20 yıl...
Çocuğun biri bağırıyordu dükkanının önünde Hünkâr Yaman geri dönmüş. Ses kulaklarında çınlamaya başladı Hünkâr Yaman geri dönmüş. Geri dönmüş. Gözleri karardı yanındaki kişiye döndü geri dönmüş.
Oysaki onun geri dönüşünün hayatının başla...
Hünkâr ne kadar yürüdüğünü bilmeden yürümeye devam ediyordu. Üstüne bir de yağmur yağıyordu. Kafasını kaldırdığında olduğu yeri gördü yine oraya gelmişti işte eski evine en güvendiği yere bir zamanlar ailesinin olduğu mutlu olduğu eve. Yavaş adımlarla içeriye doğru yürüdü. Ayakları da biliyordu işte gönlü gibi nerde rahat edebileceğini. Kapıyı açtı yavaş adımlarla ilerleyip koltuğa oturdu. Uzandı. Gözlerini kapattı düşünmeye başladı. Oğluyla dansını, Ali Rahmet ile konuşmasını. Gözleri yine doldu. H: Ağlamaktan yorulmadın mı be gözlerim bitmedi mi içinde ki yaşlar yetmedi mi o kadar ağladığın ben yoruldum sen yorulmadın mı ? Bu gece ne oğlu ne Ali Rahmet onu istememişti. Biri adını anmak istememiş biri ise dinlemeden çekip gitmesini istemişti. Ayağa kalktı yavaş yavaş yukarı çıkmaya başladı. Yatak odalarına gelmişti her şey aynı duruyordu orda da. Resimleri kıyafetleri yatakları... Anılar gözünde canlanmaya başladı bu gece onun adını anmak istemeyen oğlu ilk bu oda da ona anne demişti. ❤️ Flaşbeck ❤️ A.R: Paşam yakışıklı oğlum benim. H: oo Ali Rahmet Bey oğlunuz oldu bizi unuttunuz. A.R: Yani Hünkâr seni unutmam mümkün değil malum çocuk tek başına yapılmıyor sana da ihtiyacım var bunun için. H: Ha ben sana çocuk yapmak için lazımım Fekeli. A.R: Evet başka ne olacaktı ? H: Ay Allah'ım ya ne halin varsa gör çocuğunla. A.R: Aşk olsun sadece benim çocuğum mu ? H: Konuşma Ali Rahmet konuştukça batıyorsun. Ali Rahmet artık Hünkar'ın bu durumuna gülmeye başlamıştı. H: Ay bir de gülüyor adam sen insanı deli edersin. A.R: Tüm insanlıkla sorunum yok seni etsem yeter hatun. H: Oğlum paşam sen bu baban gibi olma tamam mı canımın içi. A.R: Allah Allah şimdi öyle mi olduk Yaman Hanım sen hep oğlum babana benze onun gibi ol dersin artık bir tane yetmiyorsa benden çocuğu da bana benzetmeye çalışıyorsun . H: Ay Ali Rahmet senle hiç uğraşamam benim oğlumu yatırmam lazım. Ali Rahmet'le Hünkâr Yılmaz'a dönmüşlerdi Yılmaz anlamış gibi gülüyordu. H: Annecim sen bizim halimize mi gülüyorsun? A.R: Çocuk bence ben bu manyak anne babayla ne yapacağım diye gülüyor. H: kendi adına konuş Fekeli. A.R: Valla Hünkâr Hanımcım kendi adıma konuşamam senin nasıl bir manyak olduğunu da biliyoruz. H: Ne manyaklığımı gördün acaba Fekeli ? A.R: Dur bir düşünelim Hah hatırladım sana evlenme teklifi edeceğim gün yüzük seçmek için Halime'den yardım istemiştim sen de yüzüğü parmağında denerken görmüştün dükkana dalıp bana tokat atıp Halime'nin saçına yapışmıştın koskoca Hünkâr Yaman hiç yakışmamıştı sana bu hareket. Derdimizi anlatana kadar üç gün peşinden koşmuştum. Sonra şey vardı annem yemeğe Sevgi teyzeleri çağırmıştı onun kızı vardı Sevda onu neden çağırdınız engel olmadın diye bir hafta kaçmıştın benden sonra... H: Ay sus Ali Rahmet yeter aaaa haklıydım bir kere. A.R: haklı mıydın ? H: Haklıydım . Hünkâr Ali Rahmet'e sırtını dönüp oğluyla oynamaya başlamıştı. A.R: Benim güzel hatunum yaman hanımım küstün mü sen bana ? H:... A.R: Sevgilim H:... A.R: Bunu sen istedin . Ali Rahmet oğluna dikkat ederek Hünkar'ı gıdıklamaya başladı. Hünkâr başlarda dirense de şimdi kahkaha atarak gülüyordu . H: Ay Ali Rahmet dur. A.R: durmam. H: Dur çocuğa bir şey olacak. A,R: Affettin mi ? H: Ay affettim tamam dur. A.R: Duyamadım. H: Affettim. A.R: Affettim ne ? H: Affetim Fekeli. A.R: Fekeli ? Ali Rahmet iyice hızlanmıştı. Hünkâr ise kahkalar ile gülüyordu. Yılmaz'da onlara katılmış anne babasını gördükçe oda gülüyordu. H: Affettim canım kocam lütfen dur artık . Ali Rahmet durmuştu. A.R: Hah şöyle bir de öp bakalım kocanı. Hünkâr yanağından öpmüştü. A.R: Hünkâr ben senin kocanım değil mi hayatım ? H: Şüphen mi var ?😂 A.R: O zaman arkadaş selamı verir gibi neden yanağımdan öpüyorsun ? H: Aaa Ali Rahmet çocuk var. A.R: Oğlum kapa bakalım gözünü annenin benimle işi var. Hünkâr Ali Rahmet'in karnına vurup konuştu. H: Ne işi acaba? A.R: Çocuk uyusun anlatacam ben sana hayatım uygulamalı böyle anlaşamıyoruz malum. H: Ali Rahmet ! Oğlum dinleme sen bu babanı gel biz uyuyalım artık. Hünkâr tam Yılmaz'ı yatırmak için kucağına almıştı ki : Y: Anne Hünkâr duyduğu ile olduğu yerde kalmıştı. H: Ali Rahmet duydun mu anne dedi. Y: anne ... Ali Rahmet'te aynı heycanla yataktan kalmıştı. A.R: Duydum sevgilim duydum oğlum anne mi dedin sen bir de baba de bakalım ba- ba Y: anne ( çocuk işini biliyor 😂😂😂) A.R: Çocuğu da babası gibi sana aşık yaptın Yaman Hanım baba demiyor. Hünkâr elini Ali Rahmet'in yanağına götürüp sevdi . H: siz hep yanımda olun benim olur mu ? A.R: Başka çaremiz mi var hatun çocuk bile ilk anne dedi ya oğlum ba-ba H: yok yok bozuldun sen iyice . O gece Ali Rahmet Yılmaz'a baba dedirttimeye çalışmış ama Yılmaz sürekli anne demişti... ❤️Flaşback son❤️ Gözlerinden yaşlar aka aka hatırladı o günü ilk anne diyen çocuk şimdi annesinin adını dahi anmak istemiyor onsuz yaşayamam diyen kocası çekip gitmesini istiyordu. Kendini yatağa bıraktı belki Ali Rahmet'in kokusu kalmıştır diye . Kalmamıştı işte o gömlekte olduğu gibi kalmamıştı yine de kokmayan yastığı koklayarak uyumaya çalıştı. Ali Rahmet ve Yılmaz eve gelmiş Yılmaz çok yorgun olduğunu söyleyerek odaya çıkmıştı ama çıktığından beri düşünüyordu o kadında bir şey vardı adının benzerliği babasının bu hâle gelmesi aslında anlamıştı onun annesi olduğunu ama anlamak inanmak istemiyordu çünkü annesi gerçekten oysa ne yapacağını bilmiyordu o da kendini yatağa bıraktı ve o kadını düşünerek uykuya daldı. Ali Rahmet Hünkar'la konuşmalarında kalmıştı. Gerçeği öğrenince beni affedeceksin ne demekti bu ne gerçeği yalan söylüyor dedi onu dinlemem için oğluna yaklaşmak için yalan söylüyor biliyor tabii ona dayanamayıp inanacağımı. Ama yok Hünkâr Hanım o konu kapandı 20 yıl önce nasıl gittiysen şimdi de öyle çekip gideceksin. O da kendini yatağa bıraktı ve uyudu. Ya da uyuduğunu sanıyordu. 1 saat sonra Ali Rahmet gördüğü rüya ile yataktan kalkmıştı yıllar sonra o ev neden rüyasına gitmişti sanki . Tamam başlarda da görürdü ama uzun süredir görmüyordu. Bu sefer iyi de görmemişti o ev yanıyordu. Ayağa kalktı aslında gitmeyecekti o eve yeminler etmişti ama gördüğü rüya onu korkutmuştu ayağa kalktı zaten kıyafetleri ile yatmıştı bir hışımla evden çıktı hâlâ yağmur yağıyordu arabaya bindi eve doğru sürmeye başladı. Gelmişti işte yıllardır gelmediği ama çok özlediği yere. Rüyasında ki gibi değildi yanmıyordu işte. İçeri girmeden gitmeyi düşündü oysa ayakları ileri gidiyor ona ihanet ediyordu. Yaklaştı bahçeye girdi anılar onun da gözünün önüne gelmeye başlamıştı. ❤️Flaşback ❤️ Hünkâr ve Ali Rahmet bahçe de oturmuş Yılmaz'ın uyumasını fırsat bilmiş hasret gideriyorlardı. A.R: Hünkâr bu eşek sıpası niye gece uyumuyor da şimdi uyuyor ? H: Ay ne bilim Ali Rahmet babasına çekmiş. A.R: Ee hayatım ben o zaman uyusam şimdi bir Yılmaz olmazdı, belki iyi olurdu ama. İkisi de gülmüştü H: İkiniz de uyumayıp beni uyutmuyorsunuz. A.R: ikimizin de sana ihtiyacı varsa demek. Ali Rahmet çapkınca Hünkar'a göz kırptı. A.R: Hünkâr H: Efendim hayatım. A.R: Şimdi Yılmaz da uyuyor ya biz de mi azcık uyusak acaba ? H: uyucaksak olur. A.R: Ona da yukarıya çıkınca bakarız hayatım. H: diyorsun 🙂 İkisi de yukarı çıkmak için ayağa kalkmıştı ki gördükleri ile gözlerine inanamamışlardı Yılmaz ayaklanmış onlara doğru geliyordu . H: Ali Rahmet yürüyor. A.R: hadi oğlum aslan oğlum benim . Yılmaz düşmeden anne ve babasının yanına gelmiş ve babasının kucağına kendini bırakmıştı . Ali Rahmet oğlunu zıplatarak aferin benim oğluma diyerek onu seviyordu Hünkâr da heycanla ve aşkla onları izliyordu... ❤️ Flaşbeck son ❤️ Ağlamamak için kendini zor tutuyordu Ali Rahmet yavaş adımlarla içeriye doğru yürümeye devam etti ama anahtar her zaman ki yerinde değil üstünde takılıydı bizden sonra biri mi yerleşti acaba kullanılmıyor diye. Önce kapıyı çaldı ama açan olmadı kilidi çevirdi kapıyı açtı. İçeri seslendi kimse var mı diye hala ses yoktu nasıl olur bu diye düşündü. İçeri girdi kimse yoktu her şey o geceki gibi duruyordu işte peki anahtarın orda ne işi vardı. A.R: Allah Allah Yukarı çıkmaya başladı yatak odasından sesler geliyordu sanki kendi adıydı bu korkarak kapının koluna uzandı gördüğü kişiyle olduğu yerde kaldı Hünkâr adını sayıklayarak uyuyordu. Çekip gitmek istedi ama Hünkar iyi görünmüyor kendinde değil gibi davranıyordu. Yanına yaklaştı uyandırıp uyandırmama arasında kaldı. Terlemişti. Banane canım dedi tam çıkacakken H: Ali Rahmet , Ali Rahmet Sesi duymasıyla geri döndü ona yaklaştı A.R: Hünkâr Yaman , Hünkâr Yaman Ama Hünkar asla ses vermiyordu A.R: Hünkâr uyan Hünkâr Ne kadar seslenirse seslensin Hünkâr uyanmıyordu üstelik saçları da ıslaktı ter zannettiği şey aslında yağmurun ıslaklığıydı. Ali Rahmet bunları düşünürken H: üşüyorum çok soğuk Yorganı üstüne çekmeye başladı Hünkâr yağmur yağıyordu tamam ama bu kadar soğuk değildi ki hava. Ali Rahmet artık dayanamayıp elini Hünkar'ın alnına koydu Hünkâr yanıyordu çok ateşi vardı...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Geceleyin bir ses böler uykumu, İçim ürpermeyle dolar: Nerdesin? Arıyorum yıllar var ki ben onu, şıkıyım beni çağıran bu sesin.
Gün olur sürüyüp beni derbeder, Bu ses rüzgârlara karışır gider. Gün olur peşimden yürür beraber, Ansızın haykırır bana: Nerdesin?
Bütün sevgileri atıp içimden, Varlığımı yalnız ona verdim ben. Elverir ki bir gün bana, derinden, Ta derinden, bir gün bana “Gel” desin.
Ahmet Kutsi Tecer
Selam arkadaşlar 🚀❤️🚀 Yeni bölüm geldi umarım beğenirsiniz Olumlu ya da olumsuz düşüncelerinizi belirtebilirseniz çok mutlu olurum. İyi okumalar Hepinizi seviyorum ♥️ Not: Şarkıyı dinleyerek okumayın insanın şarkıyı dinledikçe ağlayası geliyor benle alakası yok ☺️☺️