İNTİKAM

717 37 52
                                        

Gecenin karanlığıdır bazen her şeyi en güzel gizleyen. Kiminin gözyaşını, kiminin mutluluğunu, kiminin de öfkesini...
Kozan kalesine yansıyan yıldızlar bu gece bir mutluluğa eşlik etmiyordu, eşlik ettiği bir hüzün de değildi o bile şaşırmıştı çok ağır bir öfkeye, kine eşlik ediyordu. Hem de gördüğü en güzel sevdaya karşı...

M: Zamanı geldi artık Adnan Yaman'ın intikamını almanın zamanı geldi. Ben Asaf Murat Yaman bekle beni Hünkar Hanım her şey daha yeni başlıyor. Yoksa yengeciğim mi demeliyim?

Attığı kahkaha geceyi korkutacak türdendi.

M: O aşkından öldüğün Fekeli'ye Çukurova mezar olacak. Abime yapılan her şeyin intikamını alacağım.

Ettiği yeminler ile geceye son verdi Murat. Abisinin Hünkar'a aşık olduğunu hep biliyordu sonra onunla evlendiğini de duymuştu.
Son gece görmüştü abisini bir hastane odasında yapayalnız. Başında hiç kimse yoktu sanki ölüme terk edilmişti. Bir kaç saat sonra da ölüm haberi gelmişti Adnan Yaman'ın. Sinirle çıkmıştı hastaneden abisini nasıl yalnız bırakırlar diye hesap sormaya. Geldiğinde bomboş bir evle karşılaştı. Abisinin o çok sevdiği karısı ortalıkta yoktu.

Adnan'ın ölümünün üzerinden bir hafta geçmişti. Adnan'ın adamlarından biri arayıp haber vermişti Adnan Bey kaza yaptı durumu ağır diye, ilk uçakla gelmişti abisini son kez böyle görmek istemezdi.

Adnan'ın çalışma odasında şimdi elinde bulunan iki resme bakıyordu. Biri Hünkar'la evlendiği fotoğrafyı. Ne kadar mutlu bakıyordu. Diğer resim ise Hünkar ve Ali Rahmet'in evlendiği günün fotoğrafıydı.  Abisiyle olan fotoğrafta ne kadar mutsuzsa diğerinde o kadar mutluydu. Abisini bu halde bırakanlardan intikam almaya yemin etti o gece. Hünkar Hanım o adamla asla birlikte olamayacaktı.

O planını kurmuş zaman ilerlemeye başlamıştı son noktayı koyacak olan da zamandı birine yeni başlangıçlar için yeni sayfalar sunacak birinin de kitabını sonsuza kadar kapatacaktı.

Ali Rahmet ve Hünkar sıkıca sarılmış günü birlikte karışıyordu. Gece yüzükler takıldıktan sonra ikiside tek kelime etmemiş sadece öylece kalmayı tercih etmişlerdi. Konuşmasalarda gözlerindeki mutluluk her şeyi anlatmıştı aslında onlar ise bunu bilmelerine rağmen susmayı tercih etmişlerdi. Kendini birine anlatmadan anlaşılmak ne güzeldi.

Hünkar yavaş yavaş aralamaya başlamıştı zümrütlerini. Vücudunda hissettiği ağırlık ile hareket edemediğini fark etti Ali Rahmet öyle sıkıca sarmıştı ki kendisini nefes alması bile mucizeydi bu durumda. Hareket edebileceği şekilde elini yüzüne götürdü özlemişti onunla böyle olmayı. Okşadı yavaşça sakallarını ilk evlendikleri zamanda Ali Rahmet'ten önce uyanır her bir zerresini ezberlemek istercesine dokunurdu ona. Gözlerinden yaşlar akarak devam etti okşamaya tarihin tekerrür etmesinden delice korkuyordu yine ayrı kalmaktan yine sadece hayallere sığınmaktan, rüyaları gerçek sanmaktan...

Çalan kapı sesi çıkarmıştı Hünkar'ı daldığı düşüncelerden.

A:Yenge müsaitsen gelebilir miyim?

Afet'in sesiydi dışardan gelen. Ali Rahmet'e baktı hâlâ derin bir uykudaydı. Dünden sonra birde bu şekilde görürse Ali Rahmet'le kendisini dilinden asla düşürmezdi.

A:Yenge, uyuyor musun hâlâ?

H: Bir saniye canım geliyorum hemen.
Ali Rahmet uyan. Ali Rahmet.

Hünkar hareket edebileceği şekilde sarsmıştı Ali Rahmet'i ama karşındaki kişinin umrumda değildi.

H: Ali Rahmet uyansana. Fekelii kime diyorum.

Ali Rahmet zorda olsa aralamıştı gözlerini. Karşında Hünkar'ı görünce kocaman gülümsedi.

A.R: Günaydın yavrum.

AŞK ZAMANIBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin