Gitmek

812 48 82
                                        

Hünkâr korkarak Ali Rahmet'e yaklaşmaya başladı içinden dua ediyordu. Allah'ım nolur önce benim canımı al kavuşmadan ayrılık yazma diye iyice yaklaştı ona. Nefes alıyor mu diye baktı nefes alıyordu ama kafasını direksiyona vurduğu için kafası kanıyordu. Yarasına baktı çok derin değildi Ali Rahmet'i dikkatlice öbür koltuğa geçirdi kendisi şoför koltuğuna geçti hızlıca hastaneye sürmeye başladı. İlerlerken Ali Rahmet sayıklıyordu
A.R: Hünkâr, Hünkâr
Hünkâr: burdayım sevgilim kurtulacaksın merak etme
A.R: beni bırakma
Hünkâr: bırakmam asla bırakmam
Hünkar en son cesaret edip bir eliyle araba kullanırken diğer eliyle Fekeli'nin elini tuttu hala sıcacıktı nasıl özlemişti elini dahi tutmayı bir gün ellerimiz yeniden birleşecek Ali Rahmet hiç ayrılmamak üzere...
Hünkâr bu düşünceler içindeyken hastaneye gelmişti bile sedye geldi Fekeli'yi içeri aldılar şimdi ne yapacaktı peki onu o halde bırakıp gidecek miydi Yılmaz'ı araması gerekiyordu ama nasıl ne diyecekti ona oğlum ben annen baban kaza geçirdi onu hastaneye getirdim mi ben annen, annen ne zamandır duymamıştı bu kelimeyi oğlundan 20 yıl. 20 yıldır yoktu hayatında şimdi karşısına çıkıp onun hayatını alt üst etmeye hakkı var mıydı peki. O an aklına çekip gitmek geldi yeniden kimse onu görmeden çünkü biliyordu Ali Rahmet ya da Yılmaz gözünün içine bir defa bakarsa seslerini bir kez olsun duyarsa asla gidemezdi Çukurova'dan. Peki ya hayalleri ne olacaktı oğluna kocasına tekrar kavuşma hayalleri her terk ediş bir vazgeçiştir dedi içinden yeniden mi vazgeçmek istiyorsun Hünkâr yeniden mi nefes almadan yaşamak yeniden mi artık kokusu kalmayan iki gömleği koklamak hayır bu defa gitmeyecekti biliyordu çünkü Ali Rahmet neler yaşadığını bilse neden yaptığını bilse onu asla yanlız bırakmazdı.
H:Gitmek yok Hünkâr Yaman sen yeniden Hünkâr Fekeli olacaksın Ali Rahmet'in eşi Yılmaz'ın annesi
Şimdi asıl işi Yılmaz'a haber vermekti telefonun başına geçti yıllardır yaptığı gibi konağın numarasını çevirdi
Y: Alo buyrun
Nasıl özlemişti oğlunun sesini 20 yıldır sadece telefon açar ya Ali Rahmet'in ya da Yılmaz'ın konuşmadan seslerini dinlerdi bazen ikisi beraber olur kimsin cevap vermiyorsun diye kızarlardı o zaman dünyalar onun olurdu çünkü hayatının yaşama sebeblerinin sesini beraber duyardı o bunları düşünürken
Y:alo buyrun kimsiniz
H: İ.. İyi Günler siz Ali Rahmet Bey bir kaza geçirdi
Y: Ne iyi mi babam
H: İyi merak etmeyin hastaneye gelseniz iyi olur
Y: hemen geliyorum
Hünkâr sonuna kadar tuttuğu gözyaşlarını serbest bıraktı 20 yıl sonra oğlu ile konuşmuştu ama bir yabancı olarak. Peki şimdi ne olacaktı Yılmaz birazdan gelirdi en iyisi saklanmak dedi içinden ama Yılmaz onu tanımazdı ki bir kez dedi bir kez görsem ne olur. Ali Rahmet'in kapısına doğru ilerledi o esnada doktoru çıkmıştı içerden
H: durumu nasıl
D: iyi merak etmeyin sadece kafasına dikiş atıldı
H: ne zaman çıkabilir
D: bu gece burda kalsın
H: peki teşekkürler
D: geçmiş olsun
Doktor gitmiş bir kaç dakika sonra Yılmaz gelmişti iyice yaklaştı babasının kapısında bekleyen kişiyi tanımıyordu gözüne tanıdık geliyordu ama çıkaramadı
Y: Siz kimsiniz
H: eee şey ben şey eee babanız yolda kaza yapmıştı ben görünce yardım etmek istedim
Y: çok teşekkür ederim
Sarıldı Hünkâr'a o an ikisininde içinden bir şeyler kopmuştu yılmaz kendini babasının yanı hariç bu kadar güvende hissetti Hünkâr ise artık kokmayan gömlekten sonra gerçekten evladının kokusunu duymuştu içinden bebeğim nasıl özledim seni nasıl dedi aslında hiç bırakmak istemiyordu onu cennetin kokusunu diyordu şuan ama biraz daha burda kalırsa her şeyi anlatabilirdi. Titreyen sesiyle konuşmaya başladı:
H: geçmiş olsun
Y: sağ olun hakkınız ödenmez
H:iyi geceler
Y:iyi geceler
Ağlayarak çıktı hastaneden nereye gittiğini bilmeden yürümeye başladı nasıl özlemişti kokusunu nasıl 20 yıl sonra ilk defa nefes almıştı...
Fekeli uyanmış yılmaz yanına girmişti
Y: iyi misin babacım
A.R: iyiyim evlat iyiyim de biraz başım ağrıyor ben nasıl geldim buraya
Y: Yolda kaza yapmışsın bir kadın getirmiş seni hastaneye nasıl oldu bu kaza baba
A.R: Biraz hızlı kullandım sanırım evlat önemli bir şey değil
Y:Neden hızlı kullandın baba
A.R: Sen ne meraklı çocuk oldun böyle  sanki FBI ajanı sanane evladım
Y:Aman baba iyi tamam başka bir konuya gelelim seni getiren kadın kim di pek de güzeldi maşallah toplantıları sana unutturan kadın o olmasın sakın
Yılmaz gülüyordu
A.R: Haa çok komik Yılmaz evet evladım hatta senden gizli nikah kıydık bir de kardeşin oldu töbe estağfurullah
Y: Tamam babacım kızma
Sessizce bu adam huysuzdu iyice huysuz oldu çekilmez bu evlense de yırtsam diye geçirdi içinden
Y: Baba sen şimdi seni getiren kadını tanımıyor musun
A.R: Ne kadını evladım ben beni getiren birini bile hatırlamıyorum
Y: tarif edelim belki yardımcı olur
İkisi de güldü buna
A.R: Et ulan et gerçekten güzelse gidip evlenme teklifi edecem ( feko büyük konuştun ben karışmam 😂😂)
Y: kızıl saçlı , uzun boylu , yeşil gözlü güzeller güzeli baktıkça insanın bir daha bakmasını gerektiren bir kadın ama baba bir şey söyleyeyim mi bu kadında başka bir şey vardı sanki teşekkür etmek için sarıldım ama kokusu hiç yabancı gelmiyordu sanki çok sevdiğin bir şey kaybeder sonra bulursun çok sevinirsin ya ben de öyle hissettim o kadına sarılınca
Ali Rahmet bir süreden sonra Yılmaz'ı dinlemeyi bırakmıştı gördükleri hayal değil miydi yani onu buraya Hünkâr mı getirmişti o mu tutmuştu elini kafayı yemek üzereydi Ali Rahmet iyice dalmıştı düşüncelere
Y: Baba beni dinliyor musun tamam kadın güzel de gözünün önüne portresini çizmene gerek yok yani aile var burda aile
A.R: ha bir şey mi oldu evlat
Y: Evet babacım Üsküdar'da sabah oldu
A.R: sen bugün pek şakacısın neyse o kadın nerede şimdi
Y: Ne biliyim baba sen FBI ajanı değilsin dedin ya
A.R: Ay tamam yılmaz seninle hiç uğraşamam ben rahat bırak da uyuyayım
Y: ay iyi tamam rüyanda kadını gör
Güldüler
A.R: Ben kadını görmeyecem belki evladım ama sen kafanda bir adet bardak göreceksin böyle giderse
Y: kaçtım ben dışardayım
Yılmaz çıkmıştı çıkmasına ama Ali Rahmet yine aynı düşüncelere dalmıştı gerçekten Hünkâr mıydı onu getiren buraya ama nasıl olur nerden bilecek ki orda olduğu mu ( hep sen mi kadının peşine birini takacan 😂😂)
A.R: offf Allah'ım offf kafayı yiyecem iki günde
Hünkâr halâ nereye gittiğini bilmeden yürümeye devam ediyordu nasıl özlemişti ikisini de bir gece de bu kadar korku mutluluk ona fazlaydı önce sevdiği adamı kaybetme korkusu yaşamış sonra ona bir şey olmadığını görmüştü. Elini tutabilimiş 20 yıl sonra kokusunu duymuştu. Peki oğlunun sesini duyması ona sarılması şuan dünyanın en mutlu annesiydi o.
H: Az kaldı az kaldı...
Güneş  Çukurovo'ya tüm ihtişamıyla doğuyordu. Ali Rahmet uyanmış giyiniyor Yılmaz da çıkış işlemlerini hallediyordu. Çıkışa gelmişlerdi
Y: Hadi baba eve gidelim de dinlen biraz
A.R: Ne evi evlat ya kalk ciğer yemeye gidelim
Y: Baba beni bir defa da şaşırt  yeni çıktın hastaneden ne ciğeri
A.R: Boş konuşup kafamın etini yeme yılmaz onun yerine ciğer ye haydi gidiyoruz
Y: Allah'ım neydi günahım
A.R: Asıl benim günahım neydi acaba kadınların en çok çalışan organı çene kasıdır evladım erkeklerin değil ama senin de onlardan aşağı kalır yanın yok
Y: eee kimin oğluyum
A.R: Bin lan arabaya eşek sıpası seni
Y: Bindim bindim
Onlar böyle güle eğlene arabaya binip gitmeye başladılar ama ilk defa baba oğul olarak değil. Hünkâr uzaktan onları izlemiş onlarla beraber o da gülmüştü.
H: Ne güzel çocuk yetiştirmişsin be adam iyi ki sen ❤️



Ağlamak Meselesi

Nasıl etmeli de ağlayabilmeli
Farkına bile varmadan?
Nasıl etmeli de ağlayabilmeli
Ayıpsız,
Aşikâre,
Yağmur misali?

Neylersin alışkanlık
İçin kan ağlarken yüzün güler
Dikilitaş gibi dinelirsin yine.
Yavrum, erişmek ne müşkülmüş meğer,
Anneler gibi ağlamanın yiğitliğine?

                               Nazım Hikmet Ran


Selam herkese günaydın iyi geceler hangi saatte okuyorsanız artık 🙈 Geçişleri hızlı geçirmek için yazıyorum umarım okurken çok sıkılmıyorsunuzdur. İyi okumalar hepinizi seviyorum ❤️

AŞK ZAMANIBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin