahatsız edecek derecede atmaya başlamıştı. Oysa Ali Rahmet'e sorması gereken bir hesabı daha vardı. Yoktu öyle hemen affetmek. "Dayan" dedi "Dayan Hünkar." Ali Rahmet'e bakmadan içeri seslendi. Bakarsa iyi şeyler olmayacaktı.
H:Afett!
Ali Rahmet ise şaşkınlıkla Hünkar'ı izlemiş Afet'e seslenmesi ile küçük bir kahkaha kopmuştu dudaklarından. Hünkar'a biraz yaklaşarak söyledi cümlesini.
A.R: Afet gidince nasıl kaçacaksın bakalım Hünkar...
Adını söylerken çıkardığı tını ile Hünkar'ın kalbine yanakları da eşlik etmiş kıpkırmızı olmuştu. Gömleğinin yakalarını çekiştirip tekrar seslendi. Nerde kalmıştı bu kız sanki.
H: Afett!
Bu defa daha gürdü sesi. Ayağa bile kalkmıştı Afet'e bakmak için. Adam ise gülüyordu hala. Umursamadı Afet'i. Çekti kolundan kadını amacı yamacına oturmasıydı ya şuanki durum daha çok hoşuna gitti. Kocaman açılmış yeşiller kucağında ona bakıyordu. Nasıl öpülesi duruyordu şimdi bu şaşkın haliyle. Yaman Hanım olup tokatı patlatmadan aklından geçeni gerçekleştirdi Ali Rahmet. Önce sağ yanağından öptü. Sonra sol. Hala şaşkınca bakıyordu Hünkar. Ali Rahmet ise son hedefine dudaklarına bakıyordu o anda. Afet'in sesi ile geldi kendine.
A: Geliyorum yenge.
Hızlıca kalktı ayağa. Üstünü düzeltti. Ne yaşamıştı az önce.
A:Yenge sen niye ayaktasın?
H:Şeyden ayaktayım ben.
Abisine çay verirken yineledi sorusunu.
A:Neyden.
H:Sana bakmaya geliyordum.
Dönünce Ali Rahmet'le göz göze geldi. Hala gülüyordu. Yok bu adam tokat yemeyi özlemişti. Yerine doğru geçerken gülümseme sırası ona geçti duyduğu sesle.
A.R: Ah! Ayağım...
Acıyla buruşturdu yüzünü Ali Rahmet.
A:Abi iyi misin?
Kafasını kaldırıp kadınla göz göze geldi hak ettin bakışını görünce sakince yaslandı koltuğa. Afet'e yönelip cevap verdi.
A.R: İyiyim Afet iyiyim. Hiç bu kadar iyi olmamıştım.
Son cümlesini Hünkar'ın gözlerine bakarak söylemişti.
Çayından bir yudum aldı. Çocuklara takıldı aklı. Sıkkınca bir nefes verdi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
AŞK ZAMANI
Fanfiction20 yıl... Çocuğun biri bağırıyordu dükkanının önünde Hünkâr Yaman geri dönmüş. Ses kulaklarında çınlamaya başladı Hünkâr Yaman geri dönmüş. Geri dönmüş. Gözleri karardı yanındaki kişiye döndü geri dönmüş. Oysaki onun geri dönüşünün hayatının başla...
